Dinî danışmanlık eğitimi: Amerika örneği ve Türkiye gereksinim çözümlemesi üzerine nitel bir araştırma
Tezin Türü: Doktora
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Ankara Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, FELSEFE VE DİN BİLİMLERİ ANABİLİM DALI, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2017
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: HAVVA SİNEM UĞURLU
Danışman: RECAİ DOĞAN
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Amerika Birleşik Devletleri hem dinî danışmanlık alanının kurumsallaşmasının erken dönemlerde gerçekleşmesi hem de günümüzde sistematik gelişmiş bir yapıya sahip olması bakımından mesleki dinî danışmanlık uygulamaları tarihinde en köklü örneklere rastlanabilecek ülkelerden biridir. Bu bağlamda atılan ilk adımlardan biri konumundaki Amerika Dinî Danışmanlar Kurumu (AAPC), dinî danışmanlık yapacak kişilerin bu işi yapabileceğine dair onay veren, dinî danışma merkezlerini akredite eden ve dinî danışmanlık eğitim programlarının uygunluğunu denetleyen bir kurum olarak 1963 yılında kurulmuştur. Kurum, Protestan, Roman Katolik, Doğu Ortodoks ve Yahudi inançlarını da kapsayan yaklaşık 95 inanç grubunu bünyesinde barındıran dinler arası bir oluşumdur. Mezhepler üstü, manevi değerlere ve dini geleneğe saygılı ve yetiştirdiği danışmanlara hiçbir inancı ya da görüşü empoze etmeyen bir özelliğe sahiptir. Kurumun, yılda 1,5 milyon saatten fazlasını alanda harcayan 1700'ün üzerinde dinî danışman üyesi bulunmakta ve şu an 100'den fazla dinî danışmanlık merkezi için standartlar koymaktadır. AAPC tarafından yeterliği onaylanan dinî danışmanların teoloji ve psikoloji gibi iki farklı ana disiplinde yetişmiş kişiler olması beklenmektedir. AAPC üyelerinin dinî danışmanlık uzmanı olabilmeleri için ciddi bir eğitimden geçmiş olmaları beklenmektedir. Bu eğitim; lisans eğitiminin yanı sıra mesleki teoloji eğitimi ve alanda yapılacak bir yüksek lisans ya da doktora derecesini kapsamaktadır. Tarihsel olarak farklı formlarda uygulandığı kabul edilmekle birlikte Türkiye, Dinî Danışmanlık uygulamalarına bir meslek alanı olarak çok yeni başlamış durumdadır. 2012 yılı itibariyle bu alanda eleman yetiştirmek amacıyla tezsiz yüksek lisans programları kurulmaya başlamış, 2015 yılı itibariyle Diyanet İşleri Başkanlığı'nın seçilmiş bir grup personeline kastedilen dinî danışmanlık mesleğini karşılamıyor olsa dahi "manevî destek" hizmet içi eğitim vermeye başlamasıyla beraber bu meslek alanının Türkiye için uygulanabilir olması tartışılmaya başlanmıştır. Hem kurumsallaşmasını tamamlamış olması hem de sistematik bir yapıya kavuşmuş olması bakımından ABD'deki uygulamalar, mesleki dini danışmanlığın ülkemizde kendi gerçekliğimiz içinde kurumsallaşmasında ufuk açıcı bir niteliğe sahiptir. Bunun yanında Türkiye için bu mesleğin gerçekten bir ihtiyaç olup olmadığı, ihtiyaç ise bu mesleği icra edecek kişilerin nasıl bir eğitimden geçerek hizmet sahasına dahil olacakları da önemli bir tartışma olarak görülmektedir. Bu bağlamda çalışmada nitel araştırma yöntemlerinden durum çalışması yoluyla dinî danışmanlık mesleğinin Türkiye için bir ihtiyaç olması, bu ihtiyaca yönelik personelin nasıl bir eğitimden geçerek ve hangi yeterliklere sahip olarak görevlerini yerine getirmesi gereği üzerine bir gereksinim çözümlemesi yoluyla akademik, istihdam ve uygulama alanlarından toplanan verilerle tartışılmaya çalışılmıştır.