Derin dentin çürüklü süt dişlerinde indirekt pulpa tedavisi ve direkt pulpa kapaklamasının klinik ve radyografik başarısının değerlendirilmesi
Tezin Türü: Diş Hekimliğinde Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Ankara Üniversitesi, Sağlık Bilimleri Enstitüsü, PEDODONTİ ANABİLİM DALI, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2020
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: SEREN KAYA
Danışman: FİRDEVS TULGA ÖZ
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Derin Dentin Çürüklü Süt Dişlerinde İndirekt Pulpa Tedavisi ve Direkt Pulpa Kapaklamasının Klinik ve Radyografik Başarısının Değerlendirilmesi Çalışmamızda derin dentin çürüklü süt dişlerinde uygulanmış olan indirekt pulpa tedavisi (İPT) ve direkt pulpa kapaklaması (DPK) tedavi başarılarının hem klinik hem de radyografik başarısının değerlendirilmesi amaçlanmıştır. Bu amaçla çalışmaya herhangi bir sistemik hastalığı olmayan 7-9 yaş arası 45 hastaya ait (18 kız, 27 erkek) toplam 60 ikinci süt azı diş (34 alt, 26 üst) dahil edilmiştir. Belirli bir asistan tarafından son 6 ay içerisinde MTA Angelus (Angelus, Londrina, Brazil) materyali ile uygulanan İPT veya DPK tedavisi görmüş toplam 350 diş arşivden taranarak, dahil edilme kriterlerine uyan 30'u İPT, 30'u DPK tedavisi görmüş 60 ikinci süt azı dişi belirlenmiştir. Bu dişlerin tedavi gördükleri andan itibaren hesaplanarak 6. ay ve 1. yıllarında aynı hekim tarafından klinik ve radyografik değerlendirmeleri yapılmıştır. Dişler anamnezde ağrı, klinik değerlendirmede; perküsyon, palpasyon, lüksasyon, ödem, fistül ağzı varlığı; radyografik değerlendirmede ise lamina dura devamlılığı, periapikal lezyon, fizyolojik kök rezorpsiyonu, patolojik kök rezorpsiyonu varlığı açısından değerlendirilmiştir. Elde edilen verilerin istatistiksel olarak değerlendirilmesinde anlamlılık düzeyi 0.05 kabul edilmiştir. Elde edilen bulgular sonucu 12 ay sonunda İPT grubunun (Grup I) genel başarısı (%96,55), DPK grubuna (Grup II) göre (%86,21) daha yüksek bulunmuştur. Aralarındaki bu farkın istatistiksel olarak anlamlı olmadığı belirlenmiştir (p>0.05). 6. ay sonunda klinik başarı oranları Grup I' de (%96,67), Grup II'de (%96,67); radyografik başarı oranları ise Grup I' de (%96,67), Grup II'de (%90) bulunmuştur. 12. ay sonunda klinik başarı oranları Grup I' de (%100), Grup II'de (%96,15); radyografik başarı oranları ise Grup I' de (%100), Grup II'de (%96,15) bulunmuştur. Hem klinik hem de radyografik başarı açısından 6. ay ve 12. ay kontrollerinde gruplar arasında gözlenen farkın istatistiksel olarak anlamlı olmadığı belirlenmiştir (p>0.05). Ayrıca çalışmada değerlendirilen diğer bir nokta Grup II'de perforasyon lokalizasyonunun başarı üzerindeki etkisidir. Okluzal perforasyon gözlenen dişlerde %85,71 başarı gözlenirken, aksiyel perforasyonda %86,36 başarı gözlenmiştir. Perforasyon lokalizasyonu açısından aksiyel perforasyonda daha yüksek başarı gözlenmesine rağmen bu farkın istatistiksel olarak anlamlı olmadığı belirlenmiştir (p>0.05). Genel kabulün tersi olan bu sonucun, çalışmamızdaki perforasyon lokalizasyonu grupları arasındaki dağılımın orantısızlığından kaynaklandığını düşünmekteyiz. Çalışmadan elde ettiğimiz sonuçlar; son dönemlerde sert dentine kadar çürük temizlenmesi mantığından uzaklaşılmasını destekler niteliktedir. Tedavi sırasında pulpa perforasyonu gözlenmeyen DDÇ'li süt azı dişlerinde yapılan tedavinin, pulpa perforasyonu gözlenen DDÇ'li süt azı dişlerine göre tedavi başarısının hem klinik hem de radyografik olarak yüksek olduğu sonucuna varılmıştır. Anahtar Kelimeler: Derin dentin çürüğü, Direkt pulpa kapaklaması, İndirekt pulpa tedavisi, Süt azı dişi.