Karaçaylılar ve Malkarlılar


Tavkul U.

Kuzey Kafkasya Halkları / Tarih, Kültür ve Kimlik, Okan Yeşilot,Serdar Oğuzhan Çaycıoğlu, Editör, Vakıfbank Kültür Yayınları, İstanbul, ss.317-361, 2025

  • Yayın Türü: Kitapta Bölüm / Araştırma Kitabı
  • Basım Tarihi: 2025
  • Yayınevi: Vakıfbank Kültür Yayınları
  • Basıldığı Şehir: İstanbul
  • Sayfa Sayıları: ss.317-361
  • Editörler: Okan Yeşilot,Serdar Oğuzhan Çaycıoğlu, Editör
  • Ankara Üniversitesi Adresli: Evet

Özet

Karaçay-Malkar halkının uzak ataları Kafkasların kalbi Elbruz’un çevresinde buzul çağı sonrasından beri yaşamakta olan ilk modern insanların torunlarıydılar. Dağların hayat şartlarına uyum sağlamış, hayat çizgilerini ona göre belirlemişlerdi. Kendilerine özgü dilleri ve yaşam biçimleri vardı. Kafkas kültürünün temel taşları olan Maykop ve Koban kültürlerini yaratan Kafkaslıların arasında onların ataları da yer alıyordu.

Milattan önceki son bin yıl ile milattan sonraki ilk bin yıldaki yaklaşık iki bin yıllık süreçte Kafkasya kuzeyden gelen Kimmer, İskit, Sarmat, Alan, Hun, Bulgar, Avar, Hazar, Peçenek, Kıpçak gibi Türk ve İran (Hint-Avrupa) dilli savaşçı göçebe kavimlerin etkisi altında kalarak etnik ve kültürel yapısını değiştirdi. Yerli Kafkasya halklarının kuzey bozkırlarından gelen kavimlerle karışması sonucunda, merkezi Kafkasya’da Kıpçak Türk diline sahip bir Dağlı kabileler topluluğu etnogenez sürecini tamamlayarak Kafkas halkları arasında belirdi.

Orta Kafkasların dağlık bölgelerinde yaşamakta olan Abhaz, Adige, Oset ve Gürcü-Svan kökenli soylar 11-12. yüzyıllarda Kuban ırmağı havzasındaki bozkırlara gelen Kıpçaklarla temasa geçmişler ve o dönemde ticari ve siyasi hayatta son derece önemli rol oynayan ve “lingua franca” vazifesini üstlenen Kıpçak Türkçesi sayesinde hem birbirleriyle hem de Kıpçaklarla anlaşarak ticaret yapmışlardır. Cengiz Han ve Timur istilaları sırasında Kıpçakların bir bölümünün Kafkas Dağları’na sığınmaları neticesinde çoğunluğu oluşturan yerli Kafkaslılarla azınlıktaki Kıpçaklar arasında bir birleşme ve bütünleşme yaşanmış, Orta Kafkaslarda Elbruz Dağı eteklerinde birbirleriyle Kıpçak Türkçesiyle konuşup anlaşan yerli etnik topluluklar ortaya çıkmıştır. 15. yüzyılda artık Kıpçak dilinde konuşan bu Dağlı topluluklar Altın Orda kökenli “Karça” adlı bir beyin etrafında birleşerek günümüzdeki Karaçay-Malkar halkının temelini oluşturmuşlardır.

Orta Çağda Karaçay-Malkar halkı kendisini Tavlu (Dağlı) olarak adlandırıyor, konuştukları dile de tav til (dağ dili) adını veriyordu. Elbruz’un eteklerinde ortaya çıkan Dağlılar birbirlerine Alan diye hitap ediyorlar, komşu halklar da bu dağlıları Alanlar veya Aslar olarak adlandırıyorlardı.

18.-19. Yüzyıllarda Rus-Kafkas savaşlarının şiddetlendiği dönemlerde Kabardey, Abhazya, Dağıstan ve Çeçenistan’dan gelen aile ya da bireyler de Karaçay-Malkar ülkesinin güvenli topraklarına sığınarak yerli etnik unsurlara karıştılar. Karaçay-Malkar dilinin söz varlığının Kafkas dillerinin etkisi altında olması ve Karaçay-Malkar antropolojik tipinin ve genetik yapısının Kafkaslı çizgileri taşıması bu sosyolojik ve tarihi süreçleri doğrulamaktadır.

20. yüzyılın yetersiz bilimsel verileri ve bazı etnik topluluklara mensup kişilerin siyasi görüşleri çerçevesinde, Karaçaylılar ve Malkarlılar uzunca bir süre Kafkasya’nın “otokton” halkı değil, bölgeye 13. yüzyılda istila amacıyla gelen Kıpçakların dağlara sığınmış ve kültür açısından komşuları Kafkas halklarının adet, gelenek, hayat tarzı ve kıyafetlerini benimseyerek asimile olmuş topluluklar olarak gösterilmeye ve tanıtılmaya çalışıldılar. En basit ifadeyle, 21. yüzyılda genetik biliminin ve etnik kökenlere yönelik DNA analizlerinin kesin sonuçları soyut bilgiyi somut hale getirirken, Karaçay-Malkar halkına ait genetik analizler onların kökenlerinin Paleolitik döneme kadar uzanan en eski Kafkasyalılar olduklarını ortaya çıkarmıştır. Orta Kafkasların sarp dağlar ve derin vadilerle kaplı topraklarında Orta Çağda bir “dil değiştirme” sürecinin Kafkasya Dağlıları ile Kıpçak boyları arasında yaşandığı anlaşılmaktadır. İşte bu sebepten, Karaçay-Malkar kültürü ve dili hem Altay-Sibirya etkilerini taşırken hem de Kafkasyalı kökenlerine ait yerel unsurları bütün zenginliğiyle bünyesinde yaşatmaktadır.

Kafkasların kadim medeniyetlerinin torunları Karaçay-Malkarlılar, bölgeye özgü tarihî, etnik ve sosyolojik süreçlerin neticesinde Kafkasya’da ortaya çıkmış ve etnogenezleri Kafkasya’ya sıkı sıkıya bağlı bir Kafkas halkı olarak bilim dünyasında yerlerini almışlardır. Onların tarihî geçmişleri aynı zamanda Kafkasya’nın çok dilli ve çok kültürlü renkli yapısının oluşum sürecinin de bir aynasıdır.