Dikkat eksikliği/aşırı hareket bozukluğu tanılı çocuklara uygulanan bireyselleştirilmiş gelişim destek programının bozukluğun semptomlarına, algılama becerilerine ve aile işlevselliğine etkisinin incelenmesi
Tezin Türü: Doktora
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Ankara Üniversitesi, Sağlık Bilimleri Enstitüsü, ÇOCUK GELİŞİMİ ANABİLİM DALI, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2020
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: ELİFCAN CESUR
Danışman: AYSEL KÖKSAL AKYOL
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Bu araştırma bireyselleştirilmiş gelişim destek programının (Dikkat Eksikliği/Aşırı Hareket Bozukluğu) DEHB tanısı almış çocuklarda bozukluğun semptomlarına, algılama becerilerine ve ailenin işlevselliğine etkisinin belirlenmesi amacı ile yapılmıştır. Araştırma karma modelde, ön test-son test-kalıcılık testi kontrol gruplu tasarımda yürütülmüştür. Araştırmanın çalışma grubunu Kırklareli il merkezinde bulunan Kırklareli Devlet Hastanesi, Çocuk ve Ergen Ruh Sağlığı Polikliniği'nde takip edilen DEHB tanılı, yedi-on yaş arasındaki 11 çocuk ile anneleri oluşturmuştur. Araştırmada nicel veri toplama aracı olarak, DEHB semptomlarını belirlemek için Conners (1997) tarafından geliştirilen ve Kaner, Büyüköztürk ve İşeri (2013a) tarafından Türkçe uyarlaması yapılan "Conners Anababa Dereceleme Ölçeği Yenilenmiş Kısa (CADÖ-YK)", DEHB tanılı çocukların duyusal algılama, bilişsel algılama ve duygusal algılama becerilerindeki durumunu belirlemek için araştırmacı tarafından geliştirilen Algısal Beceriler Ölçeği ve ailenin işlevselliğini belirlemek için Epstein, Bolwin ve Bishop (1983) tarafından geliştirilen ve Bulut (1990) tarafından Türkçeye uyarlanan "Aile Değerlendirme Ölçeği - ADÖ" kullanılmıştır. Nitel veri toplama aracı olarak ise; deney grubundaki annelerin müdahale sürecindeki deneyimleri ile program hakkındaki görüşlerine odaklanan araştırmacı tarafından uzman görüşleri alınarak oluşturulmuş olan yarı yapılandırılmış görüşme formu uygulanmıştır. Ayrıca çocuklar ve aileleri hakkında genel bilgi edinmek için araştırmacı tarafından hazırlanan "Genel Bilgi Formu" kullanılmıştır. DEHB tanılı çocukların duyusal, bilişsel ve duygusal algılama becerilerini desteklemek için Bireyselleştirilmiş Algısal Beceri Destek Programı geliştirilmiş ve yedi-on yaş arasındaki beş DEHB tanılı çocuğa anne ve kardeşlerinin de katılımı ile ev ziyaretleri yoluyla uygulanmıştır. Uygulama süreci 24 oturum şeklinde planlanmış ancak Dünya çapında yayılan COVID-19 pandemisi nedeniyle ilk altı hafta haftada iki oturum, sonraki iki hafta haftada üç oturum olacak şekilde, toplam 18 oturum yapılmıştır. Araştırma sonucunda deneysel uygulama öncesi ve sonrası yapılan ölçüm sonuçları karşılaştırıldığında kontrol grubunda Duyusal, Bilişsel ve Duygusal Algılama puanları ile Bilişsel Problemler-Dikkatsizlik ve Hiperaktivite alt ölçek puanları arasında anlamı bir fark bulunmazken (p>0.05), kontrol grubunda öntest-sontest Karşı Gelme alt ölçek puanları arasında anlamlı bir fark olduğu belirlenmiştir (p 0.05), deney grubunun deneysel uygulama öncesi, sonrası ve kalıcılık testleri arasında yapılan ölçüm sonuçları karşılaştırıldığında ise Problem Çözme ve Davranış Kontrol puanlarında anlamlı farklar olduğu (p 0.05). Deney ve kontrol gruplarının arasındaki puan farklarının büyüklüğünü belirlemek ve programın pratikteki etkisine bakmak için yapılan Cohen-d istatistiği sonuçları incelendiğinde ise deney ve kontrol grupları arasında ölçümlenen Duyusal, Bilişsel ve Duygusal Algılama ile Karşı Olma, Bilişsel-Dikkat, Hiperaktivite ve DEHB İndeksi ve Problem Çözme, Roller, Davranış Kontrol ve Genel İşlevler alt boyutlarındaki etki büyüklüğünün büyük düzeyde olduğu (0.80), İletişim alt ölçeğinde orta düzeyde olduğu (.50); Gereken İlgi ve Duygusal Tepki alt ölçeklerinde ise düşük düzeyde (.20) olduğu görülmektedir. Araştırmanın nitel bulguları incelendiğinde annelerin çocuklarının algısal becerilerinde ilerlemeler görüldüğüne, DEHB semptomlarında gerilemeler meydana geldiğine ve aile işlevsellikleri üzerinde olumlu etkileri olduğuna dair açıklamalar yaptığı belirlenmiştir. Son olarak nitel ve nicel veriler birlikte ele alındığında, annelerin programdan beklentilerinin genel olarak karşılandığı görülmüştür. Uygulanan programın DEHB tanılı çocukların bireysel ihtiyaçlarına ve ailelerinin temel gereksinimlerine uygun tasarlandığı ve yürütüldüğü, her çocuğun kişisel problemlerinin altında yatan nedenlere odaklandığı ve çocuğu kişisel profiline uygun yöntemlerle desteklerken aileyi de güçlendirdiği, DEHB semptomları üzerinde olumlu etkileri olduğu belirlenmiştir.