Türkiye’de kentsel tasarım uygulamalarının hukuki çerçevesinin Avrupa Birliği politikaları bağlamında incelenmesi: Politika transferi analizi


Creative Commons License

Keleş R., Ulusoy G., Güneş P.

33. Kentsel Tasarım ve Uygulamalar Sempozyumu: Kentsel Tasarımın 70 Yılı ve Geleceği, İstanbul, Türkiye, 13 - 15 Mayıs 2026, ss.22-23, (Özet Bildiri)

  • Yayın Türü: Bildiri / Özet Bildiri
  • Basıldığı Şehir: İstanbul
  • Basıldığı Ülke: Türkiye
  • Sayfa Sayıları: ss.22-23
  • Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
  • Ankara Üniversitesi Adresli: Evet

Özet

Kentsel tasarım, kentlerin mekânsal örgütlenmesini, kamusal alan kalitesini, çevresel sürdürülebilirliği ve ekonomik canlılığını etkileyen çok boyutlu bir planlama alanıdır. Bununla birlikte, Avrupa Birliği (AB) hukukunda kentsel tasarım tek bir düzenleyici direktif altında tanımlanmış bir politika alanı değildir. Tersine, kentsel tasarım uygulamaları mekânsal planlama, sürdürülebilir kentsel gelişim, çevresel koruma ve bölgesel politika gibi farklı politika alanlarının kesişimi sonucunda biçimlenmektedir. Bu çalışmada, AB kent politikalarının Türkiye’deki kentsel tasarım uygulamalarının hukuki çerçevesi üzerindeki etkisinin, kamu politikası ve karşılaştırmalı siyaset yaklaşımının önemli bir bileşenini oluşturan politika aktarımı* kapsamında Dolowitz ve Marsh tarafından geliştirilen model kullanılarak nitel araştırma tasarımı ile analiz edilmesi amaçlanmaktadır (Yay, 2016). Politika aktarımı, belirli bir ülkede veya uluslararası kurumda geliştirilen politika araçlarının, kurumsal düzenlemelerin ya da yönetişim modellerinin başka bir ülkenin politika yapım sürecine aktarılması anlamını taşımaktadır (Dolowitz ve Marsh, 1996; 2000; Wolman, 1992). Bu bağlamda AB kent politikalarının Türkiye’deki kentsel tasarım mevzuatına hangi mekanizmalar aracılığıyla yansıdığını ve bu yansımanın hukuki ve kurumsal düzeyde ne ölçüde gerçekleştiğini çözümlenmesi amaçlanmaktadır. Politika aktarımının saptanabilmesi amacıyla AB kent politikalarını oluşturan temel belgeler ile Türkiye’deki kentsel tasarım ve planlama mevzuatı karşılaştırmalı olarak incelenmiş; politika aktarımı literatüründe kullanılan “kopyalama”, “uyarlama”, “melezleştirme”, “esinlenme” ve “sentez” gibi aktarım derecesini gösteren seçenekler değerlendirme ölçütü olarak kullanılmıştır (Rose, 1993; Dolowitz ve Marsh, 1996). Böylece AB kent politikalarının Türkiye’deki hukuki düzenlemelere hangi ölçüde ve hangi biçimlerde yansıdığı ortaya konulmuştur.

Çalışmanın birincil veri kaynaklarını AB kent politikası belgeleri oluşturmaktadır. AB kent politikalarının aday ülkelerde uygulanmasına yönelik kurumsal mekanizmalar da politika aktarım sürecinin önemli bir parçasını oluşturmaktadır. Bu bağlamda AB müzakere sürecinde yer alan politika alanları incelendiğinde, kentsel planlama ve tasarım konularının doğrudan tek bir başlık altında düzenlenmediği görülmektedir. Bununla birlikte, konu özellikle Bölgesel Politika ve Yapısal Araçların Koordinasyonu başlıklı 22. fasıl kapsamında ele alınmaktadır. Bu fasıl çerçevesinde bölgesel kalkınma, mekânsal planlama kapasitesi, yerel yönetimlerin kurumsal yapısı ve kentlerin sürdürülebilir gelişimi gibi konular değerlendirilmektedir. Ayrıca, çevresel planlama boyutu ise Çevre ve İklim Değişikliği başlıklı 27. fasıl kapsamında ele alınmaktadır. Dolayısıyla, kentsel tasarımın hukuki çerçevesi AB müzakere sürecinde çok boyutlu bir politika alanı içinde değerlendirilmektedir.

