Engellerden Doyuma Taşlı Bir Yol: Serbest Zaman Engellerinin Yaşam Doyumu Üzerindeki Etkisinde Serbest Zamanda Sıkılma Algısı ve Algılanan Stresin Seri Aracılık Rolü


Yalçın C.

Sportive, cilt.9, sa.1, ss.64-82, 2026 (Hakemli Dergi)

  • Yayın Türü: Makale / Tam Makale
  • Cilt numarası: 9 Sayı: 1
  • Basım Tarihi: 2026
  • Doi Numarası: 10.53025/sportive.1857202
  • Dergi Adı: Sportive
  • Derginin Tarandığı İndeksler: SportDiscus, Directory of Open Access Journals, Asos İndeks
  • Sayfa Sayıları: ss.64-82
  • Ankara Üniversitesi Adresli: Evet

Özet

Üniversite yaşamı, bireylerin akademik sorumluluklarının yanında psikolojik ve sosyal taleplerinin de karşılandığı, yaşam doyumunu etkileyen önemli bir gelişim dönemini oluşturmaktadır. Ayrıca bu dönem, artan akademik baskılar, gelecek kaygısı ve sosyal uyum gereksinimi gibi çeşitli stres kaynaklarını da beraberinde getirmektedir. Bu süreçte serbest zaman aktiviteleri, stresle başa çıkma ve psikolojik faktörlerin yenilenmesinde önemli bir koruyucu işlev görevi görmektedir. Bununla birlikte, serbest zaman aktivitelerine katılımda karşılaşılan çeşitli engeller, bu koruyucu işlevin zayıflamasına yol açabilmektedir. Bu bağlamda, bu çalışmanın amacı, üniversite öğrencilerinde serbest zaman engellerinin yaşam doyumu üzerindeki etkisinde, serbest zamanda sıkılma algısı ve algılanan stresin seri aracılık rolünün incelenmesidir. Araştırmanın amacı doğrultusunda kuramsal çerçeveyi, hiyerarşik serbest zaman engelleri modeli oluşturmaktadır. Araştırmaya, Ankara ilinde farklı devlet üniversitelerinde öğrenimlerine devam eden, 297 kadın ve 195 erkek olmak üzere toplam 492 üniversite öğrencisi katılmıştır. Çalışmada veri toplamak amacıyla, ‘‘Boş Zaman Engelleri Ölçeği-Kısa Formu (BZEÖ-KF)’’, ‘‘Serbest Zamanda Sıkılma Algısı Ölçeği (SZSAÖ)’’, ‘‘Algılanan Stres Ölçeği-Kısa Formu (ASÖKF) ve ‘‘Yaşam Doyumu Ölçeği (YDÖ)’’ ölçekleri kullanılmıştır. Verilerin analizinde betimsel istatistiklerin yanında korelasyon ve SPSS PROCESS Macro (Model 6) kullanılarak seri aracılık analizleri gerçekleştirilmiştir. Analiz sonuçları, serbest zaman engellerinin yaşam doyumu üzerinde doğrudan ve anlamlı düzeyde negatif bir etkiye sahip olduğunu ortaya koymuştur (β = -.24, SE = .07 %95 CI [-.39, -.08], p < .01). Bununla birlikte, serbest zamanda sıkılma algısının tek başına serbest zaman engelleri ile yaşam doyumu arasındaki ilişkide anlamlı bir aracı rol üstlenmediği belirlenirken (β = .03, SE = .02 %95 CI [-.02, .08], p > .05), algılanan stresin bu ilişkide güçlü ve anlamlı bir aracı değişken olduğu saptanmıştır (β = -.24, SE = .02 %95 CI [-.30, -.18], p < .01). Analiz sonuçlarına göre, serbest zamanda sıkılma algısı ve algılanan stresin, serbest zaman engellerinin yaşam doyumu üzerindeki etkisinde anlamlı bir seri aracılık rolünün olduğu belirlenmiştir (β = -.01, SE = .01 %95 CI [-.03, -.01], p < .01). Bu sonuçlara dayanarak, serbest zaman engellerinin psikolojik faktörler üzerinde yarattığı etkilerin birbirini izleyen çok aşamalı süreçler yoluyla ortaya çıktığı ileri sürülebilir. Bu doğrultuda çalışma, serbest zaman engelleri literatürüne kuramsal açıdan önemli katkılar sunmakta ve özellikle üniversite öğrencileri bağlamında serbest zaman aktivitelerinin koruyucu psikolojik işlevinin engeller aracılığıyla nasıl zayıfladığını ortaya koymaktadır. Bu yönüyle çalışma, serbest zaman engelleri, psikolojik süreçler ve yaşam doyumu arasındaki ilişkileri bütüncül bir bakış açısıyla ele alarak literatürdeki önemli bir boşluğu doldurmaktadır. Bu bağlamda, üniversite kampüslerinde serbest zaman engellerini azaltmaya yönelik müdahalelerin, yalnızca katılım olanaklarını genişletmeye değil, aynı zamanda öğrencilerin algılanan stres düzeylerini düşürerek serbest zaman aktivitelerinin psikolojik işlevselliğini güçlendirmeye odaklanması önerilmektedir.

University life constitutes a critical developmental period that influences life satisfaction not only through academic responsibilities but also through the psychological and social demands placed on individuals. However, this period also entails various sources of stress, such as increasing academic pressures, future-related anxiety, and the need for social adjustment. During this period, participation in leisure activities serves a vital protective function by facilitating stress coping and supporting the restoration of psychological resources. Nevertheless, various constraints encountered in leisure participation may undermine this protective function. Against this backdrop, the present study aims to examine the serial mediating roles of leisure boredom and perceived stress in the relationship between leisure constraints and life satisfaction among university students. The theoretical framework of the study is grounded in the Hierarchical Model of Leisure Constraints. The sample comprised a total of 492 university students (297 women and 195 men) enrolled in different public universities in Ankara. Data were collected using the Leisure Constraints Questionnaire–Short Form (LCQ-SF), the Leisure Boredom Scale (LBS), the Perceived Stress Scale–Short Form (PSS-SF), and the Life Satisfaction Scale (LSS). In addition to descriptive statistics and correlation analyses, serial mediation analyses were conducted using the SPSS PROCESS Macro (Model 6). The results revealed that leisure constraints exert a direct and statistically significant negative effect on life satisfaction (β = −.24, SE = .07, 95% CI [−.39, −.08], p < .01). Although leisure boredom did not independently mediate the relationship between leisure constraints and life satisfaction (β = .03, SE = .02, 95% CI [−.02, .08], p > .05), perceived stress emerged as a strong and significant mediator in this association (β = −.24, SE = .02, 95% CI [−.30, −.18], p < .01). Moreover, the findings demonstrated that leisure boredom and perceived stress jointly function as significant serial mediators in the effect of leisure constraints on life satisfaction (β = −.01, SE = .01, 95% CI [−.03, −.01], p < .01). Taken together, these findings suggest that the psychological consequences of leisure constraints unfold through successive and interrelated processes rather than through isolated mechanisms. In this respect, the study offers meaningful theoretical contributions to the leisure constraints literature by elucidating how the protective psychological functions of leisure activities are progressively weakened through constraints, particularly within the university student population. By adopting a holistic perspective on the interplay between leisure constraints, psychological processes, and life satisfaction, the study addresses a notable gap in the literature. Accordingly, it is recommended that interventions aimed at reducing leisure constraints on university campuses should not be limited to expanding participation opportunities but should also prioritize lowering students’ perceived stress levels, thereby strengthening the psychological functionality of leisure activities.