Bu çalışmanın amacı, biyoterörizmin modern dünyada artan önemine dikkat çekmek ve bu tehdide karşı alınabilecek önlemleri kapsamlı bir şekilde incelemektir. Tarihsel arka plan, biyolojik ajan türleri, bulaş yolları ve uluslararası sözleşmeler ışığında biyoterörizmin çok boyutlu yapısı analiz edilmiştir. Aynı zamanda, biyoterör saldırılarına karşı toplumun ve sağlık sistemlerinin hazırlıklı olabilmesi için alınması gereken stratejik ve operasyonel önlemler değerlendirilmiştir. Bu bağlamda eczacıların hem bireysel hem de toplumsal düzeyde üstlenebileceği roller, ilaç yönetimi ve halk sağlığı hizmetleri çerçevesinde ortaya konmuştur. Biyoterörizm, yalnızca fiziksel değil aynı zamanda sosyal, psikolojik ve ekonomik etkileri olan çok yönlü bir tehdittir. Gecikmeli semptomlar, tanı zorlukları ve panik ortamı gibi unsurlar, saldırılara müdahaleyi karmaşık hale getirmektedir. Etkili mücadele için sadece teknolojik değil, aynı zamanda toplumsal dayanıklılığı artıracak farkındalık ve eğitim politikalarına ihtiyaç vardır. Bu çerçevede eczacılar hem acil müdahale ekiplerinde hem de toplum düzeyinde yürütülen koruyucu sağlık hizmetlerinde aktif rol oynayarak biyoterörizme karşı savunma sistemlerinin güçlendirilmesine katkı sunabilirler.
This study aims to draw attention to the growing significance of bioterrorism in the modern world and to examine the countermeasures that can be implemented. The study analyzes the multifaceted nature of bioterrorism through its historical context, types of biological agents, transmission methods, and relevant international conventions. In this context, the roles that pharmacists can assume at both individual and community levels are addressed, particularly within the framework of medication management and public health services. Bioterrorism is a multifaceted threat with not only physical but also social, psychological, and economic consequences. Delayed symptoms, diagnostic challenges, and widespread panic complicate the response process. Effective mitigation requires not only technological advancements but also awareness and education strategies that enhance societal resilience. In this regard, pharmacists can significantly contribute to strengthening bioterrorism defense systems by actively participating in emergency response teams and delivering preventive public health services.