Devletçiliğin Doğum Sancıları: Türkiye Cumhuriyeti Ekonomi Politiğinde 1932'deki Dönüşüm


Tezin Türü: Yüksek Lisans

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Ankara Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, İKTİSAT ANABİLİM DALI, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2021

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: MEHMET ALCA

Danışman: MEHMET MURAT BASKICI

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Bu tez çalışmasının amacı, Türkiye'de 1930'lu yıllarda uygulanmış devletçilik hakkındaki farklı tarihsel bakış açılarının geçerliliğini sınamaktır. Bu sınamayı yapmak adına çalışma, Türkiye'de devletçiliğin bir ilke olarak ortaya çıkışını belirleyen sürece odaklanmıştır. Büyük Buhran'ın yıkıcı etkisi altında kalmış ve sermaye birikimini sağlayamamış bir ekonomi için zorunluluğa dönüşen devletçi sanayileşme politikalarına geçiş süreci, dönemin hükümeti içindeki iki farklı grup arasında bir güç mücadelesine tanıklık etmiştir. Bu mücadelenin sonucu olarak, sanayileşme planlarının hazırlık evresinde, sermaye bloğunun zorlamaları ve Atatürk'ün iktisat bakanına karşı çıkması ile 1932 yılının eylül ayında İktisat Bakanlığı'nda kadro değişimi yaşanmıştır. Bu değişimin niçin gerçekleştiği sorusuna verilecek cevap, devletçiliğin uygulamada neyi, neden hedeflediğini de açığa çıkarma bakımından önemli bir işaret olmaktadır. Bu amaçla tezin araştırdığı problem, hükümet içindeki gruplar arasındaki mücadelenin dinamiğinin hangi unsura bağlı olduğunu belirlemektir. Tezin araştırma sorusuna verdiği cevap; mücadelenin dinamiğinin, devletçi sanayileşme politikalarının dönemin ticari ve sanayi burjuvazisi üzerinde sebep olacağı potansiyel zarara bağlı olmasıdır. Bu zarar 1932 yılının yaz aylarında kesin olarak ortaya çıktığında, dönüşüm kaçınılmaz olarak gerçekleşmiştir. Bu dönüşümden sonra devletçi sanayileşme politikaları ve planlar, dönemin sermaye bloğunun gelişimini garanti edecek bir anlayışla tasarlanmıştır. Tezin sonucu; 1932 yılındaki dönüşüm ile Türkiye'deki devletçilik döneminin toplumsal bir kalkınma modeli olmaktan öte, sermaye bloğunun gelişimini destekleyecek ilkel sermaye birikimini sağlamak adına dizayn edilmesidir. Bu nedenle, ulusal kalkınmacı tezlerin döneme atfettiği tarihsel perspektif geçerliliğini yitirmektedir. Türkiye'nin ekonomi-politik tarihi içindeki devletçilik dönemi, uzun dönemli kapitalist gelişim süreci içinde, kapitalist üretim ilişkilerinin hâkim olmasını sağlayacak zorunlu geçiş dönemi olarak yorumlanmalıdır.