HAÇLILAR ANADOLU’DA: KEŞİŞ PİERRE L’ERMİTE VE DRAKON SAVAŞI


Creative Commons License

Çakır O.

THE JOURNAL OF THE FACULTY OF LANGUAGES AND HISTORY-GEOGRAPHY OF ANKARA UNIVERSITY, cilt.66, sa.1, ss.137-150, 2026 (TRDizin)

Özet

Haçlı Seferleri, Avrupa’nın dini temeller üzerine oturtarak maddi edinimler hedeflediği Orta Çağ tarihi devrinde meydana gelen en önemli siyasi hadiselerden biridir. Papa II. Urbanus’un teşviki ile girişilen bu askeri sefer, Bizans İmparatoru I. Aleksios’un Anadolu Türklüğünü sona erdirmek veyahut bir süreliğine sınır hattından uzaklaştırmak için Avrupa’dan yardım istemesi ile başladı. Papa II. Urbanus’un Bizans İmparatoru I. Aleksios’un yardım isteğine cevap niteliğinde yaptığı çağrı, onun dahi tasavvur edemediği şekilde geniş bir yankı buldu. Avrupalı suçlular, servet sahibi olmayı arzulayan soylular güç ve itibar kazanmak isteyen şövalyeler ve cennete gideceklerine inanan halk kitlesi bu çağrıyı büyük bir ilgi ile yanıtladılar. Papa’nın davetine din temelli olarak bakan kişilerden birisi de Pierre l’Ermite idi. Pierre l’Ermite, Avrupa’da yaptığı konuşmalarla halkın dikkatini çekmeyi başararak büyük bir taraftar kitlesi toplamayı başardı. Görünüşünün aksine hatiplik sanatında usta olan bu kişi, “Halkın Haçlı Seferi” olarak tarih literatürüne girecek oluşumun aslî mimarı oldu. Pierre l’Ermite’nin yanında bulunan ve savaş sanatı konusunda bilgisi olmayan bu kitle, düzensiz ve birlik ruhundan yoksundu. Onlar, belirlenen sefer tarihinden önce yola çıkmalarının yanı sıra başlangıç noktaları olan Avrupa topraklarından İstanbul’a değin birçok taşkınlığa ve yağmaya sebebiyet verdiler. Bu tutumlarını İstanbul’da da devam ettirdiler. Netice itibariyle Haçlıların büyük kısmı, Türkiye Selçuklu Hükümdarı I. Kılıç Arslan’ın profesyonel ve kabiliyetli kuvvetleri tarafından Drakon (Kırkgeçit) Savaşı’nda imha edildiler. Böylece, I. Haçlı Seferi’nin öncüleri olarak adlandırabileceğimiz bu kimseler, Selçukluların ve Türklerin Anadolu’dan kolay kolay atılamayacaklarını kanıtladılar. Biz bu çalışmamızda, Haçlılar ile Türklerin ilk karşılaşması olarak kabul edilen süreci değerlendireceğiz. Birkaç örnek dışında müstakil olarak “Halkın Haçlı Seferi” konusu incelenmemişti, biz bu boşluğu doldurmak ve mütevazı çalışmamızla alana katkı sunmak gayesindeyiz.