Farklı yöntemlerle elde edilen Biyokömürlerin toprak özellikleri ve buğday verimine etkilerinin karşılaştırılması


Tezin Türü: Doktora

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Ankara Üniversitesi, Fen Bilimleri Enstitüsü, TOPRAK BİLİMİ VE BİTKİ BESLEME ANABİLİM DALI, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2020

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: OMMOLBANIN JAFARI TARF

Danışman: OĞUZ CAN TURGAY

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Bu tez çalışması kapsamında Türkiye koşullarında yüksek miktarlarda açığa çıkan organik atıkların farklı iki karbonizasyon uygulaması ile elde edilecek biyokömürlerinin deneysel koşullarda bazı toprak özellikleri ve buğday verimi üzerinde etkilerinin ortaya konması hedeflenmiştir. Bu hedefe yönelik olarak Arıtma çamuru (AÇ), tavuk gübresi (TG) ve zeytinyağı küspesi'nin (ZK) piroliz ve hidrotermal karbonizasyon ile elde edilen pirolitik (PAÇ, PTG ve PZK) ve hidrotermal (HAÇ, HTG ve HZK) biyokömürleri üç farklı dozda (%1, 2 ve 4) toprak ile karıştırılmış, inkübasyon ve saksı denemelerine tabi tutulmuştur. İnkübasyonun 0, 60 ve 120. günlerinde topraklarda yapılan üreaz, β- glukosidaz ve alkali fosfataz enzim aktiviteleri hidrotermal biyokömürlerde pirolitik biyokömür ile kıyasla yüksek değerler sergiler iken, sera denemesinde sadece alkali fosfataz enzim aktivitesi hidrotermal biyokömürlerde yüksek değer sergilemiştir. İnkübasyon denemesinde pirolitik biyokömür toprağın azot içeriğine daha fazla katkıda bulunmuş iken, sera denemesinde toprağın azot içeriğine beliren fark göstermezken, buğday bitkisinde en yüksek toplam azot düzeyi PAÇ uygulaması altında belirlenmiştir. İnkübasyonda en yüksek organik madde düzeyi ve C/N oranı HZK uygulaması altında belirlenmişken, sera denemesinde bu açıdan belirgin fark ortaya çıkmamıştır. İnkübasyonda agregasyon yüzdesi hidrotermal biyokömür uygulamasında yüksek seviye gösterir iken, bu parametre sera denemesinde önemsiz bulunmuştur. Sonuçlara göre, hidrotermal biyokömür pirolitik biyokömür ile kıyasla toprağın biyolojik özellikleri üzerinde daha etkin olduğuna işaret etmektedir. Ancak, PTG en uygun toprak düzenleyici ve bitki besin elementi olarak belirlenmiştir.