Hafif evre alzheimer tipi demans hastalarında kendi yüzünü tanımanın morf yüz yöntemi ile değerlendirilmesi


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Ankara Üniversitesi, Tıp Fakültesi, Dahili Tıp Bilimleri Bölümü, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2018

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: SABİHA TEZCAN AYDEMİR

Danışman: AYŞE PETEK BİNGÖL

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Alzheimer tipi demans (ATD) günümüzde tüm demansların en sık sebebi olan, nörodejeneratif bir hastalıktır. Birden fazla kognitif alanda bozulmanın görüldüğü hastalıkta, bu bozulmalar kendi yüzünü tanıma ve algılamada bozulmayı da içerebilir. Literatürdeki çalışmalarda kendi yüzünü tanıma işlevinin bozulduğu sadece orta ve ileri evre ATD hastalarında gösterilebilmiştir. Hafif evre ATD hastalarında ise bu yetinin bozulduğu şimdiye kadar gösterilebilmiş değildir. Bu çalışmaların hiçbirinde morf yüz yöntemi kullanılmış değildir. Bu çalışmanın amacı, kendi yüzünü tanıma becerisinin erken evre ATD hastalarında subklinik de olsa bozulup bozulmadığını, literatürdeki çalışmalarda kullanılan yöntemlerden daha hassas olabileceğini düşündüğümüz "morf yüz" yöntemini kullanarak incelemektir. Çalışmaya 17 ATD hastası ve hasta grubu ile yaş, cinsiyet ve eğitim yılı uyumlu 17 kontrol grubu katılımcısı dahil edilmiştir. Verilerin analizi sırasında "gelişimsel prozopagnozik" olduğu saptanan bir kontrol grubu katılımcısının verileri ("çıkıntı veri") çalışmadan dışlanmıştır. ATD hastalarına NINCDS-ARDRA kriterlerine göre tanı konmuştur. Katılımcılardan temin edilen gençlik fotoğrafları ve katılımcıların tarafımızca çekilen güncel fotoğrafları, katılımcıların tanımadığı yabancı kişilerin tarafımızca standart şartlarda çekilen yüz fotoğrafları ile "Morpheus photo morpher" programı kullanılarak morf edilmiştir. Morf uygulamasında fotoğraflar arası geçiş yüzdesi % 10 olacak şekilde seçilmiştir ve her seri 11 fotoğraf içermektedir. Bir numaralı fotoğraf katılımcının kendisi iken, onbirinci fotoğraf yabancı bir kişinin yüzüdür. Bu şekilde oluşturulan "Güncel" ve "Gençlik" serilerindeki fotoğraflar katılımcılara önceden belirlenmiş karışık bir sırada gösterilerek "ben" ya da "ben değilim" yanıtı vermeleri istenmiş ve yanıt süreleri kaydedilmiştir. "Güncel seri" ve "Gençlik serisi" fotoğrafları için "ben" yanıtı verilen en büyük fotoğraf numarasının ortalaması ve harcanan süreler hasta ve kontrol grubu karşılaştırılarak ayrıntılı biçimde değerlendirilmiştir. Fotoğraflar test sırasında karışık sırada gösterilmesine rağmen, "Ben" ve "Ben değilim" cevabı verilen fotoğraflar tüm katılımcılarda belirgin bir sınırla ayrılmıştır. Bu nedenle, morf yüzlerde kendi yüzünü tanımanın bir eşik düzeyi olduğu düşünülmüştür. Bu çalışma, kendi yüzünü tanıma literatüründe bu "eşik düzeyi"nin varlığının morf tekniğiyle net biçimde ortaya konduğu ve tartışıldığı ilk çalışmadır. ATD hastaları, kontrol grubu ile karşılaştırıldığında; "Gençlik serisi"nde harcanan süre açısından, "Güncel seride" "ben" yanıtı verilen en büyük fotoğraf numarasının ortalaması açısından daha kötü bir performans sergilemiştir. Hasta grubunda her iki seri performansları da; yaş, eğitim, Mini Mental Durum Değerlendirme (MMDD) testi puanı ve Benton yüz tanıma testi (BYTT)-kısa form puanı ile korele değildir. Kontrol grubunda ise; her iki seri performansları ile BYTT-kısa form puanları arasında negatif korelasyon saptanmıştır. Sonuç olarak, bu çalışma, morf yüz yöntemi ile hafif evre ATD hastalarında da kendi yüzünü tanımanın bozulduğunu göstermiştir. ATD hastalarının "Güncel seri"de "Ben" cevabı verilen en büyük fotoğraf numarası ortalamasının daha büyük olması ve "Gençlik serisi"nde kontrol grubuna göre teste daha fazla süre harcamaları bu alandaki bozulmanın göstergeleridir. Bu çalışma, hafif evre ATD hastalarında kendi yüzünü (zaman içindeki değişikliklerle birlikte) tanımada bozulmanın gösterildiği literatürdeki ilk çalışmadır. Kendi yüzünü tanımada bozulmayı erken saptamak ve çeşitli rehabilitasyon süreçleri ile kişinin kendi yüzünü tanımasını pekiştirmek, ATD hastalarının sosyal yaşamda aktif kaldıkları, kimlik bilgilerinin korunduğu süreyi uzatabilir. Kendi yüzünü tanımayı geliştirmeye yarayacak rehabilitasyonlar, ATD'deki davranış sorunlarını da azaltabilir.