Hukuktan Kant’ı Kovmak:Metafizik Hukuk Anlayışının Eleştirisi


Karahanoğulları O.

KAMU Hukuk ve Yönetim, cilt.1, sa.2, ss.15-37, 2024 (Hakemli Dergi)

Özet

Metafizik kavranışına göre hukuk, olması gereken davranışı gösteren ve ihlal edilebilir a priori normlardan oluşur. Hukukun işleyişinde nedensellik değil ereksellik, zorunluluk değil özgürlük vardır. Tüm bu nedenlerle hukukun bilgisi doğa bilimlerinden farklı olarak nesnel değil, normatif niteliktedir. Metafizik hukuk kavranışının temel savları Kant’ın ahlak ve hukuk felsefesine dayanır. Bilimin gelişmesiyle insanın doğanın parçası ve doğa yasalarına bağlı olduğu görüldüğünde ahlak ve hukukta sorumluluk yüklenen öznenin nedensel yasalardan kurtarılması gerekmiştir. Kant, fenomen dünyası (görüngü dünyası) ile numen dünyası (özdünya) yaratarak bu soruna çözüm bulmuştur. Özdünyanın özinsanı (homo noumenon) nedensellik yasalarına bağlı değildir, amaçlarını gerçekleştirmekte özgürdür. Özdünya, fizik dünyanın ötesindedir, metafiziktir. Hukukçular, toplumsal yaşamın hukuksal kurgusunun kuramını Kant metafiziğini kullanarak oluşturmuşlarsa da Kant’ın iki dünyalı metafiziği hukukun varoluşunu açıklayamaz. Hukukbilimi, siyasal zor ile dayatılan özgül toplumsal ilişki biçimlerini, hukuku inceler. Hukuk, bilim değildir, toplumsal etkinliktir. Hukuk, normatif bir toplumsal etkinlik değildir, toplumsal ilişkilerin, özellikle mübadele ilişkilerinin devletçe tanınmış biçimidir. Hukuk çekişmeden doğar, hukukun ihlali geliştirici çelişkidir. Hukuk, biçimi ve taşıdığı içeriğiyle değişmez ve gelişmez değildir. Bunun bilgisini üretecek yöntemin, gelişme ve değişmeyi kavrayacak araçlara sahip olması gerekir. Hukukun bilgisi üretilirken maddi gerçeklik (canlı ve cansız varlıklar, yaşam), değer yargıları ve hukuk (biçimler ve kurallar) arasında sürekli akışlı çalışma yapılmalı, varılan her sonuç aşılmak üzere sabitlenmelidir.

According to the metaphysical understanding, law consists of a priori norms which indicate the behavior that ought to be and therefore can be violated. In the legal sphere not the causality but the teleology, not necessity but freedom reign. The fundamental arguments of the metaphysical concept of law are based on Kant's philosophy of morality and law. With the development of science, when it was seen that man is a part of nature and is bound by the laws of nature, the subject who is charged with responsibility in morality and law had to be freed from causal laws. Kant found a solution to this problem by creating two worlds, a phenomenal world and a noumenal world. The homo phenomenon of the phenomenal world is not bound by the laws of causality and is free to pursue his goals. The phenomenal world is beyond the physical world, it is metaphysical. Jurists have built the theory of the legal reconstruction of social life using Kant's metaphysics but the two-world metaphysics cannot explain the existence of law.Jurisprudence studies specific forms of social relations imposed by political coercion. Law is not a science, it is a social activity. Law is not anormative social activity, it is a state-recognized form of social relations, especially exchange relations. Law arises from contention, violation of the law is a creative contradiction. Law, with its form and content, is not fixed and immutable. While producing knowledge of law, a continuous flow of work must be done between material reality, value judgments, legal forms and rules, and each conclusion reached must be fixed in order to be surpassed in the future.Metafizik kavranışına göre hukuk, olması gereken davranışı gösteren ve ihlal edilebilir a priori normlardan oluşur. Hukukun işleyişinde nedensellik değil ereksellik, zorunluluk değil özgürlük vardır. Tüm bu nedenlerle hukukun bilgisi doğa bilimlerinden farklı olarak nesnel değil, normatif niteliktedir. Metafizik hukuk kavranışının temel savları Kant’ın ahlak ve hukuk felsefesine dayanır. Bilimin gelişmesiyle insanın doğanın parçası ve doğa yasalarına bağlı olduğu görüldüğünde ahlak ve hukukta sorumluluk yüklenen öznenin nedensel yasalardan kurtarılması gerekmiştir. Kant, fenomen dünyası (görüngü dünyası) ile numen dünyası (özdünya) yaratarak bu soruna çözüm bulmuştur. Özdünyanın özinsanı (homo noumenon) nedensellik yasalarına bağlı değildir, amaçlarını gerçekleştirmekte özgürdür. Özdünya, fizik dünyanın ötesindedir, metafiziktir. Hukukçular, toplumsal yaşamın hukuksal kurgusunun kuramını Kant metafiziğini kullanarak oluşturmuşlarsa da Kant’ın iki dünyalı metafiziği hukukun varoluşunu açıklayamaz. Hukukbilimi, siyasal zor ile dayatılan özgül toplumsal ilişki biçimlerini, hukuku inceler. Hukuk, bilim değildir, toplumsal etkinliktir. Hukuk, normatif bir toplumsal etkinlik değildir, toplumsal ilişkilerin, özellikle mübadele ilişkilerinin devletçe tanınmış biçimidir. Hukuk çekişmeden doğar, hukukun ihlali geliştirici çelişkidir. Hukuk, biçimi ve taşıdığı içeriğiyle değişmez ve gelişmez değildir. Bunun bilgisini üretecek yöntemin, gelişme ve değişmeyi kavrayacak araçlara sahip olması gerekir. Hukukun bilgisi üretilirken maddi gerçeklik (canlı ve cansız varlıklar, yaşam), değer yargıları ve hukuk (biçimler ve kurallar) arasında sürekli akışlı çalışma yapılmalı, varılan her sonuç aşılmak üzere sabitlenmelidir.