Serum osmolaritesi ile koroner anjiyografi sonuçlarına göre belirlenen koroner arter darlığı derecesi arasındaki ilişkinin incelenmesi


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Ankara Üniversitesi, Tıp Fakültesi, Dahili Tıp Bilimleri Bölümü, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2017

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: SÜLEYMAN ÖZSARI

Danışman: MEHMET UNGAN

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Serum Osmolaritesi İle Koroner Anjiyografi Sonuçlarına Göre Belirlenen Koroner Arter Darlığı Derecesi Arasındaki İlişkinin İncelenmesi Giriş ve Amaç: Koroner arter hastalığı (KAH) dünya çapında hem mortalitesi yüksek hem de maddi kayıplara yol açan önemli birsağlık problemidir. Erken müdahale ile önlenebilmesi, koruyucu tedaviyi ön plana çıkarmaktadır. Hasta ile ilk temas noktası olan aile hekimliği uygulamasında kolay hesaplanabilir bilimsel kanıtlara dayalı risk belirteçlerin önemi artmaktadır. Çalışmamızda beslenme tarzı ile şekillenen serum osmolaritesinin KAH ile ilişkisi vehastalığın ilerleyen aşamalarında güvenilir bir parametre olup olmadığı incelenmiştir Gereç ve Yöntem: Araştırmamız AnkaraÜniversitesi Kardiyoloji AD.'da 01 Mart 2016 – 31 Ağustos 2016 tarihleri arasında KAH şüphesi ile elektif şartlarda koroner anjiyografi işlemi geçiren 399 hasta ve aynı tarihler arasında Ankara Üniversitesi Aile Hekimliği polikliniğine başvuran KAH açısından tanı ve tedavi almamış 152 kontrol grubu üzerinde yapıldı. Hastaların anjiyografi sonuçlarıGENSİNİskorlaması ile üç gruba ayrıldı: 1) gensini skoru 0 olup darlığı olmayanlar, 2) GENSİNİ skoru 1-19 arası hafif darlığı olanlar, 3) GENSİNİskoru 20 ve üzeri şiddetli darlığı olanlar. Üç grup hasta ve kontrol grubu hesaplanabilir osmolarite, sodyum, BUN açısından karşılaştırıldı. Çıkan veriler SPSS-15 paket programına aktarılarak istatistiksel analiz yapıldı. Bulgular: Hastaların koroner anjiografi öncesi rutin kan ölçümlerinden elde edilen verilerden sodyum değerleri ortalaması 141,42±2,12 mEq/mL, kan şekeri değerleri ortalaması 90,39 ± 9,18 mg/dL, BUN değerleri ortalaması 15,35 ± 4,03 mg/dL olarak bulunmuştur. Bu parametrelerden hesaplanan osmolarite ortalaması 293,34± 4,39 (mOsm/L) olarak hesaplanmıştır. Kontrol grubunun yapılan kan ölçümlerinden elde edilen verilerden sodyum değerleri ortalaması 141,00 ± 1,83 mEq/mL, BUN değerleri ortalaması 13,00 ± 3,12 mg/dL, kan şekeri değerleri ortalaması 89,00 ± 7,96 mg/dL olarak bulunmuştur. Hesaplanan osmolarite ortalaması ise 291,81± 4,00 mOsm/L olarak hesaplanmıştır. İki grup (hasta -kontrol) arasında yapılan analizler sonucunda sodyum, BUN ve hesaplanan osmolarite arasında anlamlı fark bulunmuştur. Oluşturulan gruplardan GENSİNİ skor toplamı "0" olan grubun serum osmolaritesi ortalaması 293,71±4,56 mOsm /lt, skor toplamı 1-19 arası olan grubun osmolaritesi ortalaması 293,58 ± 4,51mOsm /lt, skor toplamı 20 ve üzeri olan grubun ise serum osmolarite ortalaması 292,87±4,15 mOsm /lt olarak ölçüldü. Oluşturulan GENSİNİ skor gruplarının (0, 1-19, ≥20) kendi aralarında bakılan osmolarite değerlerinde anlamlı bir fark bulunamamıştır. Sonuç: KAH gelişimi boyunca semptomlar ortaya çıkıncaya kadar osmolarite hesaplaması uzun süreli takiplerde kaydedilip risk değerlendirmesi olarak kullanılabilir. Böylece bireylerin beslenmesi ile ilgili yapılan düzenlemeler somut verilere dayandırılarak daha etkin müdahalelerde bulunulabilir. KAH tanısı aldıktan sonra ise osmolarite hastalık takibinde kullanılabilecek bir ölçüm değildir. Anahtar Kelimeler: Koroner Arter Hastalığı, Koroner Anjiografi, Hesaplanan Osmolarite, GENSİNİ Skoru