Türkçe bildiri tümcelerinde yüklemin yapılanışı: Belirtiler ve anlamları
Tezin Türü: Yüksek Lisans
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Ankara Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, DİLBİLİM ANABİLİM DALI, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2008
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: ZHAO LIU
Danışman: GÜLSÜN LEYLA UZUN
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Bu çalışmanın inceleme konusu Türkçe zeminli bildiri tümcelerinde yüklemin yapılanışı, yani TAM olarak bilinen Zaman, Görünüş ve Kiplik ulamlarının belirtileri ve anlamlarıdır. Eylemcil yüklem, sıfat-eylem öbeği ve zeminlendirme öbeği olarak ikiye ayrılmıştır. Geleneksel dilbilgisi kitaplarında Zaman, ve çağdaş dilbilim çalışmalarında en az bazıları hem Zaman hem de Görünüş ulam belirtileri olarak görülen -di/miş/-er/-iyor gibi belirtileri (Dilbilgisel) Görünüş ulamına sınıflandırdık. Başka deyişle, bu belirtiler eylem üzerine gelerek eylemin zeminsiz biçimi olan sıfat-eylem oluşturur.Smith (1997)'de ortaya atılan İki Bileşenli Görünüş kuramını temel alarak sıfat-eylemin bu iki bileşenini, Anlamsal Görünüş ve Dilbilgisel Görünüş başlıkları altında ayrı ayrı inceledik.Yüklemin zeminlendirme öbeğine ilişkin olarak, dağılım ve değiştirim yöntemine başvurarak bunun; koşaç i-`in çekimli biçimi, şahıs belirtileri ve kiplik belirtileri olmak üzere üçe ayırdık. Taylor (1995, 2002)'ye dayanarak öznedeki yalın durumun zeminlendirme öbeğiyle birlikte zeminli tümcenin biçim-sözdizimsel belirtisi olduğu görüşünü savunduk ve özellikle geçmiş zaman belirtisi idi'nin anlamlarını inceledik.Öte yandan, sözlüksel anlam taşıyıp taşımadığına göre (yardımcı) eylem ol-`ı ol-1 ve ol-0 olarak ikiye ayrıştırtık. Görünüş ve Zaman ulamlarının kalın çizgilerle ayrıştığına dair varsayım uyarınca ?miş ol-1, -(A/I)r ol-1 gibi dolaylamalı yapıları dilbilgisel görünüşün tekrarlanması olarak görerek bu çerçevede anlamlarını yorumlamaya çalıştık. Dilbilgiselleşme kuramındaki ?yeniden çözümleme? kuralına dayanarak da ol0malı, ol0abilir ve ol0acak gibi yapıların parçalanamaz birer belirti olduğu ve sözlüksel anlam taşımayan i-`in işlevsel bakımdan bıraktığı boşluğu doldurduğu görüşünü savunmaya çalıştık.Bu çalışmada kulanılan örneklerin çoğu 5 milyon kelimelik Türkçe bütünceden alınmıştır. Tezin sonucu, yüklem yapılanışının bir ek çok işlev/ulam yerine bir ek bir işlev/ulam anlayışıyla yorumlanmasının mümkün ve daha uygun olduğudur.