Kronik hemodiyaliz hastalarında sıvı volüm durumunun değerlendirilmesinde biyoelektriksel impedans analizinin yeri


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Ankara Üniversitesi, Tıp Fakültesi, Dahili Tıp Bilimleri Bölümü, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2013

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: HANDE SELVİ ÖZTORUN

Danışman: ŞEHSUVAR ERTÜRK

Özet:

Amaç: Kronik HD tedavisi altındaki hastalarda morbidite ve mortalitenin en önemli sebebi olan kardiyovasküler hastalık ve komplikasyonlarından kaçınmak için, optimal sıvı durumunun elde edilmesi kritik bir önem taşır. Bu hastaların kuru ağırlıklarının doğru biçimde belirlenmesindeki bir başarısızlık, tüm kardiyovasküler mortaliteye katkıda bulunur. Bu yüzden hastaları, optimal bir sıvı durumuna getirmek için uygulanan diyaliz ile ilgili değerlendirmeler önem taşır. Biz çalışmamızda kronik hemodiyaliz hastalarında BİA?nın sıvı volüm durumunun değerlendirilmesinde klinik ve ekokardiyografik incelemelere ek bir katkısı olup olmadığını saptamayı amaçladık. Bunun için hastaların kuru ağırlıklarında çalışma başlangıcında yapılan BİA verilerine göre değişiklikler yapıp, 3. ay sonunda klinik, ekokardiyografik ve BİA değerlendirmelerini tekrarlayarak bu yöntemleri birbirleriyle karşılaştırdık. Gereç, Yöntem Ve Bulgular: Ocak 2013 - Haziran 2013 arasında Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Nefroloji Bilim Dalı Hemodiyaliz Ünitesi?nde en az 3 aydır kronik HD tedavisi uygulanmakta olan 96 hastadan, kriterleri karşılayan ve kontrol ölçümleri yapılabilen 46 hasta ile çalışma tamamlandı. Katılımcıların 0 ve 3. aylarda klinik ve biyokimyasal incelemelerine ek olarak, BİA, NDH, Ekokardiyografik VKİ çapı, 24 saatlik ambulatuvar kan basıncı takibi yapıldı. Başlangıç BİA verilerine göre kuru ağırlık hedefleri belirlendi ve HD programları hedef kiloya göre değiştirildi. Klinik olarak sorunu olmayan hastalarda hedef kiloya ulaşılabildi, 3. ay sonunda kontrol tetkikleri yapıldı. Hastaların ortalama BİA 0. ay ve 3. ayda yapılan değerler sırasıyla - 0,65±3,30 ve -0,30±1,49 litre olarak tespit edildi. İki ölçüm arasındaki karşılaştırma istatistiksel olarak anlamlı bulunmadı (p= 0,141). Ekokardiyografik vena kava inferior çapları 0. ve 3. ayda sırası ile 13,3±3,02 ve 15,9±3,32 mm olarak bulundu. İki ölçüm karşılaştırıldığında 3. aydaki vena kava inferior çapının başlangıçtakinden anlamlı olarak geniş olduğu görüldü. (p< 0,05). Başlangıç ve 3. aydaki Kt/Vüre, hematolojik ve biyokimyasal parametreler, ambulatuvar kan basıncı izlemi verileri ve NDH ölçümleri arasında da istatistiksel anlamlı fark saptanmadı. Sonuç: Çalışma bulgularımız kronik HD hastalarında sıvı volüm durumunun değerlendirilmesinde HD seansı sonrasında yapılan BİA verilerinin klinik bulgulara bir üstünlüğü olmadığını göstermiştir. Bu hasta grubunda sıvı volüm durumunu belirleyecek ideal yöntemin bulunması için daha ileri çalışmalara gereksinim vardır. Anahtar Kelimeler: volüm kontrolü, BİA, arteriyel sertlik