Özel hayata ve hayatın gizli alanına karşı suçlar
Tezin Türü: Doktora
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Ankara Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, KAMU HUKUKU ANABİLİM DALI, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2016
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: GÖKÇE YILDIRIM
Danışman: DEVRİM GÜNGÖR
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Tez çalışmamızın konusunu özel hayatı koruma altına alan Türk Ceza Kanunu nun 132, 133, 134, 135, 136 ve 138. maddelerinde düzenlenen "özel hayata ve hayatın gizli alanına karşı işlenen suçlar" oluşturmaktadır. Oldukça eski bir kavram olan özel hayat, insanoğlu var olduğu sürece asla önemini yitirmeyecek bir niteliğe sahiptir. Sosyal bir varlık olan insan, bir yandan başkalarıyla iletişime geçerek yaşamının büyük bölümünde topluluk içinde kalırken, bir yandan da sadece kendisine ait olan ya da son derece sınırlı, kendisine yakın gördüğü kişilerle paylaşımda bulunabileceği yaşam alanlarına ihtiyaç duymaktadır. Özel hayat alanı olarak kabul edilen bu yaşam alanlarının hukuken koruma altına alınması önemli ve zorunludur. Özel hayat kavramı öncelikle "mahremiyet" olarak isimlendirilmiş ve özel hayatın gizliliği hakkı ise en basit haliyle "yalnız bırakılma hakkı" olarak tanımlanmıştır. Özel hayat kavramını tanımlamak ve özel hayatın gizliliği hakkının sınırlarını belirlemek oldukça güçtür. Bu nedenle özel hayatın gizliliği hakkı; özel hayata saygı hakkı, özel hayatın korunması, mahremiyet hakkı gibi farklı kavramlar kullanılarak isimlendirilmeye çalışılmıştır. Günümüzde özel hayatın gizliliği hakkı; kişinin özel hayatı, aile hayatı, konut ve haberleşmesinin gizliliği ile kişisel veriler alt başlıkları altında incelenmektedir. Tez çalışmasının amacı; özel hayatın gizliliği hakkının Türk Ceza Kanunu ile nasıl korunduğunun ve bu korumanın uluslararası hukuk standartları ile uyumlu olup olmadığının tespiti ile eksik ya da yanlış uygulamaların ortaya konulması ve bunlara bağlı olarak çözüm önerileri sunmaktır. Tez çalışması dört ana bölüme ayrılmıştır. Birinci bölümde, özel hayat ve haya- tın gizli alanı kavramlarının tarihi gelişimi, tanımı ve kapsamı, ulusal ve uluslararası hukukta özel hayatın gizliliği hakkının nasıl korunduğu ana hatları ile ortaya konulmuştur. İkinci bölümde, TCK'da düzenlenen ve özel hayata karşı suçlar olan haberleşmenin gizliliğini ihlal (madde 132) ve kişiler arası konuşmaların dinlenmesi ve kayda alınması (madde 133) suçları incelenmiştir. Üçüncü bölümde, gizli hayat alanına karşı işlenen suç tipleri olan, özel hayatın gizliliğini ihlal (madde 134), kişisel verilerin kaydedilmesi (madde 135), verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme (madde 136), verileri yok etmeme (madde 138) suçları incelenmiştir. Dördüncü bölümde ise, özel hayata ve hayatın gizli alanına karşı işlenen suçlarda karşılaşılabilecek hukuka uygunluk nedenleri, nitelikli haller, müeyyide ve usul konuları ele alınmıştır. Sonuç bölümünde ise, yapılan çalışmada ulaşılan tespit, görüş ve öneriler yer almaktadır.