Obstrüktif Uyku Apne’li Hastaların Tanısı ve Evrelendirilmesinde Solunumsal Olayların Süresinin Önemi


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Ankara Üniversitesi, Tıp Fakültesi, Dahili Tıp Bilimleri Bölümü, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2023

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: BARIŞ BULUT

Danışman: Banu Gülbay

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Amaç: Apne-hipopne indeksi (AHİ), PSG'de hastalığın varlığını ve ciddiyetini belirlemek için kullanılır. AHİ, uyku sırasında saat başına düşen apne ve hipopne olaylarının toplamıyla hesaplanmaktadır. Ortalama apne-hipopne süresi (MAD), uyku sırasında yaşanan ortalama apne-hipopne süresidir. Aralıklı hipoksemi, OSA patofizyolojisinin birincil nedenidir. Bu nedenle, solunum olaylarının süresi, sayıları kadar önemlidir. Ancak MAD, bugün hala OSA tanı ve derecelendirmesinde kullanılmamaktadır, üstelik MAD'ın hastaların klinik parametrelerine nasıl yansıdığını ve diğer OSA risk faktörleri ile ilişkisini araştıran çalışma sayısı yetersizdir. OSA'lı hastalarda şiddetinin belirlenmesinde AHİ'ye ek olarak MAD parametrelerinin kullanılması, şiddetin daha iyi anlaşılmasında ve olası ek hastalıklara karşı önlem alınmasında kolaylık sağlayabilir. Bu çalışmanın amacı, PSG ile OSA tanısı almış hastalarda klinik ve demografik parametreler ile kan oksijenizasyonu, AHİ ile MAD kullanımını karşılaştırmaktır. Gereç ve Yöntem: Kliniğimize 2014 ile 2019 yılları arasında OSA semptomları ile başvuran ve Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Göğüs Hastalıkları Uyku Laboratuvarı'nda polisomnografi yapılmış 18 yaş üzeri OSA tanısı alan (AHİ≥ 5/sa) toplam 200 hasta dâhil edilmiştir. Hastaların AHİ değerine göre şiddeti hafif, orta ve ağır OSA'lı olarak sınıflandırıldı. MAD değerlerinin ağır OSA hastaları ayırmadaki gücü ROC Eğrisi altında kalan alan (AUC) ile değerlendirildi. En iyi kesim noktası Youden's İndeks kullanılarak hesaplandı. Çalışma retrospektif ve kesitsel özelliktedir. Bulgular: Çalışmaya alınan OSA tanılı hastalarda HT oranı %47, DM oranı %32, koroner arter hastalığı (CAD) oranı %17.5, hiperlipidemi (HL) oranı %17, Kalp Yetmezliği (KY) oranı %1.5, astım oranı %8, kronik obstrüktif akciğer hastalığı (KOAH) oranı %5.5, hipotroidi oranı %10.5, depresyon oranı %13, Gastroözefageal reflü hastalığı (GÖRH) oranı %11, aritmi oranı %6.5 olarak bulundu. Hastaların %34'ünün hafif OSA, %33'ünün orta OSA, %33'ünün ağır OSA olduğu saptandı. OSA'lı hasta grupları arasında hastaların kronik hastalıkları arasında fark bulunmadı. Ağır OSA'lıların VKİ değerleri hafif OSA olanlara göre daha yüksekti. Ağır OSA'lı hastalarda erkek oranının hafif OSA'lılara göre daha yüksek izlendiği görüldü. Ağır OSA'lılarda MAD değeri hafif OSA'lılara ve hafif+orta OSA'lılara göre daha yüksek saptandı. Ağır OSA'lılarda total ODI değeri hem hafif, hem de orta OSA'lılara göre daha yüksek bulundu. Ağır OSA'lıların Ort. SpO₂, Min. SpO₂ değerleri hem hafif hem de orta OSA'lılara göre daha düşük bulundu. Orta+ağır OSA'lılarda Ort. SpO₂ ve Min. SpO₂ hafif OSA'lılara göre daha düşük, T.ODI ise anlamlı olarak daha yüksek saptanmıştır. Ağır OSA'lıları ayırmada MAD değerleri için AUC (Area Under the Curve) anlamlı bulundu ve en iyi kesim noktası >16.86 olarak saptandı. Orta+Ağır OSA olan hastaların MAD değerleri hafif OSA'lılara göre daha yüksek saptandı. Orta+Ağır OSA'lı hastaları ayırmada MAD değerleri için AUC anlamlı bulundu ve en iyi kesim noktası > 20.76 olarak saptandı. Hafif OSA + Uzun MAD ile orta+ ağır OSA ve Kısa MAD'lı hastalarda kronik hastalıklar, VKİ, cinsiyet, Ort. SpO₂, Min. SpO₂, T.ODI açısından benzer olduğu görüldü. Sonuç: OSA'nın şiddeti teşhis edilip değerlendirilirken ve olası yandaş hastalıklara karşı önlem alınması açısından AHİ'ye ek olarak solunum olaylarının süresinin ölçülmesi gerektiği açıktır.