Aşırı aktif mesane sendromlu olgularda idrardaki süksinat düzeyinin klinik bulgular ile ilişkisinin değerlendirilmesi


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Ankara Üniversitesi, Tıp Fakültesi, Cerrahi Tıp Bilimleri Bölümü, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2022

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: ÖMER FARUK ÖZ

Danışman: Mehmet Murat Seval

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Amaç: Aşırı aktif mesane (AAM) sendromu olgularında, idrardaki süksinat düzeyi ile klinik bulgular arasındaki ilişki ve korelasyonun değerlendirilmesi amaçlanmaktadır. Bu sayede idrardaki süksinat düzeyinin aşırı aktif mesane sendromunun tanı, takip ve prognozunda klinik bir marker olarak kullanılabilirliği araştırılacaktır. Ayrıca AAM sendromunun semptomlarının şiddeti ile üriner süksinat düzeyinin ilişkisi incelenecektir. Gereç ve Yöntem: Çalışmaya katılan gönüllüler Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Anabilim Dalı Jinekoloji Polikliniği'ne herhangi bir jinekolojik şikâyet sebebiyle başvuran hastalar arasından seçilmiştir. Gönüllüler alt üriner sistem semptomlarına göre iki grupta değerlendirildi. Birinci grup jinekoloji polikliniğine başvurmuş ve yapılan AAM-V8 anketi ile AAM sendromu tanısı konulan hastalardan, ikinci grup ise jinekoloji polikliniğine başvurmuş ancak anket sonucuna göre AAM sendromu tanısı konulamayan hastalardan oluşmuştur. Çalışmaya 18 yaş üzerinde olan tüm kadınlar dahil edilmiştir. Halihazırda gebeliği olan, evre 2 ve üzeri pelvik organ prolapsusu olan, işeme sonrası artık idrar volümü ≥100ml olan, üriner sistem enfeksiyonu tespit edilen, ürolitiazis nedeni ile takip veya tedavi altında olan, pelvik radyoterapi öyküsü olan, herhangi bir nörolojik hastalığı, diyabet, malignite öyküsü, karaciğer yetmezliği, böbrek yetmezliği, insülin direnci, hiprelipidemi, veya metabolik hastalığı olan ve son 3 ay içerisinde antikolinerjik tedavi alan katılımcılar çalışma dışında tutulmuştur. Çalışmaya dahil edilen gönüllülerin tümü çalışmaya katılımları ile ilgili bilgilendirilmiş ve gönüllü onam formları doldurulmuştur. Tüm hastaların temel demografik özellikleri kaydedilmiştir. Hastalara rutin ürojinekolojik muayeneleri ve testleri yapılmıştır. Bu kapsamda ayrıntılı anemnezleri alınmış ve üç günlük idrar (mesane) günlükleri ve POP-Q muayeneleri değerlendirilmiştir. Urinary Distress Inventory (UDI-6), Incontinence Impact Questionnaire (IIQ-7), Overactive Bladder Questionnaire (AAM-V8), Sandvik Severity Index (SSI) ölçekleri hastalar tarafından doldurulmuş ve kaydedilmiştir(1-3). Çalışmada uygulanan anket ve klinik testler üriner inkontinans için uluslararası ürojinekoloji derneğinin (IUGA) araştırmalarda ve klinik pratikte uygulanmak üzere yayımladığı kılavuza uygun şekilde standardize edilerek yapılmıştır(4). Çalışmaya katılan tüm gönüllülerden üriner sistem enfeksiyonu tespiti ve süksinat düzeyi belirlemek üzere iki ayrı steril kaba, orta akım idrar örneği vermeleri istenilmiştir. Hastaların günün herhangi bir saatinde, mesanede 3-4 saat beklemiş olan idrar örneklerini spontan miksiyon yöntemiyle ve bol sıvı alımından sakınılarak toplaması istenilmiştir. Toplananan idrar örnekleri Gaz Kromatografi-Kütle Spektrometri yöntemi kullanılarak çalışılmıştır. Bulgular: AAM grubu ile kontrol grubu üriner süksinat düzeyleri bakımından kıyaslandığında aradaki fark istatistiksel olarak anlamlı bulunmuştur (p<0.001). Hasta grubunda üriner süksinat düzeyinin ortanca değeri 3.25 µmol/mmol kreatinin iken kontrol grubunda bu değer 2.17 µmol/mmol kreatinin olarak ölçülmüştür. Üriner süksinat düzeyinin, egzersiz ile arasındaki ilişki anlamlı olarak bulunmuşken sigara kullanımı ve menopoz durumu ile anlamlı bir ilişki tespit edilememiştir. Anket skorları ve mesane günlüklerinden elde edilen veriler üriner süksinat düzeyi ile hem kontrol grubu hem AAM grubu hem de tüm kohortta Spearman korelasyon analizi ile karşılaştırılmıştır. Buna göre kontrol grubunda VKİ ile üriner süksinat düzeyi arasında negatif korelasyon bulundu (r=-0.233, p=0.017). AAM ve kontrol grubu arasında Mann-Whitney U testi kullanılarak anket ve mesane günlüklerinden elde edilen verilere ait değişkenler karşılaştırılmıştır. Buna göre günlük alınan sıvı hacmi dışında kalan tüm parametreler arasında istatistiksel olarak anlamlı fark izlenmiştir. AAM sendromunu ön görme açısından üriner süksinat düzeyine ait ROC analizi yapılmış ve cut-off değeri 2.19 olarak tespit edilmiştir (AUC %67.8 (%95 CI, 0.605-0.744); sensitivite %79.01 ve spesifite %51.43). Sonuç: AAM sendromunun tespitinde günümüzde hasta yakınmalarına dayalı AAM-V8 aşırı aktif mesane sorgulama formu kullanılmaktadır. AAM sendromunun tespitinde üriner süksinat düzeyi faydalı olabilir. Ancak hasta ve kontrol grupları arasında; üriner semptomların idrardaki süksinat düzeyi ile ilişkine baktığımızda, kontrol grubunda semptomların süksinat düzeyi ile daha fazla oranda korelasyon göstermesi üriner süksinat düzeyinin AAM sendromunun semptomlarının şiddetini göstermede etkisinin sınırlı olduğunu göstermektedir. Bununla birlikte ROC analizinden elde edilen veriler ışığında, üriner süksinat düzeyinin AAM sendromunun yönetiminde bir tarama testi olarak kullanılabileceğini düşündürmektedir. Anahtar Kelimeler: Aşırı aktif mesane sendromu, AAM-V8, üriner süksinat, üriner inkontinans, sıkışma, nokturi