Helikopter anne tutumunda psikolojik ihtiyaçlar ve kök aile ebeveynlik tutumlarının rolü


Tezin Türü: Yüksek Lisans

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Ankara Üniversitesi, Eğitim Bilimleri Enstitüsü, EĞİTİM BİLİMLERİ ANABİLİM DALI, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2023

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: İPEK SÜEDA ASLAN

Danışman: Selen Demirtaş Zorbaz

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Bu çalışmada, ergen çocuğa sahip, sosyoekonomik düzeyi orta ve üzeri olan annelerin helikopter ebeveyn tutumu sergilemesinde psikolojik ihtiyaçların ve kök aile ebeveynlik tutumlarının rolünün incelenmesi amaçlanmıştır. Yürütülen çalışmanın amacına en uygun nitel araştırma türü olan ve derinlemesine inceleme fırsatı sunan olgubilim deseninden yararlanılmıştır. Bu doğrultuda sekiz anne ile çalışma yürütülmüştür. Katılımcılar ortaöğretim kademesinde eğitim gören çocuğa sahip, sosyoekonomik durumu orta veya üstü olan annelerden oluşmaktadır. Annelere, Daşcı (2022) tarafından geliştirilen 'Helikopter Anababalık Ölçeği (HABÖ) uygulanmıştır ve sonucunda yüksek helikopter ebeveyn tutumuna sahip olduğu tespit edilen sekiz anne ile yarı yapılandırılmış görüşme gerçekleştirilerek verilere ulaşılmıştır. Verilerin analizi sonucunda belirlenen kodlar altı kategori (başarı ihtiyacı, başat baskın/güçlü olma ihtiyacı, manevi ilgi/yetiştirme ihtiyacı, bağlanma/yakın ilişki kurma ihtiyacı, kök aile ile benzeşim, kök aileden ayrışma) ve iki tema (psikolojik İhtiyaçlar, kök aile deneyimleri) altında gruplanmıştır. Analizler sonucunda helikopter annelerin tutumları üzerinde özellikle dört psikolojik ihtiyacın (başarı ihtiyacı, başat-baskın/güçlü olma ihtiyacı, manevi ilgi/yetiştirme ihtiyacı ve bağlanma/yakın ilişki kurma ihtiyacı) belirgin şekilde kendini gösterdiği görülmüştür. Annelerin, kök ailelerinde deneyimledikleri fedakarlık, kaygı ve müdahaleci tutumları kendi ebeveyn tutumlarında da tekrar ettikleri yani kök aile ile benzeşim gösterdikleri görülmüş ve kök aile ile farklılaşmanın en belirgin şekilde görüldüğü durumun çocuklara sunulan imkanlar doğrultusunda olduğu, kendi çocukluklarında eksikliğini hissettikleri sevgi ve etkili iletişimi çocuklarına sunmakta özen gösterdikleri görülmüştür.