Renal transplant hastalarında idrar sodyum atılımının metabolik sendrom, hipertansiyon ve greft fonksiyonu ile ilişkisinin değerlendirilmesi


Duran T. I., Yildirim S., Sayin B.

Turkish Journal of Clinics and Laboratory, cilt.14, sa.1, ss.82-88, 2023 (TRDizin) identifier

Özet

Amaç: Renal transplant (RT) hastalarında idrar sodyum atılımı ile metabolik sendrom, hipertansiyon, greft fonksiyonu arasındaki ilişkinin değerlendirilmesidir. Gereç veYöntemler: Nakil polikliniğinde düzenli takip edilen 152 RT (%35.5 kadın cinsiyet) alıcısı çalışmaya alındı. Hastaların demografik özellikleri, ofis kan basıncı değerleri, boy, kilo, vücut kitle indeksi, bel ve kalça ölçümleri, immunsüpresif ilaçlar, diğer ilaçlar ve biyokimyasal parametreleri kaydedildi. Tüm RT alıcılarında sabah ilk idrarlarında spot sodyum ve protein atılımları ölçüldü. Hastalar spot idrar sodyum medyan değerine göre düşük sodyum atılımı (≤57 mmol/L) ve yüksek sodyum atılımı (≥58 mmol/L) olarak gruplandırıldı. Bulgular: Gruplar spot idrar sodyum atılımına göre karşılaştırıldığında kreatinin değerleri, sistolik KB ve diyastolik KB açısından fark bulunmadı (sırasıyla p=0,21, p=0,18 ve p=0,80). Düşük sodyum grubunda; kadınlarda kreatinin değerleri anlamlı derecede düşük (p<0,001) ve eGFR yüksek saptandı (p=0,03). Yüksek sodyum grubunda; BUN ve kreatinin düzeyleri cinsiyete göre karşılaştırıldığında erkeklerde anlamlı derecede yüksek bulundu (sırasıyla p=0,04 ve p=0,02). EF değeri erkeklerde kadınlardan anlamlı derecede düşüktü (p=0,008). Metabolik sendromu olan ve olmayan hastaların spot idrar sodyum atılımları karşılaştırıldığında her iki grupta spot idrar sodyum atılım değerleri arasında fark saptanmadı (p=0,99). Sonuç: Spot idrar sodyum atılımı, RT hastalarında sodyum alımını değerlendirmek için kullanılabilecek ucuz ve nispeten etkili bir tarama yöntemi olarak görülebilir. Özellikle erkek cinsiyet, böbrek fonksiyon bozukluğu ve yüksek tansiyonu olan RT alıcılarında daha değerli bir takip yöntemi olarak kabul edilebilir.
Aim: To evaluate the relationship between high sodium intake determined by spot urinary sodium excretion with metabolic syndrome, hypertension, and graft function in renal transplant (RT) recipients. Materials and Methods: 152 RT (35.5% were female) recipients were enrolled. The demographic characteristics, office blood pressure (BP) values, height, weight, body mass index, waist and hip measurements, immunosuppressive drugs, other medications, and biochemical parameters of the patients were recorded. Spot urinary sodium and protein excretions were measured in the RT recipients' first-morning urine. The patients were grouped as low sodium excretion (≤57 mmol/L) and high sodium excretion (≥58 mmol/L) based on the median value. Results: When the groups were compared according to spot urinary sodium excretion, no difference was found in terms of creatinine values, systolic BP and diastolic BP (p=0.21, p=0.18 and p=0.80, respectively). In the low sodium group, creatinine values were significantly lower (p<0.001), and eGFR was high in female patients (p=0.03). The mean protein in spot urine was lower in women (p=0.03). In the high sodium group, BUN and creatinine levels were significantly higher in male patients than in female patients (p=0.04 and p=0.02, respectively). The ejection fraction was significantly lower in male patients than in female patients (p=0.008). When the spot urinary sodium excretion of patients with and without metabolic syndrome was compared, no difference was found between the two groups (p=0.99). Conclusion: Spot urinary sodium excretion can an inexpensive and relatively effective screening method that can be used to evaluate sodium intake in RT patients. It can be considered a more valuable follow-up method, especially in RT recipients with male gender, kidney dysfunction, and high BP.