TARIM - GIDA VE KIRSAL YAŞAMIN YARINI
Vizetek, Ankara, 2026
- Yayın Türü: Kitap / Araştırma Kitabı
- Basım Tarihi: 2026
- Yayınevi: Vizetek
- Basıldığı Şehir: Ankara
- Ankara Üniversitesi Adresli: Evet
Özet
Son çeyrek asırda önce köylüleri tasfiye edip küçük üreticiyi kentli gıda tüketicisi yaptık, ardından Devlet Planlama Teşkilatı ile birlikte tarımsal planlamayı lağvettik, gıda fiyatları süratle artınca da hemen ithalata başvurduk. Sonuç; küçük bir kıta ölçeğinde üretim kapasite ve çeşitliliğinde bir tarımsal üretim potansiyeline sahip olan ülkemizde 86 milyon insanımızı dünyanın en yüksek gıda fiyatlarından birine mahkûm ettik. Yüksek gıda fiyatları son beş yıldır kaldıraç olduğu kronik enflasyonla da çok ciddi bir toplumsal refah
kaybına ve makroekonomik istikrarsızlığın kökleşmesine destek olmuştur.
Türkiye tarımında ilk sarsıntı yeni yüzyılın başında, neoliberal küresel tarım sisteminden kopyalanan “Tarım Reformu” ile başlamıştır. 1994 DTÖ (Dünya Tarım Örgütü) Tarım Anlaşmasına kadar tarım kesimini piyasa mekanizması dışında tutan korumacı politikalar gelişmiş ülkelerde aşamalı olarak terkedilirken, sık sık ekonomik bunalıma girip IMF (Uluslararası Para Fonu)’nin limanına sığınmak zorunda kalan gelişmekte olan ülkeler ise “yapısal uyum programları” yoluyla liberal tarım politikalarına dâhil edilmektedirler.
1990’lı yıllarda karşı karşıya kaldığı kronik bütçe açıkları, yüksek enflasyon ve nihayet ekonomik durgunluk şeklinde kendini gösteren ekonomik bunalımı aşmak için IMF’nin kapısını çalan Türkiye, kendisine sunulan ve içerisine “Tarım Reformu” yerleştirilen “Enflasyonla Mücadele Programı”nı 2001 yılında uygulamaya koymuştur. Türk tarımının arazi kullanımı ve işletme ölçeği, temel alt yapı, ileri teknoloji kullanımı, verimlilik, örgütlenme, piyasa-pazarlama, girdi temini, finansman ve hukuki düzenleme gibi çok ciddi yapısal sorunlarından uzak bir zeminde; bütçe yükünü hafifletmek gibi tamamen finansal ve tarım politikalarını küresel sisteme dâhil etmek gibi ideolojik kaygılarla hazırlanmış bu reform, çözüm bir yana mevcut sorunların kronikleşmesine neden olmuştur.