Düşük ejeksiyon fraksiyonlu kalp yetersizliği olan hastalarda kullanılan beta bloker dozlarının güncel kılavuzlara uygunluğunun değerlendirilmesi


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Ankara Üniversitesi, Tıp Fakültesi, Dahili Tıp Bilimleri Bölümü, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2018

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: ONUR YILDIRIM

Danışman: HASAN SADİ GÜLEÇ

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Giriş: Dünya nüfusunun yaşlanmasıyla birlikte görülme sıklığı her geçen gün artan kalp yetersizliği (KY) yüksek mortalite ve morbiditeye sahip bir hastalıktır. Avrupa Kardiyoloji Derneğinin (European Society of Cardiology) 2016 yılında yayınladığı KY kılavuzunda hastalar sol ventrikül ejeksiyon fraksiyonu (EF) değerlerine göre gruplara ayrılmış olup EF'si %40'ın altında olan hastalar düşük EF'li KY olarak tanımlanmıştır. Bu hastalarda faydası ispatlanmış tedavi protokollerini uygulayarak sağ kalımı önemli derecede artırmak mümkündür. Sağ kalımı artırdığı gösterilen ilaç gruplarından bir tanesi β-blokerlerdir. Ne var ki değişik merkezlerde yapılan çalışmalarda β-blokerlerin kılavuzlar tarafından önerilen hedef dozların oldukça altında kullanıldığı bildirilmiştir. Hedef doza ulaşılmaması durumunda bu ilaç grubundan beklenenen faydanın sağlanamayacağı konusunda çeşitli makaleler yayınlanmıştır. Çalışmamızın amacı hastanemizde düşük EF'li KY tanısıyla takip edilen hastalarda β-blokerlerin tavsiye edilen dozlarda kullanılıp kullanılmadığını test etmektir. Uygun dozda kullanılmayan hastalarda dozun neden düşük tutulduğunu anlayabilmek için varsa belirleyici faktörleri bulmak da diğer bir araştırma amacımızdır. Gereç ve Yöntem: Çalışmamıza düşük EF'li KY tanısıyla takip edilen 18 yaşından büyük 200 hasta dahil edildi. Elli dört hasta poliklinik başvuruları sırasında çalışmaya alındı. Geriye kalan 146 hasta ise son bir yıl içerisinde poliklinik girişi şartı göz önünde bulundurularak Avicenna sisteminden KY için uygun ICD kodu (I-50) girilip, geriye dönük tarama yapmak suretiyle çalışmaya dahil edildi. Hastaların tamamında demografik, klinik ve laboratuvar bulguları ile kullanılan ilaçlar ve dozları SPSS programı kullanılarak kayıt altına alındı. Hastalarda kullanılan farklı β-bloker türleri (metoprolol, karvedilol, bisoprolol, nebivolol), ortalama β-bloker dozu, hedef doza ulaşma oranları tüm β-blokerler için ve farklı β-bloker türleri için ayrı ayrı hesaplandı. Daha önceki çalışmalar ışığında hastalar hedef β-bloker dozunun %50'sinden az (düşük doz) ve %50 ve üzerinde (yüksek doz) kullanım oranlarına göre de sınıflandırıldı. Düşük dozda kalan hastalarla, hedef doza ulaşan ya da göreceli olarak yüksek doz kullanılan hastalar arasındaki farklılıkları tespit etmek için istatistiksel analizler yapıldı. Bulgular: Çalışmaya aldığımız hastaların %93'ü kılavuzların önerdiği β-blokerlerden bir tanesini kullanıyordu. En fazla tercih edilenler sırasıyla metoprolol süksinat (%62) ve karvedilol (%26) idi. Ortalama günlük doz; metoprolol süksinat kullananlarda 57 mg (hedef doz 200 mg), karvedilol grubunda ise 21 mg (hedef doz 50 mg) olarak belirlendi. β-blokerlerin KY kılavuzlarında önerilen hedef dozda kullanım oranı %9 olarak bulundu. Yüksek doz (hedef dozun en az %50'sini kullananlar) β-bloker kullanım oranı ise %30 idi. Düşük dozda kalan hastalarla, hedef doza ulaşan ya da göreceli olarak yüksek doz kullanılan hastalar demografik, klinik ve laboratuvar bulguları açısından karşılaştırıldığında düşük doz kullanımını izah edebilecek bir özellik ile karşılaşılmadı. Sonuç: Çalışmamızda düşük EF'li KY hastalarında β-bloker kullanım oranını oldukça yüksek bulmamıza karşın tercih edilen dozların kılavuzlarda önerilen dozların oldukça altında kaldığını gözlemledik. Kalp yetersizliği hastalarında hedef doz β-bloker kullanımıyla gerçekleşen sağ kalım artışının düşük doz kullanımda gerçekleşmeyeceği, en azından beklenen oranda gerçekleşmeyeceği kaygısından yola çıkarak KY hastalarında tedavi optimizasyonuna daha fazla özen gösterilmesi gerektiği sonucuna vardık.