KÜYEREL TOPLUMSAL HAREKETLERİN İLETİŞİM ve KÜLTÜR EKSENİNDE DÖNÜŞÜMÜ: SLOW FOOD ÖRNEĞİ
Tezin Türü: Doktora
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Ankara Üniversitesi, İletişim Fakültesi, Halkla İlişkiler ve Tanıtım Bölümü, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2023
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: İLKİN ESEN YILDIRIM
Danışman: Deniz Sezgin Emüler
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Yeni toplumsal hareketler tahakküm biçimlerine karşı kimliklerini ve hedeflerini kabul ettirmek için toplumsal alanlarda kamusal alanlar inşa etmeyi amaçlamaktadırlar. Bu amaç doğrultusunda politik aktörlerini ve eylemlerini artırmaya yönelirken hareketler sahnesinde birer sembolik meydan okuyucu olarak rol almaktadırlar (Melucci, 1999 ve 2014; Touraine, 2017). Kültürel ve sembolik çıkarlar için mücadele eden hareketler hem yerel hem de küresel kimliklere sahiptirler. Bunun önemli nedeni küresel sorunların bireysel kimliklerin üstünde, daha kapsamlı hedefler yaratmış olmalarıdır. Önemli bir bağlantılılığı ve birlikteliği ortaya çıkaran bu hedefler beraberinde bir karmaşıklık da getirmektedir. Çünkü her toplumun düşünme biçimi kültürel miras ve pratiklerle şekillenmektedir. Karmaşıklığı çözebilmek için toplumsal hareketlerin; aktörlerin kültürel tecrübelerinden faydalanarak ortak paydalı stratejiler ve söylemler üretmesi gerekmektedir. Böylece dağınık hedeflerin toparlanabilmesi ve dayanıklı kimliklerin oluşturulabilmesi mümkün hale gelecektir. Bu çalışmada küyerel toplumsal hareketlerin kimlik, karşıt ve hedeflerindeki değişimin küreselleşmeyle olan ilişkini ve bu değişimin kamusal kamusal alanın inşasında nasıl görünürlük kazandığını ortaya koyma amaçlanmıştır. Bu amaç doğrultusunda örnek olay olarak Slow Food Hareketi seçilmiş ve saha araştırması gerçekleştirilmiştir. Etnografi ve netnografik yöntemlerinin kullanıldığı çalışmada yerinde gözlem ve derinlemesine görüşme teknikleri uygulanmış ve Slow Food'un Instagram paylaşımlarıyla basılı kaynakları nicel yöntemle analiz edilmiştir. Bu bağlamda çalışmanın ilk bölümünde sivil toplum, kamusal alan ve toplumsal hareketler alanlarına ilişkin tartışmalar yapılmıştır. İkinci bölümde küreselleşme ve ağ toplumu tartışılmış, üçüncü bölümde ise saha araştırmasına ait bulgular sunulmuş ve değerlendirme yapılmıştır. Çalışmanın iki sonucu bulunmaktadır. İlk olarak, küyerel toplumsal hareketlerin küreselleşmeyle birlikte çoklu kimlikler ortaya koymaya başladıkları, hedeflerinin kapsamlarını ve boyutlarını genişlettikleri, karşıtlarının ise görünürlüğünü önemli ölçüde azalttıkları sonucuna ulaşılmıştır. Sonrasında, kimlik, karşıt, hedef ilkelerinde yaşanan bu değişimlerin ve ağ toplumunun dinamiklerinin de etkisiyle toplumsal hareketlerin; bilgi-eğlence kamusal alanları inşa ettikleri ve iletişimlerini ve eylemlerini anlatılar üzerinden kurgulamaya başladıkları tespit edilmiştir.