Ağıt ve ağıt ritüelleri ölüm hadisesi karşısında insanların taşıdığı yoğun duyguların bir tür ifade ediliş biçimi olarak dünyanın birçok toplumunda karşımıza çıkar. Gerek Türk gerekse de Güney Slav halklarının kültüründe ağıt ve ağıt ritüelleri geçmişten günümüze değin var olan bir fenomen olmuştur. Güney Slavlarının tarihsel açıdan uzun yıllar Türk kültürü ile münasebet içerisinde oluşu, kültürel ve dinî etkileşimin ağıt ve ağıt ritüellerini de içine alacak biçimde gelişmesine imkan tanımıştır. Bölgede özellikle Müslüman Boşnaklar özelinde tasavvur edilen Türk kültürü etkisi ağıtlar üzerinden ele alındığında esasında Türk kültürünün Ortodoks ve Katolik Slav gruplar üzerinde de önemli derece etkili olduğunu gözlemlemek mümkündür. Bu bağlamda çalışmada bir yandan Güney Slav ağıtlarının tarihçesi hakkında bilgiler verilip icra edildiği sahanın çerçevesi çizilmeye çalışılırken diğer yandan Güney Slav ağıtlarının ve ağıt yakma geleneklerinin genel karakteristiği ortaya konmaya çalışılmıştır. Bunun yanı sıra eş zamanlı olarak Türk ağıtları ve ağıt yakma gelenekleri ile olan benzerlikler, ayrışmalar ve ortak hususlar belirlenmeye çalışılmıştır.
Lament and lament rituals are a form of expression of the intense emotions that people carry in the face of death in many societies of the world. In the culture of both Turkish and South Slavic peoples, lament and lament rituals have been a phenomenon that has existed from the past to the present. The fact that the South Slavs have been in contact with Turkish culture for many years has enabled the cultural and religious interaction to develop in a way to include lament and lament rituals. When the influence of Turkish culture in the region, which is envisioned especially in the Muslim Bosnians, is analyzed through laments, it is possible to observe that Turkish culture has a significant influ- ence on Orthodox and Catholic Slavic groups as well. In this context, in this study, on the one hand, while giving information about the history of South Slavic laments and trying to draw the framework of the field in which they are performed, on the other hand, the general characteristics of South Slavic laments and lamentation traditions were tried to be revealed. In addition, similarities, differences and commonalities with Turkish laments and lamen- tation traditions have been tried to be determined. In this way, the cultural interaction between Turkish and Slavic communities based on an ancient origin was tried to be revealed from a different perspective through laments.