OSL ve Düşük Sıcaklık Termokronolojisi Kullanılarak Doğu Himalayalar’da Yüzey Yükselimi ile Kabuksal Eksumasyonun İlişkilendirilmesi
Uluslararası Katılımlı 78. Türkiye Jeoloji Kurultayı, Ankara, Türkiye, 13 - 17 Nisan 2026, ss.237, (Özet Bildiri)
- Yayın Türü: Bildiri / Özet Bildiri
- Basıldığı Şehir: Ankara
- Basıldığı Ülke: Türkiye
- Sayfa Sayıları: ss.237
- Ankara Üniversitesi Adresli: Evet
Özet
Arunachal Himalayası, Himalaya orojeninin doğu segmentini temsil etmekte olup, 1950 Mw 8.4 Assam depreminin meizoseismal bölgesine yakın konumda bulunan Sismik Bölge IV içerisinde yer almaktadır. Bu kesim tektonik olarak aktif olmasına rağmen, deformasyonun zamanlaması ve jeomorfolojik evrimi zayıf bir şekilde sınırlandırılmıştır. Bu çalışma, Kuvaterner çökellerinin optik uyarımlı lüminesans (OSL) tarihlendirmesi ile kristalen kayaçların düşük sıcaklık termokronolojisi verilerini birleştirerek yeni jeomorfolojik, yapısal ve jeokronolojik kısıtlamalar sunarak Himalaya Ön Bindirmesi (HFT) ile Ana Merkez Bindirmesi (MCT) arasındaki alanlarda tektonizmanın yer şekilleri gelişimi üzerindeki rolünü değerlendirmektedir. Çalışma alanı; Kuvaterner taraça sistemlerini, Neojen yaşlı sedimanter havzaları ve HFT, Tippi Bindirmesi (TT), Bomdila Bindirmesi (BT) ve MCT gibi başlıca yapılarla sınırlandırılmış kristalen kayaçları kapsamaktadır. Yeni jeomorfolojik haritalama sonuçları, Dikrang ve Ranga nehirlerinin yapısal olarak denetlendiğini, BT ve TT boyunca D-B yönlü sapmalar sergilediğini ve KD–GB doğrultulu enine faylar boyunca güneye doğru akış gösterdiğini ortaya koymaktadır. Neojen sedimanter istifi, ekseni KD–GB doğrultulu bir enine fay tarafından ötelenmiş bölgesel ölçekte bir antiform oluşturmakta olup, bu durum aktif deformasyona işaret etmektedir. Akarsu taraçalarından elde edilen yeni OSL yaşları kullanılarak bindirme etkinliği ve yükselimin zamanlaması sınırlandırılmıştır. HFT, KD–GB doğrultulu bir fay boyunca yaklaşık 7 km yanal olarak ötelenmiştir ve kuzeydoğu ucuna yakın konumlanan en yüksek taraça yaklaşık 69 ky OSL yaşı vermekte olup, bu yaş bu sektörde HFT boyunca gerçekleşen yükselimin asgari yaşı olarak yorumlanmaktadır. Ayrıca, Kuvaterner yaşlı bir taraçanın Miyosen çökelleri üzerine bindirilmesiyle oluşan yaklaşık 200 m yüksekliğinde, D–B uzanımlı bir skarp tanımlanmıştır; bu taraçanın yaklaşık 59 ky’lık OSL çökelme yaşı, Tippi Bindirmesi’nin Geç Kuvaterner’de önemli ölçüde yeniden etkinleştiğini belgelemektedir. BT ile MCT arasındaki kristalen kayaçlardan elde edilen yeni apatit ve zirkon (U–Th)/He verileri, Arunachal Himalayası’nın bu bölümüne ait ilk eksumasyon verilerini sunmaktadır. Apatit He yaşları yaklaşık 2.3–13 My, zirkon He yaşları ise yaklaşık 8–14 My aralığında değişmekte olup, bindirme etkinliği ile ilişkili mekânsal olarak değişken soğuma ve diferansiyel eksumasyona işaret etmektedir. Buna ek olarak, yeni petrografik verilerimiz termokronolojik sonuçlarla birlikte değerlendirildiğinde, daha önce tek bir magmatik kütle olarak haritalanan Ziro Graniti’nin, farklı yerleşim ve eksumasyon geçmişlerine sahip en az iki ayrı granitik kütleden oluştuğunu ortaya koymaktadır. Bu çalışmanın özgünlüğü, Doğu Himalaya’nın bu kesiminde Kuvaterner taraçaların OSL tarihlendirmesi ile kristalen kayaçların düşük sıcaklık termokronolojisinin ilk kez birlikte uygulanması olup, yüzey süreçleri ile derin kabuksal deformasyon arasında doğrudan zamansal bir bağ kurulmasını sağlamaktadır. Elde edilen yeni bulgular, tektonik çerçeveyi daha hassas hâle getirmekte ve Himalaya’nın doğu kenarı boyunca Hint levhası deformasyonunun daha iyi anlaşılmasına katkı sunmaktadır.
The Arunachal Himalaya represents the eastern segment of the Himalayan orogen and lies within Seismic Zone IV, close to the meizoseismal region of the 1950 Mw 8.4 Assam earthquake. Although this sector is tectonically active, the timing of deformation and landscape evolution remain poorly constrained. This study presents new geomorphic, structural, and geochronological constraints, integrating optically stimulated luminescence (OSL) dating of Quaternary sediments and low-temperature thermochronology of crystalline rocks, and evaluate the role of tectonism on landform development between the Himalayan Frontal Thrust (HFT) and the Main Central Thrust (MCT). Our study area includes Quaternary terrace systems, Neogene sedimentary basins, and crystalline rocks bounded by major structures such as the HFT, Tippi Thrust (TT), Bomdila Thrust (BT), and MCT. New geomorphic mapping shows that the Dikrang and Ranga rivers are structurally controlled, displaying E–W deflections along the BT and TT and southward flow along NE–SW-trending transverse faults. The Neogene sedimentary succession forms a regional antiform whose axis is offset by a NE–SW transverse fault, indicating active deformation. Using our new OSL ages from fluvial terraces, we constrain the timing of thrust activity and uplift. The HFT is laterally displaced by ~7 km along a NE–SW fault, and the highest terrace near the northeastern termination yields an OSL age of ~69 ka, which we interpret as the minimum uplift age along the HFT in this sector. Additionally, a Quaternary terrace is thrust over Miocene sediments forming an ~200 m high E–W-trending scarp; its OSL depositional age of ~59 ka documents significant Late Quaternary reactivation of the Tippi Thrust. We also present new apatite and zircon (U–Th)/He data from crystalline rocks between the BT and MCT, providing the first data for the exhumation history from this part of the Arunachal Himalaya. Apatite He ages range from ~2.3 to ~13 Ma, whereas zircon He ages range from ~8 to ~14 Ma, indicating spatially variable cooling and differential exhumation linked to thrust activity. Furthermore, our new petrographic data along with thermochronological data reveal that Ziro Granite, previously mapped as a single body, comprise at least two distinct granite bodies with different emplacement and exhumation histories. The novelty of this work lies in the first combined application of OSL dating of Quaternary terraces and lowtemperature thermochronology of crystalline rocks in this sector of the Eastern Himalaya, allowing direct temporal linkage between surface processes and deep crustal deformation. These new results refine the tectonic framework and improve understanding of Indian plate deformation along the eastern Himalayan margin.