Erişkin türk toplumunda oksipital kemikte belirlediğimiz morfolojik noktaların bilgisayarlı tomografi görüntüleri üzerinden yapılan ölçümlerinin cinsiyet ile korelasyonu
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Ankara Üniversitesi, Tıp Fakültesi, Dahili Tıp Bilimleri Bölümü, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2023
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: ESRA ARSLAN
Danışman: Yaşar Bilge
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Amaç: Adli tıp uygulamalarında ilk aşama kimlik teşhisidir. Kimlik teşhisinin de en önemli aşaması ise cinsiyet tayinidir. Günümüzde DNA analizi kullanılarak %100 kesinlik ile cinsiyet tahmini yapılması mümkündür. Ancak DNA analiz yöntemlerinin kullanılamadığı veya ulaşılabilir olmadığı durumlarda adli antropolojik yöntemlerin kullanılması gerekmektedir. Bu çalışmanın amacı; cinsiyet tayininde 18-65 yaş arası yetişkinlerin kranial BT kesitlerinin incelenerek oksipital kemiğe ait İOU, LOU, LİU, OKU, OKG, EOPD, AMU, FMU ve FMG ölçümlerinin kullanılabilirliğinin değerlendirilmesidir. Gereç ve Yöntem: Çalışmamızda Ocak 2010- Aralık 2022 tarihleri arasında Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Radyoloji Anabilim Dalına başvurarak kranial BT görüntülemesi yaptıran 18-65 yaş bireylerin görüntüleri 3B retrospektif olarak değerlendirilmiştir. Çalışma kriterlerimize uyan 384 bireyin 192' si erkek 192' si kadındır. İOU, LOU, LİU, OKU, OKG, EOPD, AMU, FMU ve FMG ölçümleri lojistik regresyon analizi kullanılarak değerlendirilmiştir. Bulgular: Çalışmamızın sonucuna göre; 9 farklı ölçüm yapılmış ve cinsiyet tayininde bu ölçümlerden 4' ünün en anlamlı sonuç verdiği saptanmıştır. 9 ölçüm bir arada değerlendirildiğinde kadın cinsiyetini saptamada %82.8, erkek cinsiyetini saptamada %80.1 oranında başarılı olduğu belirlendi. En anlamlı 4 ölçüm olan FMG, OKU, OKG, EOPD ölçümleri beraber değerlendirildiğinde erkek cinsiyetini saptamada %79.1, kadın cinsiyetini saptamada %83.3 oranında başarılı olduğu belirlendi. 9 ölçümde genel olarak %81.5 başarı oranına karşılık 4 ölçüm kullanılarak elde edilen %81.2 genel başarı oranı elde edilmiştir. Sonuç: Oksipital kemikteki FMG, OKU, OKG ve EOPD ölçümlerinin cinsiyet tayininde kullanılabilir olduğunu söyleyebiliriz. Bu veriler ışığında bulduğumuz sonuçların Adli Tıp alanında yapılacak çalışmalara yardımcı olabileceğini düşünebiliriz. Sonuçlarımızın başarılı olduğu gözlenmesine rağmen cinsiyetler arası dimorfizmin coğrafi bölgelere göre farklılık göstermesi nedeniyle daha büyük popülasyonların dahil edildiği daha yüksek örneklem değerine sahip çalışmalarla ülkemiz için geniş bir veri tabanı oluşturulmasına ihtiyaç vardır.