Ulaşımın arazi kullanımı ve taşınmaz değerine etkilerinin analizi: Bursa ili Osmangazi ilçesi çevre yolu çevresi örneği


Tezin Türü: Yüksek Lisans

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Ankara Üniversitesi, Fen Bilimleri Enstitüsü, Taşınmaz Geliştirme Anabilim Dalı, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2014

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: HAVVA NİSA TUNÇER

Danışman: HARUN TANRIVERMİŞ

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Şehirlerin geleceğine yön veren imar planları, arazilerin genel kullanım biçimlerini, bölgelerin gelecekteki nüfus ve gerektiğinde yapı yoğunluklarını, kentlerin gelişme yönleri ve ilkelerini, ulaşım sistemleri ve temel sorunlarının çözüm yollarını ortaya koyan mekânsal planlardır. Bu bakımdan, ulaşım ana planları, imar planları ile eşgüdümlü olarak hazırlanmalıdır. Ancak ülkemizde ulaşım planları, genellikle imar planlarından yıllar sonra hazırlandıklarından, planlamanın en önemli girdisi olan ulaşım stratejisinin değişmesi de öngörülemeyen problemleri beraberinde getirmektedir. Kentin, planlanan gelişim akslarında olmayan bir ulaşım projesinin onayıyla, yakın çevredeki taşınmazların malikleri, arazi veya arsasını farklı kullanımlara açma eğilimine girmektedirler. Öncelikle belediyelere gelen plan değişiklik talepleri artmakta ve bu talepler onaylanmasa dahi, zamanla taşınmazların kullanım biçimleri değişmekte, piyasa değerleri ise spekülatif olarak artmaktadır. Ulaşım projelerinin taşınmazların kullanım biçimleri ve değerlerinde neden olabileceği artışın kamuya dönüşünün sağlanamadığı ve yerel yönetimlerin uygulama araçlarını etkin bir şekilde kullanarak, kent makroformu ile ulaşım ağının ilişkisini kuramadıklarından, sürecin düşük hasar ile gerçekleştirilme olanaklarının zayıf olduğu gözlenmektedir. Bursa İli Osmangazi İlçesi Çevre Yolu yakın çevresinden seçilen mahallelerde taşınmaz alım satımına aracılık yapanlar ve değerleme firmalarına uygulanan anketin sonuçları, imar planlarına ait resmi kayıtların analizinden; demiryolu ve karayolu projelerinin bölgede taşınmaz piyasası üzerinde belirgin etki oluşturduğu görülmektedir. Alan çalışmasının sonuçlarına göre kente sonradan eklemlenen ulaşım projelerinin, kentin adeta rant ekonomisi ile yönetildiği ve belirtilen süreçten kent makroformunun zarar görmesinin kaçınılmaz olabileceğini ortaya çıkarmaktadır. Yeni tasarlanan ulaşım projelerinin arazi değerlerinde spekülatif artışa sebep olmasını engellemek açısından kentlerde değer bazlı planlama yaklaşımının benimsenmesi ve bu amaçla imar ve ulaşım projelerine ilişkin kanunlarda yeni düzenlemelerin yapılması gerekmektedir. Ulaşım ağlarının çevresinde toplulaştırma gibi ödemesiz yöntemlerle arazi ediniminde, plan değişikliklerinin neden olabileceği rant artışının önüne geçebilmek için, en azından iki yılda bir defa taşınmazların vergiye esas değerinin, plandaki durumuna göre yeniden takdir edilmesi ve değer artış kazancının vergilendirilmesi yoluyla bir kısmının kamuya tekrar döndürülmesinin mümkün olduğu değerlendirilmektedir.