Dede Korkut Hikâyeleri’nin İngilizce & İspanyolca Çevirilerinde Türk Kültürünün Yansıması


Kayacık Z., Metin Tekin B.

FOLKLOR/EDEBIYAT: HALKBILIM, ETNOLOJI, ANTROPOLOJI, EDEBIYAT, cilt.32, sa.125, ss.277-292, 2026 (ESCI, Scopus, TRDizin)

  • Yayın Türü: Makale / Tam Makale
  • Cilt numarası: 32 Sayı: 125
  • Basım Tarihi: 2026
  • Dergi Adı: FOLKLOR/EDEBIYAT: HALKBILIM, ETNOLOJI, ANTROPOLOJI, EDEBIYAT
  • Derginin Tarandığı İndeksler: Scopus, Emerging Sources Citation Index (ESCI), TR DİZİN (ULAKBİM)
  • Sayfa Sayıları: ss.277-292
  • Ankara Üniversitesi Adresli: Evet

Özet

Bu çalışmada, Dede Korkut Hikâyeleri’nin İngilizce ve İspanyolca çevirisinde geçen kültürel ögelerinin aktarımı incelenmiştir. Çalışmanın amacı, çeviri kitap- larında bulunan üç kısa hikâyede geçen kültürel ögelerin Türkçeden İngilizceye ve İspanyolcaya çevirilerinde kullanılan çeviri stratejilerini araştırmak ve bu çevi- rilerde çevirmenin ne derecede Türk kültürünü yansıttığını karşılaştırmalı olarak incelemektir. Bu amaç doğrultusunda çalışma, nitel araştırma yöntemine dayalı olarak yürütülmüş; seçilen üç hikâye, kültürel ögelerin çevirisi açısından karşılaş- tırmalı metin çözümlemesi tekniği ile incelenmiştir. Bu çalışmada; mikro strateji olarak, N. Berrin Aksoy’un (2002) kültürel öge çeviri metotları “Sözcüğü sözcüğü- ne çeviri, Aktarım, Uyarlama, İşlevsel çeviri, Açıklama, Çıkarma” ile makro stra- teji olarak Venuti’nin (1995) “Yerlileştirme” & “Yabancılaştırma” çeviri stratejile- rinden yararlanılmıştır. Sözcüğü sözcüğüne çeviri, aktarım ve açıklama stratejileri “yabancılaştırma” olarak değerlendirilmişken; uyarlama, işlevsel ve çıkarma stra- tejileri de “yerlileştirme” olarak sınıflandırılmıştır. Çalışma sonucunda, incelenen hikâyelerin İngilizce çevirilerinde kültürel ögelerin aktarımında en sık kullanılan mikro çeviri stratejisinin “aktarım” olduğu belirlenmiştir. En az kullanılan mikro çeviri stratejisinin ise “Çıkarma” olduğu tespit edilmiştir. İspanyolca çevirilerde en çok kullanılan mikro stratejinin “uyarlama”, en az kullanılan stratejinin ise İngiliz- cede olduğu gibi “çıkarma” olduğu belirlenmiştir. Makro stratejiler incelendiğinde ise İngilizce çevirilerde %60,53 oranında “yabancılaştırma” ve %39,47 oranında “yerlileştirme” stratejisinin tercih edildiği tespit edilmiştir. Erek dil olarak İspan- yolcada ise bu stratejilerin kullanılma sıklığının eşit olduğu görülmüştür. Özellikle makro stratejiler dikkate alındığında, eserin İngilizce çevirisinde daha çok kaynak kültürün, İspanyolca çevirisinde ise hem kaynak hem de erek kültürün gözetildiği sonucuna ulaşılmıştır. İngilizce çeviride, kaynak dile sadık kalınmasının Türk kültürünün bu dilde ve evrensel ölçekte tanıtılmasına hizmet ettiği tespit edilmiştir.

In this study, the transmission of cultural items present in the English translation and the Spanish translation of the Dede Korkut stories has been examined. This study aims to explore the translation strategies employed in the translation of three short stories from Turkish into English and Spanish, and to compare the extent to which the translators reflect Turkish culture in these translations. In this study, as micro-strategies, the strategies of translation of cultural items proposed by N. Berrin Aksoy (2002), “Literal translation, Transference, Adaptation, Neutralization, Functional equivalent, Explanation, Deletion”, and as macro- strategies, the translation strategies “Domestication” and “Foreignization” proposed by Venuti (1995) have been used. According to the study’s results, the most commonly used micro-translation strategy for transferring cultural items in the English translation of stories translated with TEDA is “Transference.” The least used strategy was “Deletion”. In the Spanish translation, the most used micro- strategy is “Adaptation”; the least used micro-strategy is “Deletion”, as in English. When macro strategies are examined, the “Foreignization” strategy is used with 60.53% and the “Domestication” strategy with 39.47% for the English translation. As for the target language, Spanish, the frequency of using these strategies is equal. Especially considering macro strategies, it is concluded that the English translation tends to follow more closely the source culture, while in the Spanish translation, both the source and target cultures are considered. In the English translation, it has been determined that remaining faithful to the source language serves to promote Turkish culture in this language and on a universal scale.