Modernleşme sürecinde Osmanlı'da çocuk eğitimi ve literatürü


Tezin Türü: Yüksek Lisans

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Ankara Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, YAKINÇAĞ TARİHİ ANABİLİM DALI, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2012

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: MERAL GÜDEK

Danışman: BEKİR KOÇ

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Bu araştırmada Osmanlı Devleti'nde 0 - 12 yaş arası çocukların eğitimi ve sosyal hayatları klasik ve ağırlıklı olarak modern dönem içinde olmak üzere incelemeye çalışıldı. Aynı zamanda çocuk edebiyatı, çocuklarla ilgili yayın hayatı, gazete ve dergileri de kapsayan bir literatür çalışması yapıldı.Osmanlı'da Fatih Sultan Mehmet'in ilk olarak açtığı sıbyan mektepleri eğitim açısından tek ilköğretim kurumuydu. 1850'lere kadar bu okul tek başına ilköğretimi yürüttü. Tanzimat'tan sonra ise ilköğretim kurumları İbtidai'lerle yenilenmeye çalışıldı ve ilköğretimde ikili bir dönem başladı. Bu cumhuriyetin ilanına kadar devam etti. Her ne kadar yetersiz olsa da eğitimde en ciddi adımlar Tanzimat'tan sonra atılmış, Batılılaşma süreciyle birlikte çocuğun sosyal yaşantısında büyük değişiklikler olmuştur. Osmanlı Devleti'nin model olarak aldığı Batı'da çocuklara ilişkin kurumlaşmanın üç aşamadan oluşur. İlk olarak, çocuğun büyüklerden farklı bir hukuku olduğunun kabul edilmesinden, çocuk mahkemelerinin kurulmasına kadar devam eden iyileştirmelerdir ki bu aşamanın kişi hak ve özgürlüklerinin güvence altına alındığı anayasal süreçlerle yakından ilgisi vardır. İkincisi, hukuki düzenlemeler paralelinde oluşturulan, çocukların cezalarını çekerken aynı zamanda meslek sahibi üretken insanlar haline gelmelerine olanak sağlayacak ceza ve ıslahevlerinin kuruluşudur ki bu da Sanayi Devrimi'nin sosyoekonomik sonuçlarıyla ve çocuk suçlarındaki artışla yakından ilgilidir. Son olarak ise tüm çocukları kapsayacak bakımevleri, yurtlar, süt evleri, kreşler vb. kurumların açılması oluşturur ki özellikle I. Dünya Savaşı'nın olumsuz koşullarından sonra hızlanan bu süreç, modern sosyal yaşamın bir olgusu olmuştur.Sonuç olarak devlet, çocukları sosyal politikaları ve ideolojisini benimsetebileceği bir araç olarak görene kadar eğitimine ve sosyal hayatına hiçbir müdahalede ve yardımda bulunmamıştır diyebiliriz. Batılılaşma ve devletin bulunduğu durumdan kurtulmasının temelden başlayan reformlarla gerçekleşebileceği çok geç anlaşılmış ve yapılan ıslahatlar yetersiz ve geç kalmıştır. Bu alandaki araştırma ve somut belgelerin ve konuyla ilgili araştırmanın az olması günümüzde de bu konuya gerekli ilginin gösterilmediğinin bir ispatıdır.