RADİKAL SİSTEKTOMİ UYGULANAN MESANE TÜMÖRÜ HASTALARINDA PREOPERATİF LÖKOSİTOZ İLE NÖTROFİL VE LENFOSİT SAYISININ PROGNOZA ETKİSİNİN ARAŞTIRILMASI


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Ankara Üniversitesi, Tıp Fakültesi, Cerrahi Tıp Bilimleri Bölümü, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2014

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: CİHAT ÖZCAN

Danışman: ÇAĞATAY MEHMET GÖĞÜŞ

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Amaç Mesane tümörü tanısı ile radikal sistektomi yapılan hastalarda preoperatif lökositoz, nötrofili, lenfopeni ve nötrofil/lenfosit oranı (NLO) gibi hematolojik parametrelerin prognoza etkisini incelemeyi amaçladık. Materyal-Metod Kliniğimizde Ocak 1990 ve Haziran 2013 yılları arasında mesane kanseri nedeniyle radikal sistektomi operasyonu yapılan 369 hastanın kayıtları retrospektif olarak değerlendirilmiştir. Dahil edilme kriterlerine uyan 286 hasta çalışma kapsamına alınmıştır. Hastalarda yaş, cinsiyet, patolojik evre, lenf nodu tutulumu, preoperatif hidronefroz varlığı, histolojik subtip (ürotelyal karsinom-ürotelyal karsinom dışı), cerrahi sınır pozitifliği, lenfovasküler invazyon bulunması kayıt edilmiştir. Lökositoz, nötrofili, lenfopeni ve nötrofil/lenfosit oranının hastalığa bağlı sağkalım üzerindeki etkisi tek değişkenli ve çok değişkenli analizler yapılarak değerlendirilmiştir. Bunun yanında, lökositoz ile diğer faktörler arasındaki ilişki araştırılmıştır. Bulgular Yapılan tek değişkenli analizde preoperatif lökositoz, nötrofili ve NLO hastalığa bağlı sağkalımda olumsuz prediktörler olarak saptanmıştır. Lenfopeni ile prognoz açısından ilişki saptanmamıştır. Çok değişkenli analizde lökositoz, evre, lenf nodu tutulumu varlığı, histolojik tür, grade ve yaş hastalığa özgü sağkalımda bağımsız prediktörler olarak saptanmıştır. Yapılan istatiksel analizde lökositozu olan hastalarda, olmayanlara göre ileri evre hastalık, yüksek gradeli hastalık ve lenfovasküler invazyon oranı daha yüksek tesbit edilmiştir. Sonuç Lökositoz mesane kanseri tanısıyla radikal sistektomi yapılan hastalarda prognoza etki eden bağımsız prognostik faktör olarak saptanmıştır.