Normal ve ovarektomili dişi sıçanların, korpus kavernosum ve klitoris dokusunda pürinerjik reseptörlerin mekanizmalarındaki olası değişiklikler.
Tezin Türü: Yüksek Lisans
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Ankara Üniversitesi, Sağlık Bilimleri Enstitüsü, FARMAKOLOJİ ANABİLİM DALI, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2012
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: KÜRŞAT DEMİRTÜRK
Danışman: SERAP GÜR
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Dişilerde, klitoral ereksiyon artan kan akımına bağlıdır ve bu da hem klitoral, hem de kavernozal dokuların gevşeme yeteneklerine bağlıdır. Bu araştırmanın amacı, pürinerjik agonistlerin [adenosine 5'-triphosphate (ATP; P2X ve P2Y agonist), 2-methylthio adenosine 5'-diphosphate (2-MeS-ADP; spesifik olmayan P2Y agonist] ve antagonistlerin [sibakron mavisi (CB; spesifik olmayan P2Y antagonist) ve suramin (P2X ve P2Y pürinerjik reseptör antagonisti)] kontrol ve ovarektomize sıçanların klitoris ve klitoral kavernoz dokularında etkisini belirlemektir.Deneylerde Wistar dişi sıçanlar kullanılmış ve bunlar kontrol (n=14) ve bileteral ovarektomili (n=10) olarak iki gruba ayrılmışlardır.Organ banyosu deneylerinde kümülatif doz-yanıt eğrileri fenilefrin (PE; 10-5) prekontraksiyondan sonra elde edildi. Hem klitoris, hem de kavernoz doku için asetilkolin (ACh) gevşemesi ovarektomide azaldı. ATP (10nm-1000 ?M), klitoris ve kavernoz dokularda gevşetme oluşturdu. 2-MeS-ADP(100 nm-100 ?M) sadece klitorise verildi ve bu dokuyu gevşetti. Ovarektomi, klitorisde, ATP gevşeme yanıtını değiştirmedi, kavernoz dokuda, ATP gevşemesini azalttı. Suramin (3x10-4 M) ATP gevşemesinin düşük dozlarını klitoris dokusunda bloke ederken, kavernoz dokuda tüm dozlarda bloke etti. CB (10-4 M) klitoris dokusuna ait ATP gevşemesini artırken korporal dokuya ait gevşemenin düşük dozlarını bloke etti. PE ile önceden kastırılmış dokularda, ovarektomi kavernozal dokuda elektriksel alan stimülasyonu (EFS; 30 V, 0.3 ms, 1-2-4 Hz) ile elde edilen gevşeme yanıtını klitoris dokusuna göre daha fazla etkiledi. Her iki doku içinde PE kasılması ovarektomili grupta kontrol grubuna göre daha yüksek bulundu.Çift taraflı ovarektomi sonrası, klitoral ve korporal dokulara ait gevşeme yeteneği büyük olasılıkla entotelial hasar dolayısıyla azalırken buna zıt yönde hareket eden ? reseptörlere kasılma yanıtları artma göstermektedir. Bununla birlikte kavernoz dokuda, ATP gevşeme yanıtları için ovarektomili grup ve kontrol grup arasında fark bulunmaktadır. Klitoral ereksiyonu ve lubrikasyon yetersizliği için yan etki taşımayan yeni ilaçlar ve cinsel istek azlığı olan dişilerde gelişen seksüel disfonksiyon için gelecek çalışmalara ve hormonal tedaviye alternatif uygulamalara gereksinim var gibi görünmektedir.