Türkiye’de kentsel tasarım uygulamalarının hukuki altyapısı ise farklı yasa ve yönetmeliklerden oluşan parçalı bir yapı sergilemektedir. İlgili mevzuatın yapısı incelendiğinde, kentsel tasarım kavramının doğrudan tanımlanmış bağımsız bir hukuki kategori olmadığı, daha çok planlama süreçleri ve uygulama araçları içinde dolaylı biçimde yer aldığı görülmektedir.

Politika aktarımı analizi sonuçları, AB kent politikalarının Türkiye’deki kentsel tasarım mevzuatını özellikle sürdürülebilir planlama, çevresel değerlendirme süreçleri ve yerel yönetişim mekanizmaları açısından etkilediğini göstermektedir. Ancak bu etknin çoğu zaman doğrudan normatif aktarım şeklinde değil, kurumsal uyarlama ve politika öğrenmesi biçiminde gerçekleştiği görülmektedir. Başka bir anlatımla, Türkiye’deki düzenlemeler AB kent politikalarından esinlenmekle birlikte ulusal yönetim yapısı ve planlama geleneği doğrultusunda yeniden biçimlenmektedir. Çalışmamızda, kentsel tasarımın AB hukukunda doğrudan düzenlenen bir politika alanı olmamakla birlikte sürdürülebilir kentleşme, çevresel planlama ve bölgesel kalkınma politikaları aracılığıyla ulusal planlama sistemlerine dolaylı ve “uyarlama” ölçütüne dayalı biçimde aktarıldığını ortaya koyulmaktadır. Bulgular, Türkiye’de kentsel tasarımın AB politikalarından büyük ölçüde normatif ilkeler ve planlama yaklaşımları düzeyinde etkilendiğini, ancak ulusal planlama geleneği ve yönetsel yapı nedeniyle bu etkilerin çoğunlukla uyarlanarak var olan mevcut kurumsal yapı ile bütünleştirilerek uygulamaya aktarıldığını ortaya koymaktadır.

Kurumsal dönüşüm bakımından bölgesel kalkınma ajanslarının kurulması, yerel yönetimlerde stratejik planlama yaklaşımının yaygınlaşması ve mekânsal planlama sisteminin yeniden düzenlenmesi gibi gelişmeler AB politikalarının etkisini göstermektedir. Ancak kentsel tasarımın kurumsal olarak bağımsız bir politika alanı durumuna gelmediği, daha çok planlama ve kentsel dönüşüm uygulamaları içinde ele alındığı anlaşılmaktadır. Yetki dağılımı açısından AB kent politikalarının yerel yönetim ve katılımcılık ilkelerini güçlendirmesine rağmen Türkiye’de planlama ve kentsel tasarım yetkilerinin merkezi yönetim ile yerel yönetimler arasında paylaşıldığı ve özellikle büyük ölçekli projelerde merkezi yönetimin belirleyici rolünü koruduğu görülmektedir. Ekonomik açıdan AB uyum sürecinin bölgesel kalkınma, sürdürülebilir ulaşım ve çevresel altyapı yatırımları yoluyla yerel planlama kapasitesine katkı sağladığı, ancak Türkiye’nin üyelik sürecinin yavaşlaması nedeniyle, AB yapısal fonlarından sınırlı ölçüde yararlanılabildiği için bu etkinin tam olarak kurumsallaşmadığı söylenebilir. Araştırma kapsamında, kentsel tasarımın AB hukukunda doğrudan tanımlanmış bir politika alanı olmamasına karşın, sürdürülebilir kentleşme, çevresel planlama ve bölgesel kalkınma politikaları aracılığıyla ulusal planlama sistemlerine dolaylı biçimde aktarılabildiği ortaya konularak literatüre kavramsal, yöntemsel ve uygulama düzeylerinde katkı sağlanmaktadır. Bu çerçevede, kentsel tasarımın AB hukukunda doğrudan tanımlanmış bir politika alanı olmamasına karşın sürdürülebilir kentleşme, çevresel planlama ve bölgesel kalkınma politikaları aracılığıyla ulusal planlama sistemlerine dolaylı biçimde aktarılabildiği sonucuna ulaşılmıştır.

Anahtar Kelimeler: Avrupa Birliği, Kent Politikaları, Kentsel Tasarım, Politika Transferi

* Literatürde yaygın olarak kullanılan “politika transferi” (policy transfer) kavramının Türkçe karşılığı olarak bu çalışmada “politika aktarımı” ifadesi tercih edilmiştir. Bununla birlikte kavramın kuramsal çerçevesi politika transferi literatürüne dayandığından, başlık ve anahtar kelimelerde literatürdeki kullanım korunmuştur.