Titanyum Alerjisi Olan Hastalarda Zirkonyum İmplantlar: İki Olgu Sunumu


Ayazoğlu M., Yıldız M., Yurttutan M. E., Akat B.

32nd International Scientific Congress of the Turkish Association of Oral and Maxillofacial Surgery, Antalya, Türkiye, 5 - 09 Kasım 2025, ss.151-152, (Özet Bildiri)

  • Yayın Türü: Bildiri / Özet Bildiri
  • Basıldığı Şehir: Antalya
  • Basıldığı Ülke: Türkiye
  • Sayfa Sayıları: ss.151-152
  • Ankara Üniversitesi Adresli: Evet

Özet

GİRİŞ: Titanyum dental implantlar uzun dönemli başarısı ve biyouyumluluğu sayesinde oral implantolojide altın standart kabul edilmektedir. Ancak nadir de olsa titanyuma karşı gelişebilen aşırı duyarlılık reaksiyonları, implant tedavisinin uygulanabilirliğini sınırlayabilmektedir. Bu nedenle, metal içermeyen ve biyouyumluluğu yüksek bir alternatif olan zirkonyum implantlar son yıllarda önem kazanmıştır. VAKA SUNUMU: Olgu 1: 62 yaşında, sistemik rahatsızlığı bulunmayan kadın hasta zirkonyum dışındaki dental implantı oluşturan tüm metallere alerjisi olduğu ve hareketli protezini kullanamama şikayetiyle kliniğimize başvurmuştur. Radyolojik ve klinik muayene sonrası ağızda bulunan tüm dişlerin protetik açıdan da değerlendirilmesiyle birlikte çekimine karar verilmiştir. Üst çeneye beş, alt çeneye de dört tane zirkonyum implant planlaması yapılmıştır. İmplant osseoentegrasyonu için 3 ay beklenerek yapılan radyografik muayene sonrasında protez aşamasına geçilmesine karar verilmiştir. 7 aylık takip süresinde hastanın herhangi bir estetik veya fonksiyonel şikayeti olmayıp halen protezini kullanabilmektedir. Olgu 2: 63 yaşında, sistemik rahatsızlığı bulunmayan kadın hasta dental implant içerisindeki metal bileşenlerin tamamına alerjisi olduğu ve sabit bir protez kullanmak istediği için kliniğimize başvurmuştur. Radyolojik ve yapılan klinik muayene sonucunda sağ ve sol maksilla posterior bölgeye ikişer tane olmak üzere toplam dört tane zirkonyum implant yapılması planlanmıştır. İmplantların osseoentegrasyon süreci tamamlandıktan sonra gerekli cerrahi muayene yapılarak proteze yönlendirilmiştir. SONUÇ: Zirkonyum implantlar, titanyum alerjisi bulunan hastalarda güvenli ve estetik açıdan tatmin edici bir tedavi seçeneği sunmaktadır. Ancak uzun dönem klinik sonuçların netleşebilmesi için geniş hasta serilerinde yapılacak ileri çalışmalara ihtiyaç vardır. 

OBJECTIVE: Titanium dental implants are considered the gold standard in oral implantology due to their long-term success and biocompatibility. However, in rare cases, hypersensitivity reactions to titanium may limit the feasibility of implant therapy. Consequently, zirconia implants, which are metal-free and highly biocompatible, have gained increasing attention in recent years as an alternative. CASE PRESENTATION: Case 1: A 62-year-old female patient with no systemic disease presented to our clinic with allergy to all metallic components of dental implants except zirconia and complaints of inability to use her removable prosthesis. Following radiological and clinical examination, extraction of all remaining teeth was indicated after prosthetic evaluation. Placement of five zirconia implants in the maxilla and four in the mandible was planned. After a 3-month period for osseointegration and radiographic reassessment, the patient proceeded to the prosthetic phase. At 7 months of follow-up, she exhibited no esthetic or functional complaints and continued to use her prosthesis successfully. Case 2: A 63-year-old female patient without systemic disease presented with allergy to all metallic implant components and a request for fixed prosthetic rehabilitation. Clinical and radiological evaluation indicated the placement of four zirconia implants, two in each posterior maxillary region. Upon completion of the osseointegration period and surgical follow-up, the patient was referred for prosthetic rehabilitation without complications. RESULT: Zirconia implants provide a safe and esthetically satisfactory treatment option for patients with titanium allergy. Nevertheless, further long-term clinical studies with larger patient cohorts are required to confirm their predictability and clinical success.