Türkiye’de ve Meksika’da Neoliberal Dönüşümün Kadın Yoksulluğunu Etkileme Biçimleri: Karşılaştırmalı Bir Değerlendirme


Çakmak G., Doğan E. T.

Mülkiye Dergisi, cilt.50, sa.2, ss.460-491, 2026 (TRDizin)

  • Yayın Türü: Makale / Tam Makale
  • Cilt numarası: 50 Sayı: 2
  • Basım Tarihi: 2026
  • Doi Numarası: 10.25064/mulkiye.1795827
  • Dergi Adı: Mülkiye Dergisi
  • Derginin Tarandığı İndeksler: TR DİZİN (ULAKBİM)
  • Sayfa Sayıları: ss.460-491
  • Ankara Üniversitesi Adresli: Evet

Özet

Bu çalışma, neoliberal dönüşüm sürecinin kadın yoksulluğunu nasıl ürettiğini ve dönüştürdüğünü ortaya koymayı amaçlamakta; Türkiye ve Meksika örnekleri üzerinden karşılaştırmalı bir analiz sunmaktadır. Çalışmada, küresel güneyde yer alan ve geç kapitalistleşen iki ülkede kadın yoksulluğunun ortak yapısal dinamiklerini ve ülkelere özgü farklılaşma biçimlerini görünür kılmak hedeflenmektedir. Bu doğrultuda, kadın yoksulluğunun yalnızca işgücü piyasasındaki konumla değil, patriyarkal toplumsal cinsiyet rejimleri ve bakım politikalarıyla birlikte şekillendiği ileri sürülmektedir. Çalışmanın temel bulguları, her iki ülkede de kadın yoksulluğunun belirleyici unsurunun patriyarkal kapitalizm olduğunu göstermektedir. Kadın yoksulluğu, istihdama dâhil olamama ve istihdamda olmasına rağmen yaşanan yoksulluk üzerinden ele alınmıştır. Türkiye'de ve Meksika’da kadınların işgücüne katılım oranları OECD ülkelerine kıyasla düşük olmakla birlikte, Meksika’da bu oran Türkiye’ye göre daha yüksektir. Bu farklılık, Meksika’nın küresel kapitalist sisteme daha güçlü entegrasyonu sonucu ucuz kadın emeğine duyulan ihtiyaç ile erken çocukluk dönemine yönelik kamusal bakım hizmetlerinin görece daha yaygın olmasıyla ilişkilendirilmektedir. Buna karşılık, Türkiye’de bakım yükünün büyük ölçüde hane içine bırakılması kadınların işgücü piyasasından dışlanmasını pekiştirmektedir. Her iki ülkede de ergen gebelikleri ve çocuk yaşta evlilikler gibi kültürel faktörler kadın yoksulluğunun yaşanma biçimlerini farklılaştırmakta; ancak bu farklılıklar kadınların maruz kaldığı yoksulluğun sürekliliğini ortadan kaldırmamaktadır. Çalışma ayrıca, kadın yoksulluğuna yönelik sosyal politika uygulamalarını incelemekte ve her iki ülkede de bütüncül ve dönüştürücü politikalar yerine ağırlıklı olarak nakdi yardımlara dayalı sosyal yardım mekanizmalarının tercih edildiğini ortaya koymaktadır. Bu yardımların, kadın yoksulluğunu yapısal olarak azaltmak yerine kısa vadeli ve sınırlı bir etki yarattığı sonucuna ulaşılmaktadır. Araştırmada tarihsel-karşılaştırmalı yöntem benimsenmiş; ilgili literatürün yanı sıra ülke raporları ve istatistiksel verilerden yararlanılmıştır.

This study aims to reveal how the neoliberal transformation process produces and transforms women’s poverty, offering a comparative analysis through the examples of Turkey and Mexico. The study seeks to highlight the common structural dynamics and country-specific differentiations of women’s poverty in two late-capitalist countries located in the global South. Accordingly, it is argued that women’s poverty is shaped not only by their position in the labor market but also by patriarchal gender regimes and care policies. The study’s key findings demonstrate that patriarchal capitalism is the determining factor in women’s poverty in both countries. Women’s poverty is examined through the lens of inability to participate in employment and experiencing poverty despite being employed. While women’s labor force participation rates in Turkey and Mexico are lower compared to OECD countries, this rate is higher in Mexico than in Turkey. This difference is attributed to Mexico’s more intensive integration into the global capitalist system, resulting in a need for cheap female labor, and the relatively wider availability of public early childhood care services. In contrast, in Turkey, the fact that the burden of care is largely left to the household reinforces the exclusion of women from the labor market. In both countries, cultural factors such as adolescent pregnancies and child marriages differentiate the ways in which women’s poverty is experienced; however, these differences do not eliminate the persistence of poverty faced by women. The study also examines social policy practices regarding women’s poverty and reveals that in both countries, social assistance mechanisms based primarily on cash assistance are preferred over holistic and transformative policies. It concludes that these aids have a short-term and limited impact rather than structurally reducing women’s poverty. The research adopted a historical comparative method; in addition to the relevant literature, country reports and statistical data were utilized.