İKİ ŞEHRİN HİKÂYESİ’NİN İKİ FARKLI TÜRKÇE ÇEVİRİSİNİN KARŞILAŞTIRMALI İNCELENMESİ


Albayrak G.

ASSOS İnsan ve Toplum Bilimlerinde Araştırmalar Dergisi, cilt.3, sa.1, ss.28-44, 2026 (Hakemli Dergi)

Özet

Bu makale, Charles Dickens’ın İki Şehrin Hikâyesi adlı romanının iki farklı Türkçe çevirisini,

Can Yayınları tarafından yayımlanan Meram Arvas çevirisini (2020) ve İş Bankası Kültür

Yayınları’ndan çıkan Didar Zeynep Batumlu çevirisini (2021), karşılaştırmalı olarak incelemeyi

amaçlamaktadır. Çalışmanın temel hedefi, romanın omurgasını oluşturan Fransız Devrimi temasının,

özellikle de devrimci öfkenin, taşkın coşkunun ve sınırların yıkımını simgeleyen Dionysosçu ruhun

her iki çeviride nasıl temsil edildiğini ortaya koymaktır. Bu bağlamda araştırma, Dickens’ın

metninde yer alan Dionysos’a yapılan doğrudan ya da dolaylı göndermelerin, imaların ve mitolojik

çağrışımların çevirilerde ne ölçüde korunup aktarılabildiğini; çevirmenlerin seçimlerinin metnin

anlam dünyasını, duygusal yoğunluğunu ve ―Dionysosçu‖ boyutunu nasıl etkilediğini tartışmayı

amaçlar. Çalışmanın giriş bölümünde öncelikle Dickens’ın romanı tarihsel ve tematik bağlamı içinde

kısaca tanıtılacak; yazarın Fransız Devrimi’ni anlatırken Paris ve Londra şehirleri üzerinden kurduğu

zıtlıkların, aslında insan ruhundaki Apolloncu düzen ve Dionysosçu taşkınlık arasındaki çatışmayı da

simgelediği vurgulanacaktır. Bu noktada Nietzsche’nin Tragedyanın Doğuşu adlı eserinde ortaya

koyduğu Dionysos ve Apollon ilkeleri arasındaki gerilim, romanın derin anlam katmanlarını

çözümlemede kuramsal bir çerçeve olarak kullanılacaktır. Ardından, iki Türkçe çeviri arasındaki

farklılıklar, özellikle Dionysos’a ilişkin unsurların aktarımında ortaya çıkan anlam kaymaları,

kültürel uyarlama stratejileri ve olası sansür ya da sadeleştirme eğilimleri üzerinden

değerlendirilecektir. Çevirmenlerin sözcük seçimleri, üslup tercihleri ve metnin duygusal tınısına

yaklaşımları karşılaştırılarak, kaynak metnin ruhuna ne ölçüde sadık kalındığı, hangi çevirinin

Dickens’ın estetik ve mitolojik derinliğini daha etkili biçimde yansıttığı tartışılacaktır. Sonuç olarak

bu çalışma, Dickens’ın romanındaki devrimci şiddet ile Dionysosçu taşkınlık arasındaki ilişkinin

çeviri sürecinde nasıl biçim değiştirdiğini, metnin mitsel ve simgesel boyutlarının Türkçe çevirilerde

ne ölçüde silikleştiğini veya yeniden üretildiğini göstermeyi amaçlamaktadır. Böylelikle çeviri

ediminin yalnızca dilsel bir aktarım değil, aynı zamanda kültürel, felsefi ve estetik bir yeniden

yaratım süreci olduğu bir kez daha vurgulanacaktır.