Cumhuriyet Dönemi'nde eğitim ve kültür alanındaki girişimlere bir örnek: Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi (1935-1946)
Tezin Türü: Yüksek Lisans
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Ankara Üniversitesi, Türk İnkılap Tarihi Enstitüsü, Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi Anabilim Dalı, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2025
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: ELİF BİLGE YİĞİT
Danışman: Ahmet Şamil Gürer
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Cumhuriyet ilan edilmeden önce, daha savaş yıllarının zor koşulları altında Atatürk'ün eğitim ve kültür konularına da eğildiği, ilerde yapmayı planladığı bu alanlardaki yeniliklerin işaretini daha o dönemdeki uygulamalarıyla verdiği görülmektedir. Cumhuriyet'in ilanından sonra, Osmanlı Dönemi'nden devam eden eğitimdeki ikili sisteme son verilmiş, eğitimde akılcı ve bilimi esas alan programlar takip edilmeye başlanmıştır. Bu dönemde yapılan eğitim alanındaki başlıca yenilikler, yeni alfabenin kabul edilmesi ve bu alfabenin toplumda yaygınlaştırılmasına yönelik amaçla açılan Millet Mektepleri; okullarda Batılı tarzda eğitim yönünde düzenlemeler; yükseköğretimde ve ortaöğretimde düzenlemeler; öğretmen yetiştirmeye verilen önem sayılabilir. Köyden kalkınmayı hedefleyen, köylere önder nitelikte öğretmen yetiştirmeyi amaçlayan Köy Enstitülerinin kurulması ve halkın eğitimine ve kültürel gelişimine katkı sunan Halkevleri bu dönem eğitim alanındaki özgün ve başarılı girişimlerdir. Cumhuriyet Dönemi'nde kültür alanında ilk önemli girişimler ise, toplumsal ilerleme ve ulus kimliğini geliştirmeye yönelik temel yaklaşımda tarih ve dil alanındaki çalışmalardır. Türk ve Türkiye tarihini araştırmak amacıyla kurulan Türk Tarih Kurumu; Türk dilinin araştırılması ve geliştirilmesi amacına hizmet edecek olan Türk Dil Kurumu, bu çalışmaları organize biçimde sürdürmek ve etkili sonuçlara ulaşmak için kurulmuştu. Eğitim ve kültür alanındaki yeniden yapılanma ve gelişmeye yönelik girişimleri, her iki alanda Cumhuriyet'in başkenti Ankara'da kurulan Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi özelinde örneklemek mümkündür. Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi 22 Haziran 1935 tarihinde Resmi Gazete'de yayınlanan kanunla kurulmuş, açılış hazırlıklarının tamamlanmasından sonra 9 Ocak 1936'da eğitim-öğretime başlamıştır. 1940 yılında şimdi bulunduğu binaya geçinceye kadar Evkaf Apartmanında hizmet vermiş olan Fakülte, açılışını takip eden yıllarda Türkiye'nin sosyal bilimler alanındaki en önemli yüksek öğretim kurumu olmuştur. Türk tarihinin ve dilinin araştırılması, incelenmesi ve bu alanlarda çalışacak, bilgi üretecek uzmanların yetiştirilmesi ve ortaöğretimde görev alacak öğretmenlerin yetiştirilmesi amacıyla açılan Fakülte, ilk açılışından itibaren sınırlı imkânlarına rağmen önemli bir gelişme kaydetmiştir. Evkaf Apartmanındaki ilk yıllarından sonra yeni binasına geçince öğrenci ve öğretim elemanı sayıları da artmaya başlamıştır. Tarih, Türk Dili ve Edebiyatı, Coğrafya, Arkeoloji, Antropoloji, Sinoloji, Hindoloji, Hungaroloji, Sumeroloji, Hititoloji, Arap ve Fars Dili, Rus Dili, İngiliz Dili, Alman Dili, Klasik Filoloji ve Felsefe ilk yıllardan itibaren öğretimi yapılan alanlar olmuştur. Fakülte bünyesinde yer alan bazı alanlar, Türkiye'de hiç bir alt yapısı olmamasına rağmen kısa zamanda yetkin bilimsel araştırmalar yapılacak ve öğrenciler yetiştirilecek aşamaya ulaşabilmişlerdir. Bu gelişmelerde o dönem koşullarında başta Almanya olmak üzere Avrupa ülkelerinden gelerek Fakültede görev almış bilim insanlarının ve yurt dışında eğitim alarak dönen Türk akademisyenlerin çok önemli katkıları olmuştur. Fakültede lisans eğitimi yanında doktora eğitimine de başlanmış, kendi mezunlarından öğretim elemanları yetiştirmiştir. Eğitim kadrosunda kendi alanlarında ün sahibi olan, Türkiye'nin bilim, eğitim ve siyasal hayatında önemli görevler üstlenmiş, Fuat Köprülü, Muzaffer Göker, Şemsettin Günaltay, Şevket Aziz Kansu, Enver Ziya Karal, Halil İnalcık, Afet İnan ve Tahsin Banguoğlu gibi isimler yer almıştır. Bir eğitim ve kültür kurumu olarak halka yönelik eğitim ve kültür faaliyetlerinde de bulunulmuştur. Halka yönelik dersler ve konferanslar verilmiştir. Bu konferanslar sadece Fakültede değil, Türkiye'nin çeşitli kentlerinde de sürdürülmüştür. Yurt içinde ve dışında bilimsel faaliyetlerde bulunulmuş, konferanslar, yayınlar, araştırma ve inceleme gezileri yapılmıştır. Fakültenin sahip olduğu fiziki imkanlar, sosyal, kültürel, sanatsal ve siyasal etkinliklerde kullanılmıştır. Ortak çalışma alanlarındaki kurumlardan, Türk Tarih Kurumu, Türk Coğrafya Kurumu ve belli bir süre Fakültenin idari bünyesinde de bulunan Türk İnkılâp Tarihi Enstitüsü ile bulunduğu mekanı paylaşmıştır. Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi, Ankara Üniversitesinin kuruluşunda da önemli bir role sahip olmuştur.