Gazâlî'nin bâtınîlerle mücadelesinin kelamî tahlili
Tezin Türü: Doktora
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Ankara Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, TEMEL İSLAM BİLİMLERİ ANABİLİM DALI, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2020
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: RAMAZAN GÜNDÜZ
Danışman: ŞABAN ALİ DÜZGÜN
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:İslam mezhepler tarihinde "Bâtınîler" olarak bilinen İsmâiliyye fırkası, gerek ortaya koyduğu din ve siyaset anlayışı gerek muhalifleri tarafından yöneltilen tepkiler sebebiyle İslam medeniyetinin en çok tartışılan fırkalarından biri olmuştur. İsmâiliyye en çok tepkiyi Sünnî düşünceden almıştır. Ortaya çıktıkları II./VIII. yüzyıldan yaklaşık bir buçuk asır sonra muhalifleri tarafından şiddetle eleştirilmeye başlanan İsmâilîler, neredeyse bütün muhalifleri tarafından İslam dairesinin dışında tutulmuşlardır. Siyasi ve kültürel arenada Sünnî düşünceye sistemli bir eleştiri ve alternatif üretmeyi başaran İsmâilî doktrin, devrin Sünnî Abbasî halifeliğini ve egemen Selçuklu Devletini sarsmıştır. Selçuklular siyasi ve askerî açıdan üstesinden gelemedikleri bu oluşumun önünü kesmek için ulemânın desteğine başvurmuştur. Gazâlî, İslam dünyasının yozlaşarak asli mecrasından saptığını, dinî değerlerin yıpratıldığını düşünerek mücedditlik misyonu üstlenmiştir. Bu misyonu imha ve ihya hareketine dönüştüren Gazâlî'nin imha etmeyi düşündüğü düşünce ve kurum felsefeden beslenen Bâtınîlik/İsmâilîliktir. Gazâlî, İslam dünyasını sarsan İsmâilî düşünceyi imha için çeşitli eserler yazmıştır. Bunlarda "Bâtınîler" veya "Talimiyye" adını koyduğu İsmâilî düşüncenin teolojik yapısını ciddi bir sorgulamadan geçirmiştir. İsmâilîlerin bütün doktrinlerini eleştiren Gazâlî, onları İslam dairesinin dışına atarak tekfir etmiş ve siyasi otoriteye onların köklerini kazıması için fetvalar vermiştir. Gazâlî Yeni Eflâtuncu fikirleri İslam düşüncesine dâhil ederek İslam'ı baltalamakla suçladığı filozoflarla İsmâilîleri aynı düşüncenin taraftarı olarak görmüş her iki zümrenin de dinin temel otoritesini zaafa uğrattığını iddia etmiştir. Ulûhiyet, nübüvvet ve ahiret hususunda İsmâilî teolojinin İslamî olamayacağını savunan Gazâlî, İsmâilîlerin açıklarını ortaya koymaya çalışmıştır. İsmâilî düşüncenin Yeni Eflâtuncu nazariye, Yahudi gnostisizmi ve Orta Doğuda'ki eski hermetik düşünceden etkilenerek oluşturduğu dinî doktrinin klasik İslami düşünceyle örtüşen bir tarafı yoktur. Gazâlî, her ne kadar bazı hususlarda İsmâilî düşünceye benzer görüşleri kendisi de kullanmışsa da İsmâilîlere hiçbir zaman haklılık payı vermemiştir. Gazâlî'nin Bâtınîlere/İsmâilîlere yönelttiği en önemli eleştirilerden biri imamet diğeri ise bâtınî te'vil anlayışıdır. Gazâlî, imamet eleştirisi ile İsmâilîlerin nübüvvete denklendikleri masum imamet makamına karşı masum nübüvvet kurumunu dinin yegâne referans kaynağı olarak tahkim etmeye çalışmıştır. İsmâilîlerin imamların tekeline verdikleri aşırı bâtınî te'vili de belirli kural ve yöntemler çerçevesinde kısıtlayan Gazâlî, te'vil ile oluşturulan irfan epistemolojisini dinin zahirini örselemeden ve zahirin önüne geçmeyecek bir konumda tashih etmeye çalışmıştır. Gazâlî'nin Bâtınîleri eleştirdiği Fedâihu'l-Bâtıniyye eserine, yaklaşık bir asır sonra Yemenli Tayyibî-İsmâilî dâîlerinden Ali b. Velîd sert bir üslupla karşılık vermiş, onun iddialarını reddetmiş ve Gazâlî'nin ithamlarını aynısıyla kendisine yöneltmiştir. Ali b. Velîd, akli ve naklî deliler sunsa da çoğu zaman polemik tarzı mukabeleleriyle mezhep ve siyasi taassubuyla hareket ederek çelişkiye düşmüştür.