Periton diyalizi hastalarında plazma homosistein düzeyini etkileyen faktörler ve kardiyovasküler hastalık göstergeleri ile ilişkisi
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Ankara Üniversitesi, Tıp Fakültesi, Dahili Tıp Bilimleri Bölümü, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2005
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: SİBEL ERTEK
Danışman: KENAN ATEŞ
Özet:ÖZET Son dönem böbrek yetmezlikli hastalarda kardiyovasküler hastalık sıklığı oldukça yüksektir ve bu hastalardaki en önemli morbidite ve mortalite nedenidir. Bu hasta grubu kardiyovasküler hastalık açısından hem geleneksel, hem de böbrek yetmezliğinin getirdiği birçok risk faktörüne sahiptir. Bu risk faktörlerinden birisi de hiperhomosisteinemidir. Homosistein artışının çeşitli mekanizmalarla vasküler hasara yol açabildiği bilinmektedir. Kronik diyaliz hastalarında hiperhomosisteinemi oldukça sık görülmekle beraber, bu artışın nedenleri tam olarak belli değildir. Bu çalışmanın amaçları, periton diyalizi hasta grubunda hiperhomosisteinemi sıklığının ve homosistein düzeyini etkileyen faktörlerin belirlenmesi ve homosistein düzeyi ile klinik ve ekokardiyografik kardiyovasküler hastalık ve arteriyel sertliğin bir göstergesi olan nabız dalga hızı arasındaki ilişkilerin incelenmesidir. Çalışmaya en az 6 aydır periton diyalizi uygulanan 34'ü kadın ve 26'sı erkek 60 son dönem böbrek yetmezlikli hasta alındı. Hastaların 47'sine sürekli ayaktan periton diyalizi (SAPD), 13'üne aletli periton diyalizi (APD) uygulanmaktaydı. Hasta grubunda 6 aylık dönemde yapılan en az iki homosistein ölçümünün ortalaması alınarak, her hasta için ortalama plazma homosistein düzeyi belirlendi. Yine, 6 aylık dönemdeki demografik özellikler, co-morbid durumlar, kardiyovasküler hastalıklar, kan biyokimyası, arteriyel kan basıncı, kullanılan ilaçlar, periton diyalizi tedavi şeması, rezidüel renal fonksiyon, periton membranının geçirgenlik özelliği ve diyaliz yeterliliği ve beslenme durumunun kinetik göstergelerine ait veriler kaydedildi. Altı aylık izlem döneminin sonunda her hastaya ekokardiyografi ve nabız dalga hızı incelemeleri yapıldı. 51Hasta grubunda ortalama plazma homosistein düzeyi 27.2 ± 15.7 nmol/L bulundu ve toplam 53 hastada (% 88.3) homosistein düzeyi artmış idi. Tek değişkenli analizde homosistein düzeyi ile fibrinojen (r=0.502, p<0.001), kreatinin (r=0.328, p=0.01), folik asit (r=-0.306, p<0.05) ve vitamin B12 (r=-0.257, p<0.05), diyalizat/plazma kreatinin oranı (r=0.374, p<0.01), total sıvı atılımı (r=-0.277, p<0.05) ve KtA/üre (r=-0.270, p<0.05) arasında anlamlı korelasyonlar tespit edildi. Çok değişkenli analizde ise fibrinojen (p<0.001), diyalizat/plazma kreatinin oranı (p<0.01) ve folik asitin (p<0.05) homosistein düzeyinin bağımsız belirleyicileri olduğu saptandı. Aterosklerotik kalp hastalıklı bireyler anlamlı olarak yüksek plazma homosistein düzeyine sahipti (p<0.05). Ancak, plazma homosistein düzeyi ile ekokardiyografik bulgular ve nabız dalga hızı arasında anlamlı ilişkiler saptanamadı. Sonuç olarak, periton diyalizi hastalarında hiperhomosisteinemi sıklığı oldukça yüksektir. Folik asit replasmanı yapılması, yeterli solut ve sıvı atılımı sağlanması bu hastalarda homosistein düzeylerinin düşürülmesine katkı sağlayabilir. Homosistein düzeyi ile inflamasyon, ekokardiyografik bulgular ve arteriyel sertlik arasındaki ilişkilerin geniş olgu serili ve uzun süreli prospektif çalışmalarla daha ayrıntılı olarak değerlendirilmesi gerekir. Anahtar sözcükler: Son dönem böbrek yetmezliği, periton diyalizi, homosistein, aterosklerotik kalp hastalığı, ekokardiyografi, nabız dalga hızı. 52