Parsiyel mesane obstrüksiyonlu sıçanlarda hidrojen sülfür donörü sodyum hidrojen sülfit ve fosfodiesteraz 5 inhibitörü tadalafil tedavisinin erektil disfonksiyon üzerine etkisi


Tezin Türü: Doktora

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Ankara Üniversitesi, Sağlık Bilimleri Enstitüsü, FARMAKOLOJİ ANABİLİM DALI, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2018

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: DİDEM YILMAZ ORAL

Danışman: SERAP GÜR

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Benign prostat hiperplazisi (BPH), orta ve ileri yaşlardaki erkeklerde, sıklıkla görülen önemli sağlık sorunlarından birisidir. Prostat bezinin büyümesi sonucu üretra çıkısında oluşan darlık, alt üriner sistem semptomları (LUTS) ve buna bağlı olarak gelişen erektil disfonksiyona (ED) neden olmaktadır. Bu ilişkinin en kuvvetli teorilerinden biri artan obstrüksiyon kaynaklı oksidatif stres ve inflamasyondur. Bu çalışmadaki amaç, sıçanlarda oluşturulan parsiyel mesane obstrüksiyonunun (PBOO), erektil fonksiyonu nasıl etkilediği ve bu değişiklikler üzerinde bir hidrojen sülfür donörü sodyum hidrojen sülfit ve fosfodiesteraz 5 inhibitörü (PDE-5i) olan tadalafilin tedavi edici etkisinin olup olmadığını araştırmaktır. Yetişkin 300-350g ağırlığındaki SpragueDawley erkek sıçanlar (n=75) beş eşit gruba ayrılmıştır kontrol (sham-operasyon yapılanlar); 6 hafta PBOO yapılan sıçanlar; 6 hafta PBOO ve NaHS (5.6mg/kg) tedavisi yapılan sıçanlar; 6 hafta PBOO ve tadalafil (2mg/kg) tedavisi yapılan sıçanlar; 6 hafta PBOO ve NaHS ve tadalafil tedavisi yapılan sıçanlar. İn vivo erektil yanıtlar, intrakavernozal basınç (ICP)/ortalama kan basıncı (MAP) oranları ve total ICP değerleri ölçülerek hesaplanmıştır. İn vitro deneylerde, kavernosal doku izole edilerek, gevşeme ve kasılma deneyleri ilgili ajanlarla organ banyosunda çalışmalar yapılmıştır. Tüm gruplardan alınan penis dokularında nitrik oksit sentaz (NOS) ve hidrojen sülfür sentaz türevlerinin, hipoksi, oksidatif stres ve fibrozis belirteçlerinin proteinlerinin ekspresyon düzeyleri immünohistokimyasal ve Western blot analizi ile ve bunlara ek olarak, TUNEL metodu ile de apoptozis ve Masson trikrom boyama ile düz kas kollajen oranı tayin edilmiştir. Ayrıca penil dokularda siklik guanozin monofosfat (cGMP), H2S ve malondialdehid düzeyleri ölçülmüştür. 6 hafta sonunda, PBOO'lu grupta artmış mesane ağırlığı, azalan in vivo erektil yanıt ve yine azalan endotel ve nitrerjik gevşeme yanıtları bulunmuştu. Tekli tedavi gruplarında bu değişimler kısmen düzelirken, kombine tedavide tamemen düzelmiştir. PBOO'ya bağlı azalan kasılma yanıtları tüm tedavili gruplarda düzelmiştir. Obstrüksiyon sonucunda penil dokuda azalan nöronal NOS ve 3-merkaptopiruvat transferaz enzim ekspresyonları da kombine tedavi ile tamamen düzelmiştir. Tekli tedavi grupları artan hipoksi, oksidatif stres ve fibrozis belirteçlerini, azalan düz kas oranını, cGMP ve H2S seviyelerini kısmen iyileştirirken, kombine tedavi bu değişmleri tamamen düzeltmiştir. Çalışmamız sonuçları ilk olarak, obstrüksiyonun neden olduğu olduğu ED, peniste iskemiye bağlı gelişen fonksiyonel ve morfolojik değişiklikler üzerine H2S donörü ve PDE-5i kombinasyonunun başaralı olduğunu göstermiştir. Erektil fonksiyonun moleküler düzenlenmesinde ve penil dokuda ortaya çıkan etkilerin H2S ve NO'nun sinerjik etkisine bağlı olabilir ve ED ve BPH/LUTS hastalarında klinik yarar sağlayabilir.