İvan Vazov'un Boyunduruk Altında romanında Osmanlı-Türk imgesi


Tezin Türü: Yüksek Lisans

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Ankara Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, SLAV DİLLERİ VE EDEBİYATLARI ANABİLİM DALI, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2017

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: FİLİZ TEKİN

Danışman: MELAHAT PARS

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

XIV. yüzyıl sonlarından XIX. yüzyıl sonlarına kadar yaklaşık beş yüz yıl Osmanlı idaresinde yaşayan Bulgar halkı, Osmanlı İmparatorluğunun bütün hak ve hürriyetlerini sağlamasına rağmen başta Rusya ve Batılı ülkelerin kışkırtmalarıyla Osmanlı Devleti'nden ayrılmak için birçok ayaklanma başlatmışlardır. Diğer ayaklanmalara kıyasla 1876 yılında gerçekleştirdikleri Nisan Ayaklanması Osmanlı İmparatorluğundan ayrılma noktasında önemli bir tarihtir. Osmanlı İmparatorluğundan ayrılmalarında silahlı mücadele kadar etkili olan bir diğer unsur, ulusal bilinci uyandıran ve Bulgar halkını harekete geçiren edebiyatları olmuştur. 1762 yılında Bulgar edebiyatçılara göre Papaz Paisiy Hilendarski, "Slav-Bulgar Tarihi" başlıklı yapıtıyla "Yeniden Doğuş Dönemi" olarak adlandırılan dönemi başlatır. Paisiy Hilendarski'nin araladığı bu kapıdan daha sonra diğer Bulgar edebiyatçılar da geçerek Osmanlı ve Türk düşmanlığına dayanan ulusal bir bilinç canlandıran yapıtlar ortaya koyarlar. "Ulus ve vatan" kavramlarının ön planda olduğu bu dönem yapıtlarında Osmanlı Devleti'ne, Türklere ve İslamiyet'e karşı olumsuz bir yaklaşım vardır. Osmanlı Devleti'nde var olan tüm haklarına rağmen sözde ulusal hakları için ayaklanmalar başlatmayı amaçlayan yapıtlarda eşkıyalara, haydutlara övgüler dizilirken düzeni sağlamaya çalışan Türklere karşı nefret söylemleri yer alır. İki ulus arasında düşmanlığı körükleyen bu dönem edebiyatçılarından biri de İvan Vazov'dur. Birçok Bulgar edebiyatçı ve eleştirmenlerine göre sanatçının 1887-1888 yıllarında Odesa (Rusya)'da yazmış olduğu "Boyunduruk Altında" başlıklı romanı Türk düşmanlığı ve nefretini içeren en önemli yapıtlardan biri olarak görülmektedir. 1876 Nisan Ayaklanması'nın anlatıldığı yapıtın kahramanlarını, isyancılar, varlıklı Bulgar çorbacılar, köylüler, rahip ve rahibeler, Osmanlı askerleri ve yöneticileri oluşturur. Osmanlı Devleti'nin ve İslamiyet'in acımasızca eleştirildiği, Türk karakterlerinin de ötekileştirildiği yapıtında yazar olayları taraflı bir bakış açısıyla değerlendirmiş ve olumsuz bir Türk imgesi yaratmıştır.