”Ticari İşlemlerde Taşınır Rehni Kanunu”nun Ticaret Hukuku Açısından Değerlendirilmesi
BANKA VE TICARET HUKUKU DERGISI, cilt.33, sa.1, ss.5-51, 2017 (TRDizin)
- Yayın Türü: Makale / Tam Makale
- Cilt numarası: 33 Sayı: 1
- Basım Tarihi: 2017
- Dergi Adı: BANKA VE TICARET HUKUKU DERGISI
- Derginin Tarandığı İndeksler: TR DİZİN (ULAKBİM)
- Sayfa Sayıları: ss.5-51
- Ankara Üniversitesi Adresli: Evet
Özet
Para piyasalarında kredi araçları ile finansman
yaratmanın ön koşulu alacaklı konumundaki kişide borcun ifa edileceğine yönelik
güvenin sağlanmasıdır. Güven ihtiyacını gideren en temel hukuki araçlar ise
ayni ve şahsi teminatlardır. Ayni teminat türü olan rehin esas itibarıyla Türk
Medeni Kanununun (TMK) “Eşya Hukuku” kitabında düzenlenmiştir. Bununla
birlikte, Ticaret Hukukunun ayrı bir disiplin olarak ortaya çıkmasını sağlayan
basitlik, sürat, güven gibi ihtiyaçların giderilmesine yönelik özel
düzenlemeler, bu konunun da farklı bir şekilde ele alınması ihtiyacını
doğurmuştur. Nitekim, bu çerçevede ilk olarak, 1971 tarihli 1447 sayılı Ticari
İşletme Rehni Kanunu (TİRK)[1]
ile özel düzenlemeler öngörülmüştür. Ancak, bu Kanun, uygulamanın ihtiyaçlarına
yeterince cevap veremediği gerekçesiyle 01 Ocak 2017 tarihinde yürürlükten
kaldırılmış; yerine de aynı tarihte 6750 sayılı Ticari
İşlemlerde Taşınır Rehni Kanunu (TİTRK)[2]
yürürlüğe girmiştir.
Ticari İşlemlerde Taşınır Rehni Kanunu; rehin hakkının konusu ve tarafları yönünden Ticaret Hukuku, özü açısından Medeni Hukuk, borçlunun borcunu ödemediği takdirde söz konusu olacak süreç bağlamında İcra ve İflas Hukuku, cezai müeyyideleri bakımından da Ceza ve Ceza Muhakemesi Hukuku disiplinlerinin kesişim noktalarında yer almaktadır. Bu çalışmada ise Ticari İşlemlerde Taşınır Rehni Kanunu kapsamında kurulacak rehin sözleşmelerinin tarafları, şekli, içeriği, konusu ve ilgili diğer yeni düzenlemeler Ticaret Hukuku açısından incelenmiştir.
The pre-condition of creating fund from money
markets by credit instruments is to provide confidence for payment of the debt
to the creditor. The main legal instruments that provide the need of confidence
are real and personal securities. The pledge which is a type of real security
is enacted in “Property Law” Book of Turkish Civil Code. In addition to that,
the special provisions for the need of simplicity, rapidity, confidence that
make Commercial Law occur as a seperate discipline create the need to handle
also this subject differently. In this scope, initially, special provisions are
foreseen with the Commercial Enterprise Pledge Code (Nr. 1447) dated 1971.
However, this Code is abolished in January 01, 2017 on ground that it can not
answer the needs of practice effectively. Instead of this Code, Movable Pledge
in Commercial Actions Code (Nr. 6750) came into force in January 01, 2017.
Movable Pledge in Commercial Actions Code takes place in the junction of Commercial Law as the subject and parties of pledge, Civil Law as the essence of the right of pledge, Debt Enforcement and Bankruptcy Law as the process of non-payment of the debt by the debtor and Criminal Law and Criminal Procedure Law as the criminal sanctions. In this study, the parties, form, content, subject of the pledge agreements which will be drawed up in scope of Movable Pledge in Commercial Actions Code and other related new provisions will be examined in terms of Commercial Law.