Göçmen kimliği bağlamında kişilerarası iletişim dinamiklerinin incelenmesi: Türkiye'deki Balkan göçmenleri üzerine bir araştırma


Tezin Türü: Yüksek Lisans

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Ankara Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, HALKLA İLİŞKİLER VE TANITIM ANABİLİM DALI, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2013

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: NAZİF BOZKURT

Danışman: SEMA BECERİKLİ

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Bir zamanlar "Avrupa'daki Türkiye" olarak bilinen Balkanlar, neredeyse beş yüzyıl boyunca Osmanlı İmparatorluğu'nun topraklarıydı. Osmanlı egemenliğinde birçok farklı etnik kökenden biraraya gelen halk barış içinde yaşamaktaydı. Balkanlar tarihsel olarak Avrupa ile Asya arasında daima bir ara bölge ve etkileşim alanı olmuştur. Öte yandan, özellikle 1683 Viyana Kuşatması bozgunu ve sonrasında 1789 Fransız devrimi Balkan halklarını yarımadada ulus-devletler kurmak için etkilemeye başladığından bu yana Balkanlar, bir mücade alanı ve kanlı savaşların alanı olmuştur. Osmanlıların birçok defa geri çekilmeleri ve imparatorluğun yıkılması sonucunda, muhacir akımları dalgaları Balkanlardan, Türk topraklarının geriye kalan bölgelerine üç yüzyıldan daha uzun süredir birbirini takip etmiştir. En son büyük göç dalgaları, Jivkov rejiminin Bulgaristan'da Türk asıllı Bulgar vatandaşlarını göçe zorladığı 1989'da ve Sırp ordusunun Müslüman Boşnaklara karşı 1992- 1995 yılları arasında yürüttüğü "sözde" savaş sırasında Türkiye'ye ulaştı. Balkanlardan bugünkü Türkiye topraklarına göç eden muhacirler Türkiye'nin çeşitli yerlerinde hayata yeniden başladılar. Günlük sosyal hayatlarında ilişkiler ve kişilerarası iletişim süreçleri kurdular. Kendi kimliklerini inşa ettiler ve kendilerini gerçekleştirdiler. Balkan göçmenleri Türkiye'deki yerli sakinler ve diğer göçmenlerle birlikte bir sosyal entegresyon sürecinden geçtiler. Bu tezde, Trakya yarımadasında bulunan Kaynarca kasabası örneği üzerinden, Balkan göçmenlerinin kişilerarası iletişim dinamikleri araştırılmıştır.