Ankara İlinde Eğitim alan Aile hekimliği araştırma görevlilerinin tüberküloz hastalığı ve doğrudan gözetimli tedavi uygulamaları hakkında bilgi düzeyleri, davranış ve farkındalıkları
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Ankara Üniversitesi, Tıp Fakültesi, Dahili Tıp Bilimleri Bölümü, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2019
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: SELAHATTİN KILIÇ
Danışman: AYŞE SELDA TEKİNER
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Ankara ilinde eğitim alan aile hekimliği araştırma görevlilerinin tüberküloz hastalığı ve doğrudan gözetimli tedavi uygulamaları hakkında bilgi düzeyleri ve davranışları, Dr. Selahattin Kılıç, Uzmanlık Tezi, Ankara, 2019. Amaç: Bu çalışmada Ankara'da aile hekimliği araştırma görevlilerinin tüberküloz tanı ve tedavisi ile ilgili bilgi düzeylerinin ve tüberküloz hakkındaki davranışlarının değerlendirilmesi amaçlanmıştır. Yöntem: Ankara il merkezinde bulunan ve uzmanlık eğitimi veren 8 klinikte, 2019 yılı Mayıs-Temmuz arasında aile hekimliği eğitimi alan tüm hekimlerden ulaşılabilen ve çalışmayı kabul eden 270 kişi ile çalışma gerçekleştirilmiştir. Bu eğitimi alan hekimler araştırma görevlisi ve Sözleşmeli Aile Hekimliği Uzmanlık Eğitimi (SAHU) kadrosundadır. Araştırma görevlisi olarak çalışanlar Tıpta Uzmanlık Sınavı ile yerleşmiş olup, tam zamanlı çalışarak eğitim almaktadırlar. SAHU kadrosundaki hekimler aile hekimi olarak çalışmaktayken, 6 yıllık eğitim sürelerinde eğitimin bir parçası olarak belirlenen rotasyonları tamamlamakla yükümlüdür. Verilerin analizi SPSS 21.0 programında gerekli testlerle gerçekleştirilmiş ve anlamlılık değeri p<0,05 olarak kabul edilmiştir. Bulgular: Kişilerin %66'ı kadın, yaş ortalaması 31,7, %26'sı SAHU kadrosunda, %33'ü uzmanlık eğitiminin ilk yılında, %34'ü ise son yılındadır. Kişilerin %18'i yöneltilen 5 tbc risk faktörlerinin tamamını, %46'sı tanı yönteminin mikrobiyolojik olduğunu, %10'u latent tbc'de istenilen testlerin Quantiferon ve PPD olduğunu, %73'ü en sık semptomun öksürük olduğunu bilmektedir. Tedavi ile ilgili bilgi sorularından %55'i tbc tedavi süresini, %55'i aktif tbc'de verilen ilaçları, %88'i tbc profilaksisinde ilk tercih ilacı, %90'ı idrarı kırmızıya boyayan ilacı, %67'si ototoksik ilacı, %40'ı ürik asiti arttıran ilacı, %5'i hepatotoksik anti-tbc ilaçları, %40'ı nüks tedavisini doğru olarak bilmektedir. Diğer sorulardan %77'si bulaştırıcı dönemde kullanılan maskeyi, %16'sı tbc prevalansını, %78'i DGT tanımını bilmektedir. Katılımcıların en fazla sıklıkla (%77) yanlış cevap verdiği önerme "BCG aşısı yapılmış birinde endurasyon çapının 10 mm ve üzerinde olması PPD (+) anlamına gelir" iken en fazla doğru cevap ise (%89,5) "Tüberküloz tedavisindeki ilaçlar ücretsiz olarak verilmektedir" önermeleridir. Kişilerin %82,2'si aile hekimlerinin halk eğitimi ve bilgilendirme faaliyetleri gerçekleştirmesi gerektiğini, %85,2'si tbc'nin sağlık çalışanları için bir meslek hastalığı olduğunu belirmiştir. Katılımcıların %54'ü DGT uygulamasını aile hekimlerin yapmaması gerektiğini, %52'si hasta izleminde sıkıntı olabileceği, %48'i iş yoğunluğundan dolayı yapılmaması gerektiğini düşünmektedir. Kişiler yöneltilen 51 bilgi sorusundan ortalama 31,2'sini bilmiştir. Aile hekimi araştırma görevlileri SAHU'lara göre anlamlı düzeyde daha fazla sıklıkta soruya doğru cevap vermiş ve DGT'nin aile hekimleri tarafından yapılmaması gerektiğini düşünmektedir. Diğer değişkenlere göre bilgi düzeyi değişmemektedir. Sonuç: Bu çalışmanın sonuçları göz önünde bulundurularak aile hekimliği uzmanlık adaylarının tbc tanı ve tedavisi konusunda daha az bilgiye sahip olduğu konular belirlenerek, bu konulara yönelik düzenlenecek eğitim programlarıyla, geleceğin aile hekimlerinin tbc tanı ve tedavisi konusunda daha etkin bir rol almaları sağlanabilir. Anahtar Kelimeler: aile hekimi, tüberküloz, DGT, bilgi düzeyi, davranış