Türkiye'de kamu personel sisteminin gelişimi
Tezin Türü: Doktora
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Ankara Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, SİYASET BİLİMİ VE KAMU YÖNETİMİ ANABİLİM DALI, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2005
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: İPEK ÖZKAL SAYAN
Danışman: BİRGÜL AYMAN GÜLER
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:ÖZET Bu çalışmanın amacı, kamu personelinin kim olduğu ve neden kamu personel sisteminin idari, adli, akademik ve askeri alanlar üzerinde yükseldiği sorusuna cevap aramaktır. Bunun için, ilk bölümde Eski Yunan 'dan başlayan ve günümüze kadar gelen tarihsel bir inceleme yapılmış, farklı tarihsel dönemlerde, farklı uygarlıklarda kamu personeli ve kamu personeline dair ilkeler incelenmiş ve idari, adli, akademik ve askeri ayrımın nedenleri sorgulanmıştır. En genel anlamda bir örgütte çalışan insangücü olarak tanımlanan kamu personelinin tarihi, asıl olarak modern devletle birlikte başlar. Birinci Dünya Savaşı sonrasında ise, yaşanan ekonomik krizlerden etkilenen kamu personeli dönemin sıkıntılarını en çok yaşayan sınıftır. Memur sınıfının altın çağı, ikinci Dünya Savaşı sonrasıdır. Ancak bu dönem fazla uzun sürmemiştir. 1980'lerden sonra, küreselleşmenin etkisiyle dünyada kamu personel rejimlerinde büyük değişiklikler yaşanmıştır. Bu süre içersinde memur sınıfı hızla tasfiye edilirken, yeni sistem sözleşmelilik üzerine kurulmaktadır. Türkiye'de kamu personel sistemi dört alandan meydana gelmektedir. Bunlar idari, adli, akademik ve askeri alandır. Bu ayrım Eski Yunan' dan itibaren günümüze dek gelmektedir. Çalışmanın ikinci, üçüncü ve dördüncü bölümlerinde dört alanda çalışan kamu personeli, kamu personel yönetimi ilkeleri bakımından incelenmiş ve farkları ortaya konulmuştur. Şimdiye kadar kamu personel yönetimi alanında yapılan çalışmalar yalnızca idari personel üzerinedir. Alanı idari, adli, akademik ve askeri olarak bütünüyle ele almak bu çalışmaya özgünlüğünü kazandırmaktadır. Dört alanda çalışan personelin her birine dair ilkeler, farklı personel kanunlarıyla düzenlenmiştir. Bu farklılık ise yüzyıllardan beri sürüp gelen bir gelenekten kaynaklanmaktadır. Dört farklı alanı aynı personel kanunu altında birleştirmek ise bu geleneğe karşı durmak olacaktır. Bu sebeple her alana yönelik ayrı düzenlemelerin korunması, bununla birlikte her alanda çalışan personelin sorunlarının giderilmesine dönük reform girişimlerinde bulunulması gerekmektedir.