İn vitro fertilizasyon-intrasitoplazmik sperm enjeksiyonu ile elde edilen gebeliklerde perinatal sonuçlarin değerlendirmesi


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Ankara Üniversitesi, Tıp Fakültesi, Cerrahi Tıp Bilimleri Bölümü, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2014

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: ALPER KAHRAMAN

Danışman: BÜLENT BERKER

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Çalışmada Ankara Üniversitesi Kadın Hastalıkları ve Doğum hastanesinde in vitro fertilizasyon- intrasitoplazmik sperm enjeksiyonu teknikleri kullanılarak elde edilmiş tekil gebeliklerle spontan yolla elde edilmiş tekil gebeliklerin maternal ve perinatal sonuçlar açısından karşılaştırılması amaçlanmıştır. Çalışmamızda Ocak 2006 – Ekim 2012 yılları arasında Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Anabilim Dalı bünyesinde antenatal takipleri yapılmış, 24. gebelik haftasını (yaşayabilirlik sınırı) aşarak doğum yapmış ve postnatal birinci aya kadar bebeklerinin takibine Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalında devam etmiş spontan yolla ya da in vitro fertilizasyon-intrasitoplazmik sperm enjeksiyonu tekniği yoluyla oluşan gebelikler, hastane kayıtları taranarak saptanmıştır. Tekil gebeliği olan kadınlar seçilerek çalışmaya dahil edilmişlerdir. Seçilen çalışma aralığı içerisinde dahil olma kriterlerini karşılayan, in vitro fertilizasyon-intrasitoplazmik sperm enjeksiyonu ile gebe kalmış toplam 180 hasta çalışma grubuna dahil edilmiştir. Kontrol grubu olarak aynı dönemde antenatal takipleri Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Anabilim Dalı'nda yapılmış ve postnatal birinci aya kadar bebeklerinin takibine Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalında devam etmiş tekil gebeliği olan 624 hasta seçilmiştir. Hastalar yaş, preterm eylem, preeklampsi, gebeliğin indüklediği hipertansiyon, maternal kronik hastalıklar, maternal sigara kullanımı, gestasyonel diyabetes mellitus, bozulmuş glukoz toleransı, detaylı obstetrik ultrasonografide saptanan anomaliler, olgohidramniyoz prevalansı, polihidramniyoz prevalansı, intrauterin gelişme geriliği, preterm doğum, doğum şekli, sezaryene alınan hastalarda sezaryen endikasyonları, doğumdaki gebelik haftası, yenidoğan doğum ağırlıkları, yenidoğanların 1. ve 5. dakikalardaki apgar skorları ve yenidoğanlarda postnatal ilk bir aya kadar neonatal yoğun bakım ihtiyacı açısından karşılaştırılmıştır. Verilerin istatistiksel analizi Windows SPSS 15 programı ile yapılmıştır. Gruplar arasındaki farklılıkların istatistiksel anlamlılığı, Student's t test veya Mann Whitney U testi ile hesaplanmıştır. Hesaplanan p değerinin 0,05'ten küçük olması istatistiksel olarak anlamlı kabul edilmiştir. Çalışmamızda aşağıda listelenmiş olan sonnuçlara ulaşılmış bulunmaktadır: •IVF/ICSI grubundaki hastaların yaş ortancalarının spontan konsepsiyon grubundakilere kıyasla anlamlı ölçüde daha yüksek olduğu görülmüştür(p=0,031). Çalışma örnekleminde, spontan konsepsiyon yolu ile gebe kalanların maternal ağırlıklarının IVF/ICSI yolu ile gebe kalanlara kıyasla anlamlı ölçüde yüksek olduğu saptanmıştır (p=0,030). IVF/ICSI ve spontan konsepsiyon gruplarında toplam maternal kronik hastalık prevelansları ve sigara kullanımı açısından anlamlı bir fark olmadığı görülmüştür (sırasıyla p=0,214 ve p=0,071). Gebeliğe bağlı hipertansif komplikasyonlar bir başlık altında incelendiğinde IVF/ICSI grubunda anlamlı ölçüde yüksek olduğu görülmüştür (p=0,001). Ancak preeklampsi ve gebeliğin indüklediği hipertansiyon şeklinde incelendiğinde preeklampsi oranları iki grup arasında benzerken (p=0,161) gebeliğin indüklediği hipertansiyon oranlarının IVF/ICSI grubunda anlamlı ölçüde daha yüksek olduğu saptanmıştır (p=0,002). •IVF/ICSI grubunda gebeliğe bağlı hipertansif bozukluk geliştiren gebeler aynı grupta bu bozuklukları geliştirmeyen gebeler ile karşılaştırıldığında yaş, bazal FSH değeri, bazal E2 değeri ve kullanılan toplam gonadotropin dozları açısından anlamlı bir fark göstermediği saptanmıştır (sırasıyla p=0,921; p=0,696; p=0,885 ve p=0,563). •IVF/ICSI grubundaki gestasyonel diyabet isidansı spontan konsepsiyon gebeliklerine göre anlamlı ölçüde yüksek bulunmuştur (p<0,001). IVF/ICSI grubu gestasyonel diyabet insidansı açısından infertilite etyolojilerine göre incelendiğinde erkek faktör infertilitesi olanlar ve diğer nedenlerle infertilte tedavisi gören kadınların her ikisinde de, erkek faktör infertilitesi olanlarda daha düşük olmak üzere, gestasyonel diyabet insidanslarının spontan konsepsiyon grubundan anlamlı ölçüde yüksek olduğu saptanmıştır (sırasıyla p=0,045 ve p=0,008). Ayrıca IVF/ICSI grubunda gestasyonel diyabet saptanan olguların tamamında, gestasyonel diyabet taraması için kullanılan 50 gr glukoz yükleme testi sonuçlarının ≥160 mg/dl olduğu görülmüştür. •IVF/ICS grubunda sezaryen ile doğum oranlarının spontan konsepsiyon ile karşılaştırıldığında anlamlı ölçüde yüksek olduğu görülmüştür (p<0,001). •Erken doğum oranlarının IVF/ICSI grubunda anlamlı ölçüde yüksek olduğu görülmüştür (p<0,001). •Düşük doğum ağırlıklı infantların IVF/ICSI grubunda anlamlı ölçüde fazla oranda görüldüğü saptanmıştır (p<0,001). Ancak erken doğum oranlarının da daha yüksek olduğu göz önünde bulundurularak yalnız termde doğum yapmış olan IVF/ICSI ve spontan konsepsiyon hastaları karşılaştırıldığında düşük doğum ağırlığı oranlarının IVF/ICSI grubuunda gene anlamlı şekilde daha yüksek olduğu saptanmıştır (p<0,001). Ayrıca doğum haftasına bakılmaksızın tüm neonatların 1. ve 5. dakika apgar skorları incelendiğinde IVF/ICSI grubundakilerin anlamlı ölçüde düşük olduğu saptanmıştır (sırasıyla p<0,001 ve p<0,001). •Neonatların yenidoğan yoğunbakım ünitesi gereksinimleri karşılaştırıldığında IVF/ICSI grubunda anlamlı ölçüde yüksek olduğu görülmüş (p<0,001) ancak bu karşılaştırma doğum haftalarına göre düzeltilerek tekrar incelendiğinde IVF/ICSI ve spontan konsepsiyon grupları arasında izlanmiş olan bu farkın ortadan kalktığı saptanmıştır (p=0,161). •IVF/ICSI ile elde edilen gebeliklerde sekonder cinsiyet oranının (doğan erkek bebek oranının) anlamlı ölçüde daha düşük olduğu izlenmiştir (p=0,001). IVF/ICSI grubu infertilite etyolojisine göre alt gruplara ayrılıp cinsiyet oranları açısından tekrar incelendiğinde erkek faktör infertilitesi olanlarda sekonder cinsiyet oranının diğer nedenlerle infertilite tedavisi görenlere kıyasla anlamlı ölçüde düşük olduğu saptanmıştır (p=0,002). Anahtar kelimeler: invitro fertilizasyon, intrasitoplazmik sperm enjeksiyonu, perinatal sonuçlar, maternal sonuçlar, tekil gebelik