Boğmaca ve viral alt solunum yolu enfeksiyonu tanısı alan hastaların klinik ve laboratuar özelliklerinin karşılaştırılması
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Ankara Üniversitesi, Tıp Fakültesi, Dahili Tıp Bilimleri Bölümü, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2013
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: SUNA KAYMAK
Danışman: ERGİN ÇİFTCİ
Özet:Arka Plan: Boğmaca, Bordetella pertussis?in neden olduğu bir akut solunum yolu enfeksiyonudur. Aşı ile korunulabilir bir hastalık olmasına karşın, tüm dünyada hemen her zaman çocuklar arasında endemik olarak bulunabilir ve zaman zaman salgınlara yol açar. Boğmaca benzeri öksürüğe neden olan B. pertussis dışında solunum yolu enfeksiyon etkenleri bulunmaktadır. Her iki tablonun birbirinden klinik ayrımı güçtür. Boğmaca ve boğmaca tipi öksürük yapan diğer solunum yolu enfeksiyonlarının ayrımı ancak etken mikroorganizmanın gösterilmesi ile mümkündür. Amaç: Boğmaca benzeri öksürük tanısıyla yatırılan hastalardan, etken olarak B. pertussis ve viral etken gösterilen hastaların klinik ve laboratuar özelliklerinin karşılaştırılması. Elde edilecek sonuçlarla boğmaca tanısı konulmasında en faydalı klinik özelliklerin ve laboratuar yöntemlerinin belirlenmesi. Boğmaca tanılı hastaların özelliklerinden yola çıkarak, hastalıktan korunmada eksik kalan noktaların saptanması. Elde edilen verilerle ülkemizde boğmacadan korunma ve boğmacanın tanınması konusuna ışık tutacak önerilerin getirilmesidir. Materyal Metod: Çalışmamızda Mayıs 2002 - Nisan 2013 yılları arasında Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi, Çocuk Enfeksiyon Hastalıkları Servisi?nde boğmaca benzeri öksürük ön tanısıyla yatırılarak izlenen toplam 85 hasta değerlendirildi. Hastalar etken gösterilme özelliklerine göre 3 gruba ayrıldı. Grup 1?e nazofaringeal aspiratın kültürü ve/veya PCR incelemesi ile B. pertussis enfeksiyonu kanıtlanan hastalar, Grup 2?ye nazofaringeal aspiratın kültürü ve/veya PCR incelemesi ile B. pertussis saptanmayan, ancak klinisyenin olası boğmaca olarak tanımladığı hastalar, Grup 3?e boğmaca tipi öksürük öntanısı olan ve PCR veya antijen saptama yöntemleri ile viral solunum yolu enfeksiyonu etkeni saptanan hastalar alındı. Hastaların dosyalarından geriye yönelik demografik veriler, klinik belirti ve bulgular, laboratuar bulguları ve klinik izlem bulgularına ait veriler alındı. Bulgular: Tüm olguların %49,4?ü kız, %50,6?sı erkek, yaş ortalamaları 27 gün - 17 ay arasında değişmekte olup ortanca yaşları 2 ay saptandı. Grup 1?deki hastaların %60?ında etken boğmaca kültüründe, %40?ında PCR ile gösterildi, PCR ile etkeni gösterilmiş olan hastaların hiç birinin kültüründe etken gösterilemedi. Grup 1?de boğmaca şiddet skoru diğer iki gruptan yüksek saptandı (p< 0,001). Şikâyetlerinin başlaması ile tanı konulan sağlık kuruluşuna başvuru arasında geçen süre Grup 1 ve 2?de Grup 3?e göre belirgin uzun tespit edildi (p= 0,002). Gruplar arasında hastanın ailesinde hasta dışında öksüren birey açısından anlamlı fark saptanmadı (p= 0,498). Her üç grupta da benzer oranlarda ailede hasta dışında öksüren birey vardı (p= 0,498).Grup 1?de hastaların %92?sinde (n= 23) öksürüğe iç çekme eşlik ederken bu oran Grup 2?de %53,3?ünde (n= 16) saptandı, Grup 3?de ise hiçbir hastada saptanmadı. Öksürük sonrası kusma, morarma, apne, nöbet, fıtık gibi komplikasyonlar Grup 1 ve 2?de anlamlı olarak yüksek oranda tespit edildi. Grup 3?te ateş, hırıltılı solunum, takipne, retraksiyon, wheezing, ekspiryum uzunluğu, ral ve ronküs Grup 1 ve 2?den anlamlı olarak yüksek oranda saptandı. Grup 3?te akciğer grafisinde infiltrasyon, havalanma artışı ve atelektazinin fazla görüldüğü saptandı. Eritrosit sedimantasyon hızı (ESR) ve C-reaktif protein (CRP) Grup 3?te diğer iki gruptan anlamlı olarak yüksek tespit edildi. Gruplar arasında çocuk yoğun bakım ünitesi (ÇYBÜ) izlemi ve mekanik ventilatöre bağlanma arasında farklılık saptanmadı. Boğmaca benzeri öksürüğü olan ancak diğer etkenlerin gösterildiği hastalarda İnfluenza A H1N1 (n= 10) %33,3 ve RSV ? B (n= 4) %13 ile en sık saptanan virüslerdi. Hastaların %43,6?ünün (n= 37) hiç aşılanmadığı, %29,4?ünün (n= 25) 1 doz, %9,4?ünün (n= 8) 2 doz, %17,6?sının (n= 15) 3 doz boğmaca aşısının yapılmış olduğu tespit edildi. Sonuç: Çalışmamız paroksismal öksürük atakları, öksürüğe eşlik eden iç çekme, öksürük sonrası kusma veya morarma şikayetleri olan; lökositoz ve lenfositoz saptanan; akciğer grafisi normal olan çocuklarda ayırıcı tanıda ilk olarak boğmaca hastalığını düşünmemiz gerektiğini gösterdi. Boğmaca enfeksiyonu olan çocuklar daha uzun süre hastanede kalmaktadır ve bu hastaların boğmaca şiddet skoru daha yüksektir. Uygun tedavi ve destekleyici bakımla bu hastaların mortalitesi azaltılabilir. Boğmaca enfeksiyonu olan çocukların büyük çoğunluğu aşılanma fırsatı bulamamış çocuklardır. Bu nedenle bu çocuklara enfeksiyonu bulaştıran adolesan ve erişkenlere aşılamaya önem verilmelidir.