XII. Ulusal Akciğer Kanseri Kongresi, Ankara, Türkiye, 2 - 05 Nisan 2026, ss.18, (Özet Bildiri)
Giriş: Spread Through Air Spaces (STAS), tümör hücrelerinin alveoler boşluklara mikroskobik yayılımını ifade eden ve erken evre akciğer adenokarsinomlarında nüks ve sağkalım ile ilişkili olduğu gösterilmiş bir histopatolojik invazyon paternidir. Pilot çalışmamızda STAS ile cinsiyet arasındaki ilişkinin, coğrafi dağılım ilişkisi, histopatolojik subtipleri ile ilişkisinin açıklanması amaçlanmıştır.
Yöntem: Bu çok merkezli retrospektif çalışmada; evre 1 (T1- T2a N0) adenokarsinoma sebebiyle cerrahi rezeksiyon uygulanmış toplam 770 hasta analiz edildi. Olgular Türkiye (n=290), İtalya (n=148), İspanya (n=163) ve Çin’den (n=169) dahil edildi. Tüm olgular histopatolojik olarak lepidik, asiner, papiller, mikropapiller ve solid adenokarsinom alt tiplerine göre sınıflandırıldı. STAS durumu, tümör boyutu, visseral plevra invazyonu (VPI), lenfovasküler invazyon (LVI) ve diğer klinikopatolojik parametreler kaydedildi. İstatistiksel analizler IBM SPSS Statistics for Windows, Version 25.0 (IBM Corp., Armonk, NY, USA) yazılımı kullanılarak gerçekleştirildi. Genel sağkalım (OS) Kaplan–Meier yöntemi ile değerlendirildi ve gruplar log-rank testi ile karşılaştırıldı. Risk analizleri Cox regresyon modeli ile incelendi.
Bulgular: Toplam kohortta STAS pozitifliği %25,2 (194/770) olarak saptandı. Kadın/erkek dağılımı 375/395 idi.Toplam 770 hasta üzerinden yapılan değerlendirmede, STAS-pozitif olguların ülkelere göre dağılımı Çin’de %2 (n=21), İtalya’da %4 (n=36), İspanya’da %3 (n=26) ve Türkiye’de %14 (n=111) olarak belirlendi. Ülke bazında ayrı ayrı değerlendirildiğinde ise STAS pozitiflik oranları Çin’de %7,2 (n=21), İtalya’da %58,1 (n=36), İspanya’da %21,5 (n=26) ve Türkiye’de %37,4 (n=111) olarak izlendi. 5 yıllık OS STAS negatif hastalarda %91,5 iken STAS pozitif hastalarda %75,0 olarak bulundu (p<0,001). Univariate Cox analizinde STAS pozitifliği mortalite riskinde yaklaşık 3,5 kat artış ile ilişkiliydi. Subtip değerlendirmesinde; en sık asiner patern (%47,8; n=368) izlenirken, lepidik (%20,5; n=158), papiller (%13,2; n=102), solid (%12,2; n=94) ve mikropapiller (%6,2; n=48) paternler takip etti. Subtiplerin STAS pozitifliği ülke bazında değerlendirildiğinde; Çin kohortunda en sık asiner tip (%33,3; n=7), İtalya kohortunda papiller ve solid tipler (her biri %25; n=9), İspanya kohortunda asiner tip (%34,6; n=9) ve Türkiye kohortunda ise asiner patern (%50,5) ile en yüksek oranda saptandı. Tümör boyutu >=2 cm, LVI ve VPI varlığında sağkalımı olumsuz etkileyen faktörler olarak saptandı. STAS ile tümör boyutu birlikte değerlendirildiğinde en kötü sağkalım STAS(+) ve >=2 cm grubunda gözlendi.
Sonuç: Çok merkezli erken evre adenokarsinomlarda STAS pozitifliği, OS üzerinde belirgin olumsuz etki göstermektedir. >=2 cm tümörlerle birlikte olduğunda risk daha da belirginleşmektedir. Doğu Asya kohortlarında STAS daha erken T evrelerinde ve daha az agresif histolojik paternlerle ilişkiliyken, Batı ülkelerinde ve Türkiye’de daha ileri T evreleri ve agresif alt tiplerle birliktelik izlenmektedir. Bu coğrafi heterojenite, STAS’ın biyolojik davranışının ve klinik yönetiminin bölgesel özellikler dikkate alınarak değerlendirilmesi gerektiğini düşündürmektedir