Ayaşlı Şaʿbān Şifāʾī'nin Tedbīrü'l Mevlūd adlı eseri ve Türk tıp tarihi açısından önemi


Tezin Türü: Doktora

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Ankara Üniversitesi, Sağlık Bilimleri Enstitüsü, Tıp Tarihi ve Etik, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2025

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: SEBAHAT ATAR

Danışman: Ahmet Acıduman

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Şaʿbān Şifāʾī tarafından 18. yüzyıl başında yazılan Tedbīrü‎'‎l-Mevlūd Osmanlı elyazmaları içinde ‎gebelik ve ‎çocuk hastalıkları konusunda yazılmış ilk kapsamlı,‎Türkçe eser olarak bilinmektedir. ‎Şaʿbān Şifāʾī, müderris, saray hekimi, ordu hekimbaşısı ve kadı olarak görev yapan, şair, tarihçi yönü ‎de olan Osmanlı alimidir. Şaʿbān Şifāʾī'nin diğer eserleri: Şifâ'iyye fi't-tıbb, Terceme-i Kısas-ı Enbiyā ‎ve bir çeviri eser olan Fezail-i Āl-i Osman'dır. Tedbīrü‎'‎l-Mevlūd'ün yazılması 1701 yılında ‎‎tamamlanmış olup bilinen 16 nüshası bulunmaktadır. ‎ Tedbīrü‎'‎l-Mevlūd'ün ‎çeviriyazısının yapılarak mümkün olduğunca nesnel verilere dayanan analizler ‎ile eser hakkında güvenilir bilgilerin ortaya konulması bu tezin amacını oluşturmaktadır. Eserin ‎İstanbul Süleymaniye Kütüphanesi, Mihrişah Sultan Koleksiyonunda, 344 arşiv numarası ile kayıtlı ‎nüshası kullanılarak derkenarlar da dahil olmak üzere çeviriyazısı yapılmıştır. Takiben çeviriyazı ‎üzerinden yapılan nicel ve nitel analizler ile eser incelenmiştir. ‎ Tedbīrü‎'‎l-Mevlūd'de varağın bir yüzü "sayfa" olarak kabul edilerek bölümlerin kaç sayfa hacminde ‎‎olduğuna bakıldığında 216 sayfa ile en çok yer kaplayan bölüm "çocuk hastalıkları" olmuş, ‎bunu ‎‎121 sayfa ile "kadın hastalıkları ve doğum" izlemiştir. Embriyoloji ve eğitim konularının ‎ise 16 ve ‎‎14 sayfa olduğu belirlenmiştir. Bu haliyle Tedbīrü‎'‎l-Mevlūd Türkçe yazılmış, doğum ve çocuk ‎‎hastalıkları kitabı olup içinde ayrıca kadın hastalıkları, embriyoloji ve çocuk eğitimi konularında ‎da ‎bilgi bulunmaktadır. Tedbīrü'l-Mevlūd'de ana metin ve derkenarlarda yüzlerce terimin açıklaması ve ‎Türkçe karşılıkları verilmiş olup eserin Türkçe tıbbi terminoloji ve sözlük çalışmaları açısından ‎değerli bir kaynak olduğunu göstermektedir.‎ Tedbīrü'l-Mevlūd, Osmanlı tıbbının klasik döneminde ‎yazılmış olup devrinin özelliklerini taşımaktadır. Tedbīrü'l-Mevlūd yazılmadan 150-200 yıl ‎öncesinde başlayan Batı tıbbındaki gelişmelerden eserde söz edilmeme nedenleri olarak mevcut tıp ‎paradigmasında değişme olmaması, Osmanlı'da mevcut tıp ekolünün üstün görülmesi, Batılı ‎hekimlere duyulan güvensizlik, Latince ve diğer Batı dillerini bilen Osmanlı müellif sayısının az ‎olması üzerinde durulmuştur. Tedbīrü'l-Mevlūd'ün çeviri olmadığı ayrıntılı olarak tartışılmıştır. ‎Tedbīrü'l-Mevlūd'de 31 ayetten 40 yerde bahsedilmiş olup ayetlerin en çok cenin ile ilişkili ‎durumların anlatıldığı 3. bölümde yer aldığı ve sıklıkla "insanın ‎yaradılışı" konusunda olduğu ‎saptanmıştır‎. Tedbīrü'l-Mevlūd'de 37 hadisten söz edilmiş olup en çok hadisin ‎"vebā humması ve ‎ṭāʿūn" konusunun anlatıldığı 7. bölümde, 16 adet ile yer aldığı görülmüştür. Yapılan analizler ‎neticesinde Tedbīrü'l-Mevlūd'ün ağırlıklı olarak o dönemin rasyonel/bilimsel tıbbı temelinde ‎yazıldığı; nebevi ve halk tıbbı ‎etkisinin az olup kısıtlı sayıdaki inanış, bilgi ve uygulamadan ibaret ‎olduğu saptanmıştır. Tedbīrü'l-Mevlūd üzerinde yapılan ayrıntılı nicel analizler sonucunda tıp ‎konusunda ‎44, tıp dışından 51 olmak üzere 95 müellif veya önemli kişiden alıntı yapıldığı ‎görülmüştür. Yapılan alıntıların %90'ı ‎kendisinden beşden fazla bahsedilen 18 müellife ait ‎olup en ‎‎çok alıntı yapılanların Şeyḫ-i Reʾīs‎, Cālīnūs, Ebuḳrāṭ, ʿAllāme Şīrāzī, ʿAllāme Ḳareşī olduğu ‎saptanmıştır. ‎ Bu tez çalışmasında Tedbīrü'l-Mevlūd'de İbn Sīnā ve ünlü eseri Ḳānūn'un yanı sıra ‎bundan yapılan şerhlerin de çok önemli ‎olduğu, sayısal veriler ile (muhtemelen ilk olarak) ortaya ‎konulmuştur. İbn Sīnā ve şarihleri olan ʿAllāme Şīrāzī, ʿAllāme Ḳareşī başta olmak üzere diğer ‎şarihlerinden yapılan alıntılar eserdeki tüm alıntıların yarısını oluşturduğu gösterilmiştir. Tedbīrü'l-‎Mevlūd'ün sosyal tarih çalışmaları, tıp terminolojisi ve derkenar verileri açısından çok zengin bir ‎kaynak olduğu gösterilmiştir. ‎ Bu tez çalışmasında Tedbīrü'l-Mevlūd, nitel ve nicel analizler yapılarak derinlemesine incelenmiştir. ‎‎Tedbīrü'l-Mevlūd, özgün konusu, ana metin ve derkenarlarda kapsamlı içeriği, tıp ve tıp dışı alanda ‎çok sayıda ‎müelliften ‎alıntı yapılması ve Şaʿbān Şifāʾī'nin kendi gözlem ve tecrübelerini aktarması ‎nedeniyle "telif ‎eser" olarak ‎kabul edilmesinin uygun olacağı düşünülmüştür. Tedbīrü'l-Mevlūd, ‎Osmanlı tıbbının klasik döneminde yazılan, o dönemin bilimsel ‎tıbbı esas alınarak hazırlanan, ‎doğum ve çocuk hastalıkları konusunda, Türkçe yazılmış ilk ve en ‎önemli telif eser olarak ‎değerlendirilmiş olup eserin esas olarak Hipokrat ve ‎Galen tıbbının bir versiyonu olan İbn Sīnā ‎tıbbına dayandığını iddia etmek yanlış olmayabilir. ‎