GENİŞ PERİAPİKAL LEZYONLARIN YÖNETİMİNDE CERRAHİ OLMAYAN ENDODONTİK TEDAVİ: BİR OLGU SERİSİ
11. Uluslararası Endodonti Sempozyumu, Ankara, Türkiye, 18 - 21 Mayıs 2026, ss.128-129, (Özet Bildiri)
- Yayın Türü: Bildiri / Özet Bildiri
- Basıldığı Şehir: Ankara
- Basıldığı Ülke: Türkiye
- Sayfa Sayıları: ss.128-129
- Ankara Üniversitesi Adresli: Evet
Özet
Amaç: Pulpa nekrozu sonucu gelişen periapikal lezyonlar, kök kanal sistemindeki mikroorganizmalarla ilişkili inflamatuar patolojilerdir. Güncel literatür, geniş periapikal lezyonların tedavisinde cerrahi olmayan endodontik yaklaşımların başarılı klinik ve radyografik sonuçlar sağlayabildiğini göstermektedir. Bu olgu serisinin amacı, kist benzeri geniş periapikal lezyonlarla karakterize dişlerde uygulanan cerrahi olmayan endodontik tedavinin klinik ve radyografik sonuçlarını değerlendirmektir. Olgu: Periapikal bölgede geniş radyolüsensi ile karakterize lezyon bulunan dişlere sahip dört hasta klinik ve radyografik olarak değerlendirildi. Klinik muayenede ilgili dişlerde perküsyon ve palpasyon testleri uygulanarak semptom varlığı değerlendirildi ve radyografik incelemelerde apeks bölgesinde geniş periapikal lezyon varlığı tespit edildi. Klinik ve radyografik bulgular doğrultusunda ilgili dişlere cerrahi olmayan endodontik tedavi uygulanmasına karar verildi. Lokal anestezi ve rubber dam izolasyonu altında kök kanal sistemine giriş sağlandı ve kemomekanik preparasyon gerçekleştirildi. Kanal irrigasyonu uygun irrigasyon solüsyonları ile sağlandı ve intrakanal medikament olarak kalsiyum hidroksit uygulandı. Takip seanslarında kök kanal dolumları tamamlandı ve ilgili dişler restoratif olarak rehabilite edildi. Kontrol muayenelerinde klinik semptomların ortadan kalktığı ve radyografik değerlendirmelerde periapikal bölgede iyileşme bulgularının geliştiği izlendi. Bulgular: Tedavi sonrası yapılan klinik değerlendirmelerde ilgili dişlerin asemptomatik olduğu, perküsyon ve palpasyon testlerinin negatif sonuç verdiği gözlendi. Takip radyografilerinde periapikal bölgede lezyon boyutunda belirgin azalma ve kemik dokuda iyileşme bulguları izlendi. Kontrol muayenelerinde fistül oluşumuna veya patolojik mobiliteye rastlanmadı ve ilgili dişlerin fonksiyonel olarak ağızda kaldığı gözlendi. Elde edilen klinik ve radyografik bulgular, uygulanan cerrahi olmayan endodontik tedavi sonrası periapikal dokularda iyileşme meydana geldiğini göstermektedir. Sonuç: Sunulan olguların klinik ve radyografik bulguları, geniş periapikal lezyonların tedavisinde cerrahi olmayan kök kanal tedavisinin etkili bir yaklaşım olabileceğini göstermektedir. Bu bulgular, cerrahi müdahaleye başvurulmadan önce konservatif endodontik tedavinin ilk tedavi seçeneği olarak değerlendirilmesi gerektiğini desteklemektedir. Bununla birlikte, elde edilen sonuçların daha güçlü biçimde ortaya konulabilmesi için daha geniş örneklemle ve uzun dönem takip içeren prospektif çalışmalara ihtiyaç duyulmaktadır. Anahtar Kelimeler: Kalsiyum hidroksit, Geniş periapikal lezyonlar, Cerrahi olmayan endodontik tedavi