ÜST LATERAL VE DENS İNVAGİNATUSU OLAN ÜST SANTRAL DİŞLERLE İLİŞKİLİ OLAN RADİKÜLER KİSTİN CERRAHİ EKSİZYONU VE İLGİLİ DİŞLERİN KÖK KANAL TEDAVİSİ


Şahinkaya B.

28. TÜRK DİŞHEKİMLERİ BİRLİĞİ ULUSLARARASI DİŞHEKİMLİĞİ KONGRESİ, Diyarbakır, Türkiye, 18 - 21 Eylül 2025, cilt.12, ss.34-35, (Özet Bildiri)

  • Yayın Türü: Bildiri / Özet Bildiri
  • Cilt numarası: 12
  • Basıldığı Şehir: Diyarbakır
  • Basıldığı Ülke: Türkiye
  • Sayfa Sayıları: ss.34-35
  • Ankara Üniversitesi Adresli: Evet

Özet

Amaç:Bu olgu sunumunun amacı, nadir görülen gelişimsel anomalilerden biri olan dens invaginatus ile ilişkili radiküler kistin klinik ve radyografik bulgular eşliğinde tanımlanması ve cerrahi eksizyon ile endodontik tedavinin multidisipliner bir yaklaşımla uygulanışının sunulmasıdır.

Olgu Sunumu:Hastada 21 numaralı dişte dens invaginatus ve 21–22 numaralı dişlerin apikalinde geniş radyolüsensi tespit edildi. KIBT ile lezyonun bukkal ve palatinal kemikleri perfore ettiği ve kökleri içerdiği belirlendi.Santral dişte bukkalde üç, palatinalde bir tane kanal olduğu tespit edildi. Konsültasyon sonrası cerrahi eksizyon ve rezeksiyon planlandı.İkinci seansta flap kaldırılarak lezyon tamamen eksize edildi ve patolojik incelemeye gönderildi. Rezeksiyon yapılan 21 ve 22 numaralı dişlerin kök uçları retrograd MTA ile kapatıldı.Üçüncü seansta her iki dişe kök kanal tedavisi uygulandı. Dens invaginatuslu santral dişin palatinalde konumlanan kanalı MTA ile dolduruldu, bukkaldeki üç ayrı kanalda ve lateral dişte mekanik preparasyon K-file (20 numaraya kadar) ve Protaper Gold eğeleri (F2, 25.0.4) ile yapıldı. İrrigasyon için %5 NaOCl ve serum fizyolojik kullanıldı. Tüm kanallar tek kon tekniği ile güta perka ile dolduruldu ve daimi restorasyon kompozit rezinle tamamlandı.

Sonuç: Yapılan cerrahi eksizyon ve endodontik tedavi sonrasında hastanın 6 ve 12 aylık kontrollerinde herhangi bir nüks gözlenmemiş, radyografik değerlendirmelerde ise kemik dokusunda belirgin iyileşme tespit edilmiştir. Bu sonuç, dens invaginatus ile ilişkili radiküler kistlerin multidisipliner yaklaşımla cerrahi ve endodontik tedavi kombinasyonu kullanılarak başarılı bir şekilde yönetilebileceğini göstermektedir.Bu gibi vakalarda karmaşık kanal anatomisi de göz önünde bulundurulmalı, daha detaylı görüntüleme için mutlaka ilgili bölgeden konik ışınlı bilgisayarlı tomografi alınmalıdır. 

Objective:

The aim of this case report is to describe a radicular cyst associated with dens invaginatus, a rare developmental anomaly, through clinical and radiographic findings, and to present the multidisciplinary management involving surgical excision and endodontic treatment.

In the patient, dens invaginatus was detected in tooth no. 21, along with a large periapical radiolucency involving teeth no. 21 and 22. Cone-beam computed tomography (CBCT) revealed perforation of the buccal and palatal cortical plates and involvement of the roots. The central incisor was found to have three canals buccally and one canal palatally. Following consultation, surgical excision and resection were planned. In the second session, a flap was elevated, the lesion was completely excised and sent for pathological examination. The resected root apices of teeth no. 21 and 22 were retrogradely sealed with mineral trioxide aggregate (MTA). In the third session, root canal treatment was performed on both teeth. The palatal canal of the invaginated central incisor was filled with MTA, while the three buccal canals and the lateral incisor were mechanically prepared using K-files up to size 20 and Protaper Gold rotary instruments up to F2 (25, 0.4). Irrigation was performed with 5% sodium hypochlorite and saline. All canals were obturated using the single-cone technique with gutta- percha, and permanent restoration was completed with composite resin.

Conclusion:

At the 6- and 12-month follow-ups after surgical excision and endodontic treatment, no recurrence was observed, and radiographic evaluation demonstrated significant bone healing. These results indicate that radicular cysts associated with dens invaginatus can be successfully managed through a multidisciplinary approach combining surgical and endodontic treatment. In such cases, the complexity of the canal anatomy must be considered, and cone-beam computed tomography should be obtained for detailed imaging of the affected region.