Çocukluk Çağı Genetik Distonileri: Tek Merkez Vaka Serisi
27. Ulusal Çocuk Nörolojisi Kongresi, İskele, Kıbrıs (Kktc), 29 Nisan - 03 Mayıs 2026, ss.71-72, (Tam Metin Bildiri)
- Yayın Türü: Bildiri / Tam Metin Bildiri
- Basıldığı Şehir: İskele
- Basıldığı Ülke: Kıbrıs (Kktc)
- Sayfa Sayıları: ss.71-72
- Ankara Üniversitesi Adresli: Evet
Özet
Giriş: Distoni genellikle istemli hareket ile başlayan/belirginleşen, izole veya diğer hareket bozuklukları ile birlikte, sürekli veya aralıklı anormal hareket ve/ veya postür ile karakterize bir hareket bozukluğudur. Mekanizması tam olarak aydınlatılamamış olmakla birlikte bazal gangliyo-talamo-kortikal ve serebello-talamo-kortikal yolları ve bu yollar ile ilişkili diğer anatomik yapıları etkileyen genetik, yapısal, metabolik, toksik ve/veya inflamatuar nedenler distoni patogenezinde rol oynar. Çocukluk çağı başlangıçlı genetik distoniler 100.000’de 16,43 prevalansa sahip nadir bozukluklardır. Literatürde distoni ile ilişkili nöronal uyarılabilirlik, nörotransmitter sentezi ve salınımı, gen transkripsiyonunun düzenlenmesi, hücresel stres yanıtının oluşturulması gibi farklı moleküler süreçlerde rol oynayan 400’den fazla gen bildirilmiştir. Çalışmamızda, başvuru veya izlem nörolojik muayenesinde distonisi olduğu görülen ve etiyolojiye yönelik yapılan değerlendirmelerinde altta yatan distoni ile ilişkili genetik bir neden saptanan çocukluk çağı yaş grubundaki olguların demografik, klinik, genetik ve radyolojik özellikleri gözden geçirilerek, çocuk nörolojisi hekimlerinin bu son derece nadir ve heterojen hastalık grubuna yönelik farkındalıklarının artırılması amaçlanmıştır. Materyal ve Metot: Çalışma tek merkezli retrospektif vaka serisi olarak tasarlanmıştır. Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Nörolojisi Bilim Dalı tarafından 2020 – 2025 yılları arasında takip edilen; nörolojik muayenesinde distonisi mevcut olan, distonisi 18 yaş altında başlayan ve etiyolojide distoni ile ilişkilendirilmiş genetik bir neden saptanan olgular çalışmaya dahil edilmiştir. Çalışmada olguların demografik verileri, genetik etiyolojileri, distoninin karakteristik özellikleri (başlangıç yaşı, dağılımı…), ek nörolojik bulguları, nörolojik muayene bulguları, nörogörüntüleme özellikleri ve tanıya kadar geçen süreleri retrospektif olarak değerlendirilmiştir. Bulgular: Çalışmaya 15 aileden yedisi erkek 11’i kız 18 hasta dahil edildi. Hastaların ortalama yaşı 16,15 ± 3,96 (6,24 – 21,95) yıldı. Yedi ailede (%46,7) ebeveynler arasında akrabalık ve sekiz ailede (%53,3) birden fazla bireyde distoni mevcuttu. Hastalarda, beşi otozomal dominant (ANO3, GNAO1, KMT2B, SGCE, THAP1), dokuzu otozomal resesif (ADPRHL2, CNTNAP1, ECHS1, KARS1, NAXE, PANK2, PRKRA, SPR, TPI1) kalıtım paternine sahip 14 gen saptandı. Beş hastanın (%27,8) distonisi infantil yaş (0 – 2 yaş), dokuz hastanın (%50,0) çocukluk çağı (2 – 12 yaş) ve dört hastanın (%22,2) ise adolesan yaş (> 12 yaş) başlangıçlıydı. Hastaların %50,0’inde jeneralize (9/18), %27,8’inde segmental (5/18), %16,7’sinda multifokal distoni (3/18) ve %5,6’sında hemidistoni (1/18) mevcuttu. Distoni en sık üst (14/18; %77,8) ve alt ekstremiteler (10/18; %55,6) ile boynu (11/18; %61,1) tutmaktaydı. Dört olguda (%22,2) izole distoni mevcuttu; 14 olguda (%77,8) ise distoniye eşlik eden ek hareket bozukluğu veya nörolojik bulgu mevcuttu. Bilişsel gerilik (11/18 %61,1), gelişim geriliği (9/18; %50,0) ve nöbetler (6/18; %33,3) en sık eşlik eden nörolojik bulgulardı. Ayrıca, iki hastada (%11,1) status distonikus nedeniyle yatış öyküsü mevcuttu. Hastaların %38,9’unun (7/18) manyetik rezonans (MR) görüntülemesi normaldi; farklı şiddetlerde serebral (8/18; %44,4) ve serebellar (4/18; %22,2) atrofi ile bazal ganglion tutulumu (4/18; %22,2) en sık nörogörüntüleme bulguları arasındaydı. Hasta IX’un (PANK2) MR görüntülemesinde bilateral globus palliduslarda demir birikimi ile uyumlu hastalık için tanısal bir görünüm mevcuttu. 16 olgunun tanı yaşına ulaşılabildi. Distoni başlangıcından tanıya geçen süre ortalama 6,89 ± 4,64 (0,17 – 15,5) yıldı. Sonuçlar ve Tartışma: Çocukluk çağı başlangıçlı genetik distoniler nadir ve karmaşık bir hasta grubu olmasına karşın distoni çocukluk çağının en sık tik dışı hareket bozukluklarından biridir. Bu durum hangi hastalara genetik test yapılması gerektiğini sorusunu beraberinde getirmektedir. Literatürde genetik distoniler için öngördürücü faktörlere yönelik erişkin ve çocukluk çağı olguları içeren çalışmalar mevcuttur. Sonuçlar çalışmalar arasında farklılık göstermekle birlikte erken başlangıç yaşı, aile öyküsü varlığı, non-fokal distoni dağılımı, eşlik eden ek hareket bozukluğu veya nörolojik bulgu (özellikle bilişsel gerilik/gelişim geriliği ve nöbet) varlığı, başlangıçta alt ekstremite tutulumu, distoni şiddeti ve karakteristik görüntüleme bulgularının varlığı durumları daha yüksek genetik test pozitifliği ile ilişkilendirilmiştir. Çocukluk çağı başlangıçlı genetik distonilerde tanı gecikmesine yönelik literatürde sınırlı sayıda çalışma bulunmaktadır. Bäumer ve ark. (2016) tarafından 606 serebral palsi dışı çocukluk çağı başlangıçlı hareket bozukluğu olgusunda yapılan bir çalışmada distoninin, tanı gecikmesinin en fazla görüldüğü hareket bozukluğu gruplarından biri olduğu belirtilmiş ve bu durum hekimlerin çocukluk çağı hareket bozukluklarına yönelik farkındalıklarının yetersizliği ve eksik bilgi düzeyleri ile ilişkilendirilmiştir. Çalışmamızda geç tanı alan olgulara bakıldığında ise hastalığın serebral palsiyi taklit eden bir fenotipe sahip olması, hastada genetik tanıdan uzaklaştıran faktörlerin (zor doğum öyküsü…) varlığı ve birtakım sosyoekonomik faktörler rol oynadığı görülmüştür. Çalışmamızın iki temel kısıtlılığı mevcuttur. Çalışmamızın tek merkezli bir çalışma olması nedeniyle saptanan genetik nedenler pediatrik popülasyonda daha sık rastlananlara göre farklılık göstermektedir. Yine de çalışmamızda çocukluk çağı başlangıçlı genetik distonilerin genetik heterojenitesini vurgulayabildiğimize inanıyoruz. Çalışmamızın retrospektif bir çalışma olması ise distoni sınıflandırmasında yer alan bazı karakteristik özellikleri çalışmamıza dahil etmemize engel olmuştur. Sonuç olarak, çocukluk çağı başlangıçlı genetik distoniler geniş ve heterojen bir genotipik ve fenotipik spektruma sahip son derece nadir ve karmaşık bozukluklardır. Tanı gecikmesi bu hasta grubunda halen ciddi bir problem olmaya devam etmekte olup çocukluk çağı başlangıçlı genetik distonilerde tanısal gecikmeyi önlemek için genel kabul görmüş öngördürücü faktörlerin belirlenmesine ihtiyaç vardır